enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:15 ABD’nin SDG’den Neden Vazgeçti
11:07 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 ICE’a Tepki Büyüyor
00:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:03 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:02 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:02 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
00:01 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:01 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:00 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
14:41 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kılıçdaroğlu Politikalarını Netleştirirken Akşener Neden Zorda?

Kılıçdaroğlu Politikalarını Netleştirirken Akşener Neden Zorda?

CHP’nin tezkere kararı sıradan bir politika değişikliğinin ötesinde. Artık CHP’nin milli güvenlik tanımlaması AK Parti, MHP ve İP’ten farklılaştı.

   

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Bir süredir muhalefetin cumhurbaşkanı adayı arayışı ve güçlendirilmiş parlamenter sistem önerilerinden başka politikasının olmadığını konuşuyorduk. CHP’nin tezkereye “hayır” kararı ile muğlak siyaset döneminin geride kaldığını söyleyebiliriz. Tezkere ile bağlantılı olarak önümüzdeki dönemde terörle mücadele, HDP’nin geleceği, başta Suriye olmak üzere dış politika meseleleri ve bunların tetikleyeceği kimlik polemikleri siyasi tartışmaların odağında olacak. Bu sebeple CHP’nin tezkere kararı sıradan bir politika değişikliğinin ötesinde. Artık CHP’nin milli güvenlik tanımlaması AK Parti, MHP ve İP’ten farklılaştı.

Kılıçdaroğlu’nun “Kanal İstanbul’a yatırım yapmayın” yönünde ülkemizdeki yabancı büyükelçilere gönderdiği mektup ile bunun milli egemenlik anlayışını da kapsadığı anlaşılıyor. 10 büyükelçi krizi yeni aşılmışken Kılıçdaroğlu’nun büyükelçi mektupları gerilim yükseltici mahiyet taşıyor. Ve seçim sürecinde Batı başkentlerinden “demokrasi ve insan hakları” üzerine gelecek müdahalelere açık kapı bırakan bir yaklaşım barındırıyor.

Muğlaklığın Azalması Kimin Lehine?

Elbette CHP ve HDP’nin lehine, İP dahil diğer muhalefet partilerinin aleyhine. Kılıçdaroğlu “Kandil” çıkışı ile HDP’ye yönelik politika değişikliğinin olumsuz algısını yönetmeye çabalasa da söz konusu değişikliğin ne anlama geldiğini en iyi anlatan HDP oldu.

“Meşru muhatap” görmenin devamında gelen tezkere, HDP’nin marjinallikten kurtularak “iktidarın parçası olma” iddiasına destek verdi. CHP’nin kararının arkasında bu partinin yetkililerinin geniş müzakereleri var mı bilmiyorum. Ancak temel saikin, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 2023 seçimlerinde yenme arzusunun getirdiği hırslı ittifak siyaseti olduğu açık. Ancak bu siyasetin geldiği nokta, İP ve Genel Başkanı Akşener’i zorda bırakıyor.

Malum, Kılıçdaroğlu’nun İP ve SP, hatta toplamda 6 partiyi önemseyen bir siyaset yaptığı propagandası var. Halbuki iki temel konuda (aday ve politika belirlenmesi) Kılıçdaroğlu inisiyatifi kimseye bırakmıyor. Akşener’i cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçirdiği gibi, “İki büyükşehir belediye başkanından birisinin adaylığını desteklerim” açıklamasını da “Görevlerini yapsınlar” tavrıyla geçersiz kıldı.

Ortak adaylık konusunda mesafe alamayan Akşener, politikaların belirlenmesinde de Kılıçdaroğlu’nun peşinde sürükleniyor.

İP’in Söylem Sorunu

Milliyetçi-mukaddesatçı kesimleri önceleyen Akşener ve partilileri, CHP’nin HDP ile yakınlaşmasını sahada görüştükleri seçmene anlatamıyor. Zira CHP’nin HDP ile yakınlaşmasına dair tabanına kendisini anlatabileceği bir söylemi yok. Nitekim Akşener, HDP’yi PKK’nın yanında konumlandırdığı pozisyonuna geri döndü. Akşener’in çelişkisi net. İP, merkez sağ oylara iddialı şekilde yönelirken farklı seçmen kesimlerine ulaşmak için çok katmanlı ve muğlak bir söylem kullanıyordu. HDP ve milli güvenlik konularındaki gerilimlerden kaçıyordu.

Artık CHP’nin HDP ile yakınlaşması, terörle mücadelenin derin geçmişi olan bir ülkede politika tercihlerindeki muğlaklıkla geçiştirilemez.

İlginçtir bu zorlamayı yapan CHP oldu. Sahada önce “burası Kürdistan” çıkışıyla sıkıştırılan İP, en sonunda patlayıverdi. İP Başkanvekili Türkkan’ın şehit yakınına küfretmesinden bahsediyorum. İP’in yaşadığı bu sıkışmanın arkasında CHP’nin tezkereye hayır demesi ve HDP ile yakınlaşması bulunuyor. Akşener’in ulaşmaya çalıştığı seçmen kitlesi için tezkere ve HDP meselesi varoluşsal önemde. CHP’nin milliyetçilik anlayışındaki başkalaşım, milli güvenlik ve egemenlik konularında Akşener’i sıkıntıya sokuyor. Türkkan’ı “makamdan çekmekle” bu sıkışmışlıktan çıkılamaz. Akşener’in Kılıçdaroğlu karşısında düştüğü ikincil konum, merkez sağın ilk partisi olma iddiası ile hiç bağdaşmıyor.

[TÜHA Haber Ajansı, 10 Kasım 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.