enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,6206
EURO
10,3685
ALTIN
504,06
BIST
1.431
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
24°C
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Cuma Gök Gürültülü
26°C
Cumartesi Gök Gürültülü
27°C
Pazar Gök Gürültülü
26°C
Pazartesi Gök Gürültülü
26°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kıbrıs’ta müzakere süreci iki devlet arasında yürütülmeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kıbrıs’ta müzakere süreci iki devlet arasında yürütülmeli
23.05.2021
0
A+
A-

TÜHA HABER / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kıbrıs’ta yeni bir müzakere süreci olacaksa bu, artık iki toplum arasında değil, iki devlet arasında yürütülmelidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Sulamaları İletim Tüneli Işık Görünme Töreni’nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle;

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, son 30 yıldır artan şekilde su sıkıntısı yaşıyor. Su ihtiyacının tamamen yer altı su kaynaklarından karşılandığı Kıbrıs’ta aşırı çekim neticesinde yer altı suyuna deniz suyu karışmış, bu durum yer altı sularının tuzlanmasına neden olmuştur. Çözüm için, Türkiye’den KKTC’ye içme ve sulama suyu götürülmesi her dönemde gündeme gelmiş fakat gerçeğe dönüşmemiştir.

2015 yılında 80 kilometre uzunluğunda, denizin 250 metre altından geçen ‘Askıda Deniz Geçiş Sistemi’yle yıllık 75 milyon metreküp suyu anavatandan, yavru vatana ulaştırdık. Ayrıca modern içme suyu arıtma tesisi ve 529 kilometre uzunluğundaki dağıtım hattıyla Kuzey Kıbrıs’ın tamamına memba suyu kalitesinde içme, kullanma suyu temin ettik. Dünyada eşi benzeri olmayan bu projenin deniz geçişi ishale hattında 8 Ocak 2020’de meydana gelen arızayı da en kısa sürede çözüme kavuşturduk. Böylece Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki tarihi, kültürel, coğrafi bağlara bir yenisini daha eklemiş olduk.

“10 bin kişilik ilave istihdam sağlanacak”

Sulama projemizde suyu temin edecek 5,7 kilometre uzunluğundaki iletim tünelinde ışığı göreceğiz. Güzelyurt Ovası Sulaması İletim Yapıları, bu projeyle daha önce yer altı su kaynaklarıyla sulanan 18 bin 730 dekar araziye su iletilecektir. Meserya Ovası Sulaması Projesi kapsamında ise 97 bin 200 dekar arazi ilk kez sulama suyuyla buluşacaktır. Tarım yapılacak arazilerin sulamaya açılmasıyla yıllık 156 milyon liralık gelir artışı ve yaklaşık 10 bin kişilik ilave istihdam sağlanacaktır. Projenin tamamlanmasıyla birlikte tarım sektörü çağ atlayacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınma hamlesi farklı bir ivme kazanacaktır. Gayemiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişip güçlenmesi ve Kıbrıs Türk halkının daha müreffeh bir geleceğe sahip olmasıdır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerimizin geleceklerine çok daha umutla ve güvenle bakmasını sağladık. Özellikle su sıkıntısını giderecek projelerimizle Kıbrıs Türkünü kimseye muhtaç etmeme kararlılığımızı ortaya koyduk.

“İş icraata geldiğinde hep üç maymunu oynadılar”

Kıbrıs Türkü adaletsizliğin ve çifte standardın ne demek olduğunu gayet iyi bilir. Yarım asırdır süren müzakere sürecinde Kıbrıs Türkleri çözümsüzlüğün en büyük mağduru olmuşlardır. Kapalı kapılar ardında Kıbrıs Türklerinin hakkını teslim edenler, iş icraata geldiğinde maalesef hep üç maymunu oynadılar. Herkesin hakkına saygı gösteren adaletli bir çözüm yerine Kıbrıslı kardeşlerimizi öz yurtlarında azınlık statüsüne mahkum etmek istediler. Ada’da Türk toplumunu eşit görmeyen, hatta yok sayan zihniyet Kıbrıs sorununu bir kangrene dönüştürmüştür. Kıbrıs müzakereleri, Rum tarafının uzlaşmaz, Ada’daki gerçeklerden kopuk tutumu ve şımarıklıkları nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.

1963-1974 yıllarında Kıbrıs Türk halkını katledenler, müzakere süreçlerinde çözüme yaklaşıldığı anda olmadık bahanelerle masadan kaçmışlardır. Annan Planı’nı ret eden Rumlar, Avrupa Birliği üyeliğiyle ödüllendirilirken, aynı plana ‘evet’ diyen Kıbrıs Türkleri cezalandırılmıştır. Kıbrıs Türk’üyle bırakın siyasi gücü, refahı, ‘hastaneleri bile paylaşmam’ diyen bir zihniyetle ortak bir gelecek kurulması zaten mümkün değildir.

Nisan ayı sonunda Cenevre’de düzenlenen gayriresmi 5+ Birleşmiş Milletler toplantısı istiklal ve istikbal mücadelemizde bir dönüm noktası olmuştur. Türkiye’nin teklifiyle bu toplantıda Kıbrıs Türkleri kalıcı çözüm yolunda yeni makul önerilerde bulunmuşlardır. Raf ömrü tamamlanmış modeller üzerinde vakit harcamak yerine artık adada farklı kültür, dil, din ve geleneklere sahip iki ayrı halkın olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ifade ettik.

“Yeni bir müzakere süreci olacaksa iki devlet arasında yürütülmelidir”

Türkiye olarak biz de değerli kardeşim Sayın Tatar liderliğinde Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’de yaptığı önerilere tam destek verdik. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanı Tatar’ı Cenevre’de gösterdiği liderlik ve sergilediği kararlı duruş nedeniyle huzurlarınızda tebrik etmek istiyorum. Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün bedelini artık hiç kimse Türk tarafına ödetemez.

Türkiye olarak biz de değerli kardeşim Sayın Tatar liderliğinde Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’de yaptığı önerilere tam destek verdik. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanı Tatar’ı Cenevre’de gösterdiği liderlik ve sergilediği kararlı duruş nedeniyle huzurlarınızda tebrik etmek istiyorum. Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün bedelini artık hiç kimse Türk tarafına ödetemez.

Maraş’la ilgili atılan adımla Kıbrıs Türk halkı adadaki hukuksuzluğa daha fazla tahammül etmeyeceğini gösterdi. Kıbrıs’ta bir çözüm aranıyorsa bunun ham hayaller değil, sahadaki gerçekler üzerinde inşa edilmesi şarttır. Yeni bir müzakere süreci olacaksa bu artık iki toplum arasında değil, iki devlet arasında yürütülmelidir. Bu müzakerelerde her iki devletin nasıl iş birliği yapabileceği belirlenmelidir. Bunun için öncelikle Kıbrıs Türkünün egemen eşitliğiyle eşit statüsü teyit edilmeli ve müzakereler bundan sonra başlamalıdır. İki devletli çözümü reddetmek Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, eşitliğini, bağımsızlığını, devletini reddetmek demektir. Ne bizim ne de KKTC’nin böyle bir adaletsizliğe, böyle bir hak gaspına rızası yoktur. Bilhassa Kıbrıs Türkünün Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları üzerinde var olan haklarının yenilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Karadeniz’dekine benzer güzel haberleri Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerimizden de alacağımıza inanıyoruz.

“Kıbrıs Türk halkının yanında olmayı sürdüreceğiz”

Gerek adada gerekse Doğu Akdeniz’de barış, güvenlik, istikrar ve refahın hakim kılınması için Kıbrıs Türk halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanım, aziz Kıbrıs Türkü kardeşlerim, Türkiye olarak ahdi ve tarihi sorumluluklarımız çerçevesinde milli davamız olan Kıbrıs’a sahip çıkmakta kararlıyız. KKTC’nin kaderini kendi kaderimizden asla ayrı görmedik, görmüyoruz. Kuzey Kıbrıs halkının refahı, kendi ayakları üzerinde güvenle durabilmeleri, kalkınması ve gelişmesi öncelikli hedefimizdir.

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını döneminde Kıbrıs Türklerini asla kaderlerine terk etmedik. 15 Kasım’da açılışı yapılan Lefkoşa Acil Durum Hastanesi ile en sıkıntılı günlerinde Kıbrıs Türk halkının yanında olduk.

100’e yakın ülkenin halen ilk doz aşıya dahi ulaşamadığı bir dönemde ve bir denklemde farklı kaynaklardan temin edilen aşılar Kıbrıslı kardeşlerle paylaşıldı. Sanayiden eğitime, savunmadan bilişime, tarımdan turizme kadar çok geniş bir yelpazede birbirinden önemli projeler hayata geçirildi.

Kıbrıs Türk halkını teslim almaya yönelik insanlık dışı tecridin üstesinden ancak bugün açılışı yapılan somut alt yapı projeleriyle gelinebilir. Bizler tek yürek, tek bilek hareket edersek Allah’ın izniyle önümüzde durabilecek hiçbir engel, hiçbir zorluk yoktur. Anavatan ve garantör Türkiye bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olacaktır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

“İnşallah kuraklık bu vesileyle son bulur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar olmak üzere protokol üyeleri ve yüklenici firma yöneticilerine teşekkür etti. Projenin hayırlı olması dileğinde bulunan Erdoğan’ın “Ya Allah Bismillah.” sözlerinin ardından tören alanında bulunan protokol üyeleri butonlara bastı.

TBM makinesinin butonlara basılmasının ardından çalışmaya başlamasıyla KKTC’ye suyu taşıyacak son bölüm de delinerek tünel çalışması tamamlandı.

“Artık bu işler kazma kürekle olmuyor gördüğünüz gibi, TBM makineleriyle buralar açılıyor.” diyen Erdoğan, yüklenici MAKYOL firması yöneticisine de proje ve TBM makinesine ilişkin sorular yöneltti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ersin Tatar kardeşime, Fuat Beye, Sayın Başbakan’a, Bakanımız Bekir Bey’e, tüm mimar, mühendis, yüklenici firmaların tüm oradaki gayretkeş insanlarına Türkiye’den selamlar sevgiler. İnşallah kuraklık bu vesileyle son bulur ve topraklar çok daha bereketli hale gelmiş olur. Allah yar yardımcımız olsun.” dedi.

***

Neden https://www.turkuazhaberajansi.com?

Bağımsız bir haber ajansı olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir ajans gazeteciliğini hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün https://www.turkuazhaberajansi.com’a Abone Ol.

https://www.turkuazhaberajansi.com; seninle güçlü, seninle özgür!

[TÜHA Haber Ajansı, 23 Mayıs 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.