enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
08:41 35.Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali gün sayıyor
00:30 UAD’nin İsrail hakkındaki görüşü sürece nasıl yansıyacak?
00:23 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Barış Harekâtı olması nedeniyle bizim için önemli bir yıl dönümüdür”
00:11 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları kapsamında Dr. Fazıl Küçük Anıt Mezarı’nda düzenlenen törene katıldı
00:10 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yeniden Refah Partisi Başkanı Fatih Erbakan ve beraberindeki heyeti kabul etti
00:09 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edirne Sarayı’yla ilgili restorasyon çalışmalarımız devam ediyor”
00:07 Fırat Üniversitesi 2024 yılında Yükseköğretimde Kapasite Geliştirme Programı kapsamında Türkiye’deki üç üniversiteden biri oldu
00:06 Yaşamın derinliklerindeki ışık: Kanseri yenen mucizevi kadınlar
00:06 64. Yılında 27 Mayıs ve Adnan Menderes
00:06 Elazığ’daki Hak Sahiplerine TOKİ aylık taksitlerinde artış oranı olarak TÜFE oranının referans alındı
00:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yıldız Sarayı‘nın açılış töreninde konuştu
00:05 Elazığ Belediyesi’nden Vatandaşlara Aşure İkramı
00:05 Kıbrıs’taki Türk varlığına ve Ada’nın tarihsel gerçekliğine odaklanan anlamlı bir yapım
00:03 Ömer Çelik: Soykırım siyasetine karşı mücadeleyi sürdüreceğiz
00:03 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum’dan Özgür Özel’e: Depremi Siyasi Malzeme Yapma!
00:01 Darbelerden karşı dersler!
00:13 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefikimiz İngiltere ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmeyi sürdüreceğiz”
00:10 Akıllı şehirler, hava kirliliği ile mücadelede önemli bir rol oynayabilir
00:08 ABD bölgedeki kaos ortamının sürmesini istiyor
00:07 Bakan Şimşek: Swap hariç net rezervler 4,5 yılın zirvesinde
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Bakan Tekin, “Yeni öğretim programı 2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmaya başlanacak”

Bakan Tekin, “Yeni öğretim programı 2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmaya başlanacak”
08.06.2024
A+
A-

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, yeni öğretim programının “Köklerden Geleceğe” düsturuyla hazırlandığını açıkladı.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Köklerden Geleceğe” düsturuyla hazırlanan yeni öğretim programının 2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmaya başlanacağını söyledi.

Dünyada eğitim öğretim metotları, sistemi, bilgiye erişme ve benzeri hızlı gelişmeler neticesinde bütün ülkelerin rutin aralıklarla müfredatları değiştirme eğiliminde olduğunu dile getiren Tekin, “Biz de 2023 yılı haziran ayında yaklaşık 10 yıl kadar önce başlatılan bir projenin devamı niteliğinde, müfredatlarımızı revize etmek, yeniden hazırlamak üzere bir süreci başlattık.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla, katılımcı bir anlayışla her kesimden görüşe açık olduklarını deklare ettiklerini belirten Tekin, katkı sunan akademisyenlere, sivil toplum örgütlerine, öğretmenlere teşekkür etti.

Toplamda büyük çoğunluğu öğretmenlerden ve akademisyenlerden oluşan 1100 kişilik bir ekiple müfredatı hazırladıklarını ifade eden Tekin, şöyle konuştu:

“Hazırladıktan sonra 26 Nisan itibarıyla da programlarımızı askıya çıktık. Askı esnasında da yaklaşık 1,5 milyona yakın kişi sistemden programlarımızı indirdi, inceledi. Bunlardan 70 bine yakını programlarımıza ilişkin görüşlerini yazılı olarak Bakanlığımıza iletti. Bakanlığımızda kurduğumuz ekipler anbean sisteme görüş geldikçe ilgili genel müdür arkadaşlarımızla paylaşarak süreci yürüttüler. Neticesinde programlarımız onaylandı ve 2024-2025 eğitim öğretim yılının başından itibaren inşallah yürürlüğe girecek.”

Müfredatla ilgili yaptıkları çalışma ve amaçlarından bahseden Tekin, uluslararası raporların tamamında, müfredatlarının ortalama bir OECD ülkesinin müfredatının yaklaşık iki katı yoğunlukta olduğunun yer aldığını belirtti.

OECD ülkelerindeki müfredatla kıyaslamalarda bulunan Tekin, şunları aktardı:

“Bizim eğitim öğretim süremiz onlardan daha kısa olmasına rağmen müfredatımız, yani kazanım sayımız OECD ülkelerinin iki katı düzeyinde. Dolayısıyla bazı bilgileri ‘çocuklar öğrenmesin’ diye değil seviyelerine uygun zamanda öğrenmek üzere ön lisans ya da lisans programlarına aktarmak durumunda kaldık. Böylece programlarımızı sadeleştirmiş olduk. Ne elde ettik? Çocuklarımız, öğrenmeleri gereken şeyi daha sağlıklı öğrenecekler. Öğretmenlerimizin üzerindeki ‘öğretemediniz, öğretemiyorsunuz’ baskısı vardı. Çünkü yetersiz bir zaman dilimiyle sınırlı, çok fazla sayıda öğretmesi gereken şey var ve öğretmenlerimiz doğal olarak bu süreçte eleştiri oklarıyla karşı karşıya kalıyorlardı. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin daha rahat bir şekilde eğitim öğretim sürecini yürütebilecekleri bir hale getirilmiş oldu. Okul öncesinden 12. sınıfa kadar bütün programlara bahsettiğim felsefeyi yansıtacak ortak bir ana felsefe oluşturuldu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ana felsefesi oluşturuldu ve bütün programa bu egemen oldu.”

“Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı derslerini sanat odaklı bir yaklaşımla belirledik”

Esnek bir yapı oluşturduklarını vurgulayan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim çok önemsediğimiz bir konu da çocuklarımızın, toplumumuzun eğitim öğretim sürecinden beklediği değerlerle özdeşleşmiş, o değerleri içselleştirmiş bir şekilde yetişmeleri için ‘erdem-değer eylem çerçevesi’ oluşturduk ve bunu programların odağına yerleştirdik. Programlarımız bütüncül bir yaklaşımla hazırlandı. Yani okul öncesine başlayan bir çocuğun 12. sınıftan mezun olduktan sonra gelmesi istenilen seviye bütüncül bir şekilde planlanmış oldu. Okul temelli planlama için imkan sağladık. Özellikle okullarımızdaki zümre öğretmenler kurulunu sürecin ana parçası haline getirdik. Türkçemiz özellikle biraz önce bahsettiğim PISA TIMSS ya da OECD gibi yapılarda ana dil becerileri ve ana dil okur yazarlığı çok önemli bir pozisyonda. Bizim de çok eleştirildiğimiz konulardan bir tanesi. Biz müfredatımızın odak noktasına Türkçenin güzel, açık, sarih bir şekilde verilmesini merkeze yerleştirdik. Kendisini doğru ifade edebilen gençlerin, çocuklarımızın, ailesiyle ve toplumla daha rahat iletişim kuracakları varsayımından hareketle…

Bu noktada şimdiye kadar var olan bir uygulamayı terk ettik ve çocuklarımızın Türkçe ve yabancı dille ilgili becerilerini dört temel beceri üzerinden, yani test sınavlarıyla değil okuma, yazma, konuşma ve dinleme üzerinden ölçmeyi, bu şekilde dili daha iyi öğrenmelerini sağlamayı hedefledik. Ayrıca Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı derslerini sanat odaklı bir yaklaşımla belirledik. Şuur hepimizin bildiği gibi bizim benliğimizin mayası. Şuurla mayalanmış akleden kalpler milli benliğimizi inşa edecektir. Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı dersleri ise bu şuurun öğrencilerimize verildiği ana ortamlardan bir tanesi olacak. Metin tahlilleri üzerinden etkin okur kimliği ve edebi bir zevk kazanmalarını hedefledik. Metin tahlilleri aracılığıyla öğrencilerin, yazarın ve dönemin zihniyetini kavramasına, kendi çağına dair kıyas ve çıkarımlarda bulunmasına imkan sağlamış olduk.”

Programlarda öğrencilerin anlama ve anlatma becerilerine yönelik uygulamaları ön plana çıkardıklarını ifade eden Tekin, öğrencilerin hazırladığı üretim, sanat, edebiyat atölyelerini programların merkezine koyduklarını dile getirdi.

Türkiye’nin özellikle son yıllarda gerçekleştirdiği kalkınma hamlelerinin tamamını müfredatın içerisine koyduklarını dile getiren Tekin, “Ulusal ve uluslararası suların gelecekteki durumu da dahil olmak üzere ‘mavi vatan’, ‘gök vatan’ benzeri bu ülkeye, bu millete ait değerlerin çocuklar tarafından içselleştirilmesi için programlarda uygun yerlerde işlendi.” dedi.

Tekin, “Kamuoyunda çok eleştiriliyor” dediği Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine çok önem verdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu dersi Osmanlı modernleşmesinden başlayıp Cumhuriyet tarihi bilinci oluşturacak şekilde bugüne kadarki bir siyasal hayat dersi halini dönüştürmüş olduk. Bunun dışında Filistin başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin doğal hinterlandı olarak kabul ettiğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Orta Asya ile çocuklarımızın daha yakın ilişki kurabilmeleri açısından, yani dış politikamızda önemsediğimiz ülkelerle daha iyi ilişki kurabilmesi için programımıza yerleştirdik.

Matematik dersini yine beceri temelli organize ettik. Fen bilimleri dersleri aynı şekilde beceri temelli organize edildi. Fen bilimleri derslerinin içerisinde su, çevre, sıfır atık ve benzeri çağdaş problemler yerleştirilmiş oldu. Sosyal bilimler için 17 beceri alanı tanımladık ve bu beceri alanları çerçevesinde çocuklarımızın sosyal bilimlerde de daha yetkin yetişmesini arzuladık.”

“Bu rahatsızlıkların hiçbirisini ciddiye almıyoruz”

Programlarla ilgili yöneltilen eleştirilere de yanıt veren Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Akademik başarının da içinde yer aldığı beceri odaklı bir eğitime geçmemizi eleştiriyorlar anladığım kadarıyla. Ya da öğretmenlerimizin sınıfta daha fazla inisiyatif alacağı bir model geliştirmemizi herhalde eleştiriyorlar. Veyahut çocuklarımızın kendilerini, becerilerini geliştirmelerine, dünya ile yarışabilecek bir öğrenme süreci oluşturmamıza herhalde itiraz ediyorlar. Veyahut çocuklarımızın merhametli, çevresine saygılı, erdemli, milli ve manevi değerlerimizi özümseyen bireyler olarak yetişmesini herhalde eleştiriyorlar. Her öğrencinin biricik olduğunu göz önüne alan, farklılaştırılmış bir eğitim felsefesi inşa etmemize karşılar herhalde. Milli iradeyi gasbeden, demokrasimizi gerileten darbelerin ve darbe süreçlerinin programlarımızda var olmasına itiraz ediyorlar anlaşılan. Mavi vatan, gök vatan gibi kavramların coğrafya dersi müfredatımızda yer almasından rahatsızlar anladığım kadarıyla. Ülkemizin savunma sanayisinde katettiği mesafenin çocuklarımız tarafından öğrenilmesi ve bunların öğretilmesinden rahatsızlar anladığım kadarıyla. Çağı yakalayan değil, çağın ötesinde insanlar yetiştirmeyi hedeflememizden rahatsızlar. Bu hedefle uyumlu olacak şekilde çocuklarımızı 22. yüzyıl becerileriyle donatmayı istediğimiz için rahatsızlar anladığım kadarıyla. Bu rahatsızlıkların hiçbirisini ciddiye almıyoruz.

Çocuklarımızın, geçmişinden güç alarak geleceğe yön verecek bir vizyonla yetişmeleri için, önümüzdeki yüzyılı Türkiye Yüzyılı yapacak şekilde yetişmeleri için, bütün öğretmen arkadaşlarımızla beraber bu süreci canla başta yürüteceğimizi bir kez daha huzurlarınızda öğretmen arkadaşlarımız adına taahhüt ediyorum.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.