enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:29 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:27 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:05 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:36 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
08:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
08:17 Turizme savaş darbesi
07:31 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
07:12 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
00:58 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:42 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu, “Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:08 Made in EU Nedir?
00:06 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
11:01 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:31 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:46 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Brandt’ın Yahudi Anıtı Önünde Diz Çöktüğü Gün

Brandt’ın Yahudi Anıtı Önünde Diz Çöktüğü Gün
07.12.2020
A+
A-

TÜHA HABER / 7 Aralık 1970 tarihi, 20. yüzyılın en ikonik fotoraflarından birinin çekildiği gün. O dönemin Almanya Başbakanı Willy Brandt’ın, Polonya’nın başkenti Varşova’yı ziyareti sırasında Naziler’in öldürdüğü Yahudiler’in anısına yapılan “Yahudi Anıtı” önünde diz çökmesi, tüm dünyada büyük yankı bulan ve bugüne kadar unutulmayan anlardan biri oldu.

Bu unutulmaz karenin çekilişinin 50. yılında Alman medyasında çıkan yazı ve yorumlarda, Brandt’ın simgesel hareketi “demokrasi ve insan haklarının sembolü” olarak tanımlanıyor ve sosyal demokrat siyasetçinin, bugün bile başka ülkelerin siyasetçilerine, kendi geçmişleriyle yüzleşme konusunda örnek olduğu belirtiliyor.

1969’da yılında, Almanya’nın ilk sosyal demokrat başbakanı olarak göreve gelen Brandt, ülkesinin Doğu Bloku’na açılmasını ve o dönemin sosyalist ülkeleriyle barışmasını, en önemli hedef olarak ilan ederek yeni bir siyasi dönemin öncüsü oldu. 1970 yılında tarihte “Doğu Anlaşmaları” olarak anılan Polonya’yla Varşova Anlaşması ve Sovyetler Birliği’yle, Moskova Anlaşması imzalayan Brandt, aynı yıl ilk yurt dışı gezisini Polonya’nın başkenti Varşova’ya yaptı.

Resmi görüşmelerini tamamlayan Alman başbakanı, ziyaretinin en kritik noktalarından biri olan eski Varşova Gettosu’na gitti. Hitler Almanyası’nın işgali altında Varşova’daki Yahudiler’in toplu halde yaşamak zorunda bırakıldığı ve 2. Dünya Savaşı’nın bittiği 1945’e kadar katledilen ve açlıktan en az 100 bin kişinin öldüğü bölgeye, yaşanan dramı anımsatmak amacıyla bir anıt dikilmişti. İki ülkenin diplomatları, Brandt’ın anıta çelenk bırakmasını ve saygı duruşunda bulunmasını planlanlamıştı.

Ancak Brandt sadece anıta çiçek koymakla yetinmeyerek, aniden dizlerinin üstüne çökerek, yaklaşık bir dakika başını öne eğdi. Orada bulunan Polonyalı ve Alman siyasetçiler nefeslerini tutmuş, Brandt’ı izlerken gazeteciler dünyanın en unutulmaz karelerinden birini fotoğraflıyorlardı. Ardından Brandt yavaşça doğruldu ve Alman heyetini yanına alarak anıtı terk etti. Brandt’a eşlik eden siyasetçi ve gazeteciler, daha sonra yaptıkları açıklamalarda, ilk başta başbakanın bayıldığını ya da kötüleştiğini düşündüklerini, sonradan bilinçli olarak diz çöktüğünü kavradıklarını aktarırken Brandt, 1989’da çıkan “Hatıralarım” adlı kitabında bu tarihsel olayı şu şekilde anlatmıştı; “Halen bana o hareketimi soruyorlar. Bunu daha önce planladın mı diye. Kesinlikle hayır. Etrafımda duran gazeteci ve foto muhabirleri kadar yakın arkadaşlarım da şaşırmıştı. O davranışımı planlamadım. Bütün Nazi cinayetleri, toplama kampları, işkenceler, kötülükler ve insanlık dışı davranışlar için insanlıktan özür diledim.”

Willy Brandt’ın diz çökerek Hitler dönemi kurbanlarından af dilemesi, Almanya’da bugüne kadar tartışılan bir hareket oldu. Brandt ölünceye dek Alman muhafazakarları ve özellikle sağ-milliyetçi gruplar, sosyal demokrat siyasetçiyi “vatan hainliği” ile suçlandı. Brandt, Yahudiler’in anısı önünde değil, sosyalist rejimin önünde diz çöktüğü suçlamasıyla yaşamak zorunda kaldı. Ancak tarihçilerin çoğu, diz çöküşü Soğuk Savaş’ın bitmesinde atılan en önemli adımlardan biri olarak değerlendiriyor. Ayrıca Brandt’ın adımı geçmişle bazı yüzleşmelerin önünü açan bir öneme sahip olarak yorumlanıyor.

Hollanda’nın 2000 yılında, 2. Dünya Savaşı’nda haksızlık, ayrımcılık ve zulüm yaptığını itiraf etmesi ve Yahudi, Roman ve Endonezyalılardan özür dilemesi, Kanada’nın 2008 yılında, ABD’nin 2010’da soykırım yaptıkları Kızılderililerden özür dilemeleri, Fransa’nın 2017 yılında Cezayirlilerden özür dilemesi, Brandt’ın diz çöktüğü anla ilişkilendirildi.

7 Aralık 1970’de yaptığı hareketle sadece çevresindekileri değil tüm dünyayı şaşırtan Willy Brandt’ı “yeri doldurulamayacak bir siyasetçi” olarak tanımlayan sosyal demokrat “Almanya Halkçı Devrimci Birliği” adlı örgütün başkanı Ahmet İyidirli, Varşova’daki tarihi anı, Avrupa’daki barışın en önemli yapı taşlarından biri olarak isimlendiriyor.

İyidirli, “Willy Brandt, diz çökerek sadece Almanya ve Polonya arasında değil, tüm Avrupa’yı kapsayan bir barış politikasını başlattı. Brandt, ‘Barış söz konusuysa, sözün bittiği yerde de alternatifler vardır’ diyerek yaptı bu hareketi. Bu anın, barışın kurulmasındaki önemini, 50 yıl sonra dahi bir kez daha görüyoruz. Bu politika, Avrupa’yı her türlü dalgalanmaya rağmen, daha fazla barış, daha az düşmanlık noktasına taşıdı. Bu yolda ilerleyen siyasetçiler, bugün saygı ve sevgiyle anılıyor. Brandt’ın diz çöküşündeki cesaret, bugünün siyasetçilerine de örnek olmalıdır diye düşünüyorum” dedi.

Batı ve Doğu arasındaki gerginliği gidermeyi hedefleyen tutumu ve dünya barışına yaptığı katkı nedeniyle 1971 yılında, Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Brandt, 6 Mayıs 1974’te Almanya başbakanlığından ayrıldı, 8 Ekim 1992’de 78 yaşında hayata veda etti.

HABER : Cem DALAMAN & Berlin (VOA)

[TÜHA Haber Ajansı, 07 Aralık 2020]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.