enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:36 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
08:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
08:17 Turizme savaş darbesi
07:31 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
07:12 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
00:58 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:42 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu, “Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:08 Made in EU Nedir?
00:06 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
11:01 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:31 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:46 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:06 (UHA) Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
22:24 ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ‘salon düzeni’ krizi
22:11 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Almanya’nın Çin Politikasındaki Stratejik Tavrı

Almanya’nın Çin Politikasındaki Stratejik Tavrı
16.07.2023
A+
A-

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Dış Politikalar Uzmanı Ayşe Süreyya PEKÇETİN,Almanya’nın Çin Politikasındaki Stratejik TavrıTÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’na değerlendirdi.

Ayşe Süreyya PEKÇETİN,ANKASAM | Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları MerkeziAyşe Süreyya PEKÇETİN, Batılı ülkelerin, Çin’in güçlenen ekonomisi ve artan etkisinden dolayı Pekin yönetimine karşı sert bir tavır takınırken; Almanya, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden farklı bir tutum benimsemiş ve Çin’i eleştirmekten kaçındığını açıkladı.

PEKÇETİN, Çin’in teknoloji ve altyapı sektörlerinde gerçekleştirdiği başarılı yatırımların, bu yatırım ağlarının Avrupa’da ve özellikle de Almanya’da etkili olmasının, AB ülkeleri olmak üzere Avustralya, Kanada ve ABD’yi endişelendirmeye başladığını belirterek, Avrupa’nın en güçlü ekonomilerinden biri olan Almanya’nın ise Çin’le ilişkilerinde stratejik davranarak ekonomisini siyasetin önünde tuttuğunu ifade etti.

Berlin-Pekin hattındaki ilişkilerin, tarihsel bağlamda ele alındığında, AB ülkeleri arasında hem ekonomik hem de siyasi anlamda güçlü bir konuma sahip olan Almanya’nın, Çin’in uluslararası alanda artan gücünden bir taraftan yararlanmak; diğer taraftan da bu gücü dengelemek istediğini hatırlatan Ayşe Süreyya PEKÇETİN, “Bu bağlamda Berlin yönetimi, Pekin’i hem rakip hem de ortak olarak gören bir dış politika anlayışını benimsemiştir. Yani Almanya, Çin’le olan ilişkilerinde ekonomiyi siyasetin üzerinde tutmaktadır” dedi.

“2005 senesinde başlayan ve 16 yıl boyunca aralıksız devam eden Angela Merkel yönetimi döneminde Çin’e ilişkin eleştiriler zaman zaman gündeme gelse de esas öncelik ekonomik işbirliğine verilmiştir” diyen Dış Politikalar Uzmanı PEKÇETİN, şunları söyledi:

Almanların çoğu Angela Merkel'in sağlığının “özel bir mesele” olduğuna  inanıyor | Independent Türkçe

“Özellikle de 2008 yılındaki küresel ekonomik kriz ve devam eden süreçte Merkel’in Almanya-Çin ilişkilerinde ekonominin güçlendirilmesi vurgusu yapması, bunu teyit eder niteliktedir. Merkel döneminin ardından 2021 yılında Sosyal Demokratlar, Hür Demokratik Parti ve Yeşiller Partisi’nin koalisyonuyla kurulan yeni hükümetin Çin’le ilişkileri ve izleyeceği yol haritası ise merak konusu olmuştur. Esasen Olaf Scholz yönetimi, Merkel dönemine kıyasla daha sert bir politika benimsemiştir.

Bahse konu durum, küçük çaplı gerginliklere neden olsa da yeni hükümet, Çin’in gücünü yok saymamış ve dış politikasında ulusal çıkarları her şeyden üstün tuttuğu için pragmatik bir anlayışı benimsemiştir. Bu da Almanya’nın Çin’le olan ekonomik işbirliğini sürdürmek istediğini gözler önüne sermiştir”.

Annalena Baerbock: Almanya'da başbakanlık yolu açılan Yeşiller lideri  Baerbock kimdir? - BBC News Türkçe

Buna rağmen koalisyon ortaklarının Çin’le ilişkiler konusunda farklı görüşleri savunmasının, iki ülke arasındaki münasebetlerin istikrarlı yapısını olumsuz etkilediğini söyleyen Ayşe Süreyya PEKÇETİN, “koalisyon ortaklarından Sosyal Demokratlar ve Hür Demokratik Parti, Çin dış politikasında ekonomik ilişkilerini göz önünde tutmasına rağmen koalisyonun en küçük ortağı olan Yeşiller Partisi üyesi Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un zaman zaman Çin’i eleştirdiği ve ilişkilerdeki olumlu atmosfere gölge düşürdüğü görülmekte” olduğunu dile getirdi.

Çin Devlet Başkanı Şi, Almanya Başbakanı Scholz ile görüştü - Son Dakika  Haberleri

PEKÇETİN, Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock’in, AB’nin Çin’e karşı yürüttüğü sert siyaseti sürdürmek istese de Başbakan Olaf Scholz ve kabinesinin, Merkel döneminde olduğu gibi ekonomiyi politikadan üstün tutan bir anlayışı benimsediğini belirterek, “Bu anlamda Berlin yönetimi, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le gerçekleştirdiği görüşmelerde de sık sık istikrara dair güvence veren açıklamalarda bulunmuştur” şeklinde konuştu.

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Dış Politikalar Uzmanı Ayşe Süreyya PEKÇETİN, Almanya’yla müttefik olarak görülen ABD’nin Berlin’i Pekin’den uzak tutma çabalarının, Çin- Almanya ilişkilerinde kabul görmediğini ve geçersiz kaldığını belirtti ve  İnsan hakları konusunda Çin’e karşı ABD’yle aynı politik anlayışa ve tutuma sahip olan Berlin’in ise, ekonomik münasebetler söz konusu olduğunda kendi dış politikasında Washington’la ortak hareket etmekten kaçındığını dile getirdi.

PEKÇETİN, son yıllarda Çin’in Avrupa siyasetinde özellikle de Almanya’yla yürüttüğü ilişkilerde ekonomik faaliyetler belirleyici olmuş ve her iki ülke de kendi dış politikalarında pragmatik anlayışı benimsediğini aktardı.

Scholz'un Çin'de ne işi var? | eurotopics.net

Son altı yıldır Almanya’nın en büyük ticari işbirliğini gerçekleştirdiği Çin’in, Almanya’nın AB üyesi ülkelerle ilişkilerini de etkilediğine dikkat çeken Ayşe Süreyya PEKÇETİN, “AB ülkelerinin Çin’le ilgili aldığı kararlarda Belin’in çekimser bir tavır sergilemesi ve Çin’e karşı AB üyesi ülkelerden farklı bir strateji benimsemesi, AB ülkeleri ile Almanya’yı karşı karşıya getirmektedir. Söz konusu durum karşısında AB ülkeleri, her fırsatta Almanya’ya Çin’e karşı ortak politikalar yürütmeleri gerektiği konusunda baskı yapmaktadır” dedi.

(ANKASAM) Dış Politikalar Uzmanı PEKÇETİN, AB’nin baskılarına rağmen Çin’in; enerji, telekomünikasyon, altyapı ve elektronik gibi ekonomik anlamda kritik öneme sahip yatırımlarına Almanya’da devam ettiğini ve satın alma yoluyla da bu etkinliğini arttırdığının altını çizdi.

Çin’in Almanya’daki yatırımları, AB Komisyonu tarafından ticari ortaklıktan öte bir tehdit olarak algılanmaktadır. Çin, Almanya’nın en büyük ticaret ortağı olmakla birlikte 2021 senesine ait verilere göre, iki ülke arasında gerçekleşen ticaret hacmi 246 milyar doları aşmıştır.[1]

Ayşe Süreyya PEKÇETİN değerlendirmesinin sonunda şunları şöyledi:

“Neticede Almanya, AB’nin güçlü bir üyesi olmakla birlikte Çin’le ilişkilerini AB üyesi olarak değil; kendi dış politikasına odaklanarak istikrarlı bir şekilde yürütmekte ve aralarındaki güç rekabetlerine, diplomatik gerilimlere ve anlaşmazlıklara rağmen her zaman ekonomik ilişkilerini politikanın üstünde tutarak Batılı ülkelerden farklı bir strateji benimsemektedir”.


[1]“Almanya ile Çin Arasındaki Ticaret Hacmi Geçen Yıl 245 Milyar Euroyu Aştı”, Euronews, https://tr.euronews.com/2022/11/04/cine-olan-ekonomik-bagimlilik-almanlari-endiselendiriyor-analiz,(Erişim Tarihi: 28.05.2023).

Ayşe Süreyya PEKÇETİN
Ayşe Süreyya PEKÇETİN, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunudur. Aynı zamanda PEKÇETİN, çift anadal kapsamında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü de tamamlamıştır. Yüksek lisans derecesini 2011 yılında Marmara Üniversitesi İşletmecilik Anabilim Dalı’nda hazırladığı “hazırladığı “Serbest Bölgeler ve Nitelikli Sanayi Bölgelerinin İhracata Olan Katkılarının İncelenmesi” başlıklı teziyle almıştır. PEKÇETİN, doktora eğitimine İstanbul Gedik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda devam etmektedir. PEKÇETİN, iyi derecede İngilizce bilmektedir.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.