enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
18,0876
EURO
18,1625
ALTIN
1.016,26
BIST
3.020,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Pazar Açık
31°C
Pazartesi Az Bulutlu
29°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

Covid-19 dönemindeki hijyen önlemleri atopik egzamayı tetikleyebilir

Covid-19 dönemindeki hijyen önlemleri atopik egzamayı tetikleyebilir
06.10.2020
0
A+
A-

TÜHA HABER / Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Borlu,  Covid-19 dönemindeki hijyen önlemleri atopik egzamayı tetikleyebileceğini ve bulaşıcı olmadığını açıkladı.
 
  Prof. Dr. Murat Borlu, (UHA) Uluslararası Haber Ajansı‘na yaptığı açıklamada, kaşıntılı ve kronik bir hastalık olan, farklı yaş gruplarında vücudun değişik yerlerinde ortaya çıkan egzama karakterinde yaralarla kendini belli eden atopik dermatit (egzama), ailesinde bu hastalık olanlarda daha fazla görüldüğünne dikkat çekti.

14 Eylül Atopik Egzama Günü vesilesiyle önemli bilgiler paylaşan ve hastalara el hijyeni konusunda COVID-19 dönemine de özel önerilerde bulunan Prof. Dr. Murat Borlu, Atopik dermatit (egzama), bebeklik döneminden ileri yaş grubuna kadar herkeste görülebileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Murat Borlu, “En belirgin özelliği deri kuruluğu ve şiddetli kaşıntıdır. Ailede atopik temelli bir hastalık olması hastalığın temel tanı kriterlerinden biridir. Atopi, insan vücudundaki savunma mekanizmalarındaki bazı dengelerin alerjik yöne doğru ağırlık kazanması sonucu oluşur. Bu durumda atopik dermatit, alerjik nezle, alerjik göz nezlesi ve astım gibi diğer sistemleri de ilgilendiren hastalıklar ortaya çıkabilir. Bunun dışında diğer alerjik deri hastalıkları, kuru deri egzaması, kontakt dermatit, uçuk ve mantar hastalıkları, yün alerjisi gibi birçok hastalığın da zaman zaman atopik dermatite eşlik ettiği görülür” dedi.

Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler

Atopik egzama farklı yaş gruplarında ve bölgelerde görülür

Atopik egzamanın farklı yaş gruplarında ve bölgelerde görüldüğünü ifade eden Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Borlu şunları söyledi:

“İlk bebeklik döneminde bez bölgesinde, daha sonra yüzde, çocukluk döneminden itibaren kol ve bacak iç yüzlerinde belirgin iken daha ileri yaşlarda ise kol ve bacakların dış yüzeyi ve gövdede belirginleştiği görülür. Ayrıca egzama veya kontakt dermatite neden olan deri kuruluğu ve temasa bağlı olarak da değişik yerleşim gösterebilir.”

Prof. Dr. Murat Borlu, kaşıntının sürekli, şiddetli hatta uykudan uyandırıcı özellikte olduğunu da hatırlatarak,Şiddetli kaşıntı uyku düzensizliğine neden olur. Ayrıca kronik hastalık sosyal izolasyona, strese ve depresyona neden olabilir. Atopik dermatit iş kaybına neden olan önemli deri hastalıklarından biridir ve kronikleştikçe astım başta şiddetli alerjik hastalıkların ortaya çıkışını da kolaylaştırır”dedi.

Atopik egzamaya karşı 9 etkili önlem - istanbulgercegi.com

Hastalığın bulaşma özelliği kesinlikle yoktur

“Atopik dermatit tanısı ve tedavisi deri ve zührevi hastalıklar uzmanı tarafından değerlendirilmelidir” diyen Prof. Dr. Murat Borlu, eşlik eden hastalıklar nedeni ile zaman zaman diğer uzmanlarla işbirliğinin de gerekebileceğinin altını çizerek, hastalığın sadece deri kuruluğundan, hastaneye yatmaya ve egzamaya neden olacak bulgulara kadar oldukça geniş bir yelpazede görülebileceğini hatırlattı.

Prof. Dr. Murat Borlu, “Hastalığın şiddetine göre tedavi verilir ve buna göre tedavi başarısından söz edilebilir. Günümüzde hastaların büyük kısmı etkin şekilde tedavi edilebilmektedir. Hastanın durumuna göre kısa, uzun veya sürekli tedavi gerekebilir. Hastalığın bulaşma özelliği ise kesinlikle yoktur. Hastalığın tedavisinde ilk aşama, kişinin veya ailenin eğitimi, derinin etkin nemlendirilmesi varsa tetikleyici alerjenlerden uzak durulması veya bariyer yöntemlerle uzaklaştırılmasıdır.” şeklinde konuştu.

Atopik egzamada tedavinin ilk aşaması kişi ve ailenin eğitimidir

“Atopik dermatit çok erken yaşta başlayabilir. Bulguları bazen bez dermatiti, bazen deri kuruluğu, bazen beyaz kepekli lekeler veya diğer deri hastalıkları ile belli edebilir” diyen Prof. Dr. Murat Borlu:  “Bazen hastalık şiddetli olmadığı durumlarda gözden kaçabilir veya diğer hastalıklarla karıştırılabilir. Hastalık kronikleştikçe, kaşıntı, stres, anksiyeteye yol açar. Psikolojik stres ve depresyon hastalığı daha da şiddetli hale getirirken, vücudun savunma mekanizmasında hastalığa neden olan dengesizlik de giderek artar. Bozulan denge de hastalığın şiddetli ve kronik hale gelmesini sağlar. Bu bir kısır döngü oluşturur.” Erken tanı ve tedavi ile bu kısır döngü kırılmaz ise hastalık hem şiddetlenir hem de astım gibi diğer hastalıkların oluşmasına neden olabilir diye uyardı.

Prof. Dr. Borlu: “Erken yaşta atopik dermatit, daha sonra alerjik nezle, göz nezlesi ve astım oluşmasına da atopik yürüyüş adı verilen mekanizmanın neden olduğu düşünülür. Bu nedenle erken tanı, tedavi ve önlemler son derece önemlidir. Tedavinin ilk aşaması kişi ve ailenin eğitimidir.”

Hastalığın psikososyal etkilerinin de olduğunu aktaran Prof. Dr. Borlu, Psikososyal stresin de hastalığı arttırıcı etkilerinin bulunduğunu, bu nedenle psikososyal destek, stresten uzaklaşma tedavide katkı sağlayıcı unsurlar olduğunu, ancak belirgin bir psikiyatrik hastalık yoksa bu nedenle mutlak bir psikiyatri konsültasyonu ve psikolog ile görüşme zorunlu olmadığını, Aile ve hekim tarafından bu psikososyal desteğin sağlanmasının yeterli olabileceğini söyledi.

Alerjen özelliği belirgin olan eşya ve maddelere dikkat

Prof. Dr. Murat Borlu, hastalığın alerjik ve savunma mekanizmalarındaki dengesizlik nedeni ile oluşsa da hastaların hepsinde geçerli olan, belirgin alerjenler bulunmayabileceğini,  ayrıca değişen mekanizmalara ve tetikleyicilere bağlı olarak bu alerjenlerin de zaman içinde değişebileceğini belirtti.

Hastalığın alerjik mekanizmalara dayanmasına bağlı olarak yanlış bir anlayış ile sıklıkla alerji testleri yapılsa da aslında tanı ve tedavi yönlendirmede bu testlerin rolünün kısıtlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Murat Borlu, “gereksiz yapılan testlerin hastaların derilerinin daha duyarlı ve alerjik olmasına sebep olma şansı da vardır. Bununla birlikte alerjen özelliği belirgin olan yün, ev tozu, deriyi kurutucu sabun ve deterjanlardan uzak durmak gerekir. Hastanın yünlü giysiler yerine pamuklu giyinmesi, yün yatak yorgan ve yastıktan uzaklaşması, odasının sık havalandırılması, odada az halı bulundurulması, sabun ve deterjanların kokusuz renksiz ve yumuşatıcı özellikte olmasına dikkat edilmesi, giysilerin gerekirse saf toz sabunla yıkanmasına dikkat edilmesi faydalı önlemlerdir. Yiyecek alerjisi belirgin olmayabilir ancak potansiyel olarak deniz ürünleri, kabuklu ve tropikal yiyeceklere hastalığı tetikleme açısından dikkat edilmelidir” diye açıkladı.

Hijyen önlemleri atopik egzamayı tetikleyebilir

“Virüsten korunmak için en önemli tedbirin el yıkmak olduğunu artık hepimiz biliyoruz” diyen Prof. Dr. Murat Borlu,  ancak egzama gibi cilt rahatsızlığı olan kişilerde eller sık sık yıkandıkça kuruma meydana gelebildiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Murat Borlu, Covid-19 döneminde sık sık ellerin yıkanması, sık deterjan sabun maruziyeti ve kolonya ile temasın arttırılmasının atopik dermatiti tetikleyebildiğinin altını çizerek,  “Bu nedenle derinin bu maddelerle temas eden yerlerinin ve kuru bölgelerinin sık sık nemlendirilmesi, gerekirse temasın azaltılması için bariyer kremlerin kullanılması önerilebilir.” dedi.

Atopik dermatit endüstriyel toplumlarda giderek artıyor

Hijyen teorisine göre erken yaşlarda enfeksiyon hastalıkları ile karşılaşmayan bünyelerde alerjik mekanizmaların ağırlık kazanmasına bağlı atopik dermatit (egzama) gibi hastalıkların görülme şansının yükseldiğini vurgulayan Prof. Dr. Borlu, Ülkemizde de giderek endüstriyel toplumun ağırlık kazandığını, bu nedenle geçmiş yıllara göre atopik dermatit özellikle şiddetli formlarıyla daha sık karşılaştığımız söylenebilir. Erken tanı ile hastaların belirlenmesi, gerekli eğitimlerin verilerek tedbirlerin alınması, tetkiklere ve testlere gerekli durumlarda başvurulması, basamaklı ve algoritmik tedavinin planlanması son derece önemlidir” şeklinde kaydetti.

HABER : Ata Ulaş Dağlıoğlu

[TÜHA Haber Ajansı, 13 Eylül 2020] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.