enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,1888
EURO
9,8769
ALTIN
471,83
BIST
1.330
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Çok Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
17°C
Cuma Az Bulutlu
17°C
Cumartesi Gök Gürültülü
16°C
Pazar Çok Bulutlu
17°C

CHP’de Baykal’ı bile arayışa itecek kadar ne oldu?

CHP’de Baykal’ı bile arayışa itecek kadar ne oldu?
25.03.2021
0
A+
A-

UHA HABER / AKŞAM Gazetesi Yazarı Mustafa Kartoğlu, kaleme aldığı ‘CHP’de Baykal’ı bile arayışa itecek kadar ne oldu?‘ başlıklı köşe yazısında, CHP’de ‘iç muhalefet’in yeni olmadığını, Eskiden ‘hizip’ dendiğini, daha çok ‘sen yönetirsin, ben yönetirim’ mücadelesinin, ancak bugünkü durumun farklı olduğuna dikkat çekiyor.

Yazar Mustafa Kartoğlu, Ve CHP’de önce Deniz Baykal ekibini, sonra da Muharrem İnce‘yi dışlayan parti içi iktidar yapısına yönelik bir muhalefetin olduğunu söylüyor.

Bu muhalefetin, HDP ile işbirliğini ‘olmazsa olmaz’ gören bir grubun parti politikalarını belirlemeye başlaması ile ortaya çıktığını aktaran Mustafa Kartoğlu, İnce’nin yolunu ayırdığını ve ‘kimlerden ve neden ayırdığını’ madde madde açıkladığını hatırlatıyor.

Mustafa Kartoğlu, “Bir süredir CHP eski Genel Başkanı Baykal’a yakın isimlerin de ‘yeni parti’ arayışı içinde olduğu konuşuluyordu. Ankara’da bu trafiği yürütenlerin başında da eski Devlet Bakanı Mehmet Sevigen geliyor” diyor.

Sevigen’in, birkaç ay önce “partinin siyasette geldiği noktadan ve PKK/FETÖ ile ilişkilerinden rahatsız olanlar”dan söz ederek, “Baykal’dan onay beklediklerini” söylediğini hatırlatan Mustafa Kartoğlu, “Baykal kanadındaki son durumu, Ankara’da kapalı kapılar ardında olup bitenleri en iyi bilen isimlerden birine, 24 TV Parlamento Şefi Nagehan Akbulut‘a sordum. “Beklemedeler” dedi” ğini belitiyor.

Mustafa Kartoğlu,  yeni parti için Deniz Baykal’ın ABD’de bulunan kızı Aslı Baykal‘ın ismi üzerinde bir süre durulduğunu, ancak Deniz Bey istemediğine dikkat çekiyor.

Mustafa Kartoğlu,  Nagehan Akbulut’un, son durumu Sevigen’le konuştuğunu da belirterek, ‘ismini kullanma izni aldığını’ eklediğini ve söylediklerini şöyle aktarıyor:

“Deniz Bey’e yakın isimlerden bir grup oluşturuyoruz. Türkiye için söyleyecek sözü olanlar, eski milletvekilleri, belediye başkanları, örgüt yöneticileri… Bir hazırlık içindeyiz. Listeyi Deniz Bey’e sunacağız, ‘devam’ derse adım atacağız. Ya parti içinde mücadele ya da partileşme. Deniz Bey CHP’den ayrılmaya sıcak bakmıyor, parti içinde mücadeleyi tercih ediyor. CHP’deki arkadaşlarımız da bizim gibi rahatsızlık duyuyorlar.

Deniz Bey parti içinde kalın derse, biz de arkadaşlarımızla 4’lü, 5’li gruplar halinde tüm il ve ilçe örgütlerini dolaşacağız. Gördüğümüz yanlışları anlatacağız. Bu sırada parti içinde bir değişim anlamında sonuç ortaya çıkmazsa, yeni bir oluşum gündeme gelebilir. Bu, gerçek CHP, Atatürk’ün kurduğu, Ecevit’in, Baykal’ın çizgisinde bir oluşum olacaktır. Yaşayıp göreceğiz.”

AKŞAM Gazetesi Yazarı Mustafa Kartoğlu, yazısına şöyle devam ediyor:

“Baykal ekibinin İnce’ye katılma ihtimali var mıydı?

Nagehan, “Yok diyorlar” dedi.

Ancak Baykal ve İnce kanatlarının CHP yönetimine yönelik eleştirilerinin neredeyse tamamı ‘ortak’

Bu da bir güç birliğini ihtimal dışı bırakmıyor”.

‘İMAMOĞLU KENDİ İPİNİ ÇEKSİN!’

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 8 Mart Kadınlar Günü’nde ‘iki kadın genel başkan’ üzerinden kutlama mesajı yayınladığına da değinen Mustafa Kartoğlu, “İki kadın genel başkandan biri partisinin ittifak ortağı İyi Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener, diğeri de bizzat Akşener’in “terör örgütünün yanında” gördüğü HDP’nin eş Genel Başkanı Pervin Buldan‘dı” diyor.

Gözlerin, Millet İttifakı’nı oluşturan CHP ve İyi Parti’ye çevrildiğini anlatan Mustafa Kartoğlu, Milletvekilleri ve teşkilatlardan sosyal medya mesajlarının art arda geldiğini, Yavuz Ağıralioğlu’nun, “Cinayet şebekesine mesafesiz partinin siyasetçileriyle bizim genel başkanımızı yan yana getiremezsiniz” dediğini hatırlatıyor.

Mustafa Kartoğlu, “Ahmet Çelik, açıkça CHP’yi uyardı: “Biz de sizinle yollarımızı ayırırız.” Ancak bu ‘küçük kıyamet’ boyutunda kaldı. Zira parti yöneticilerinden ‘resmi’ bir tepki gelmedi”ğini belirtiyor.

Akşener de, “Arkadaşlarımızın çoğunluğu bu tweeti beğenmedi, fikirlerini ortaya koydular, ben de saygı duyuyorum” demekle yetindiğini söyleyen Mustafa Kartoğlu, şöyle dedi:

“CHP ile ‘uzlaşma’ kapısını açık tuttu. Akşener’in söylemediğini, “yollarımızı ayırırız” diyen İyi Parti Milletvekili Ahmet Çelik’in sahibi olduğu Yeniçağ gazetesi manşetinden söyledi: Haddinizi aşmayın!”

Mustafa Kartoğlu, CHP Sözcüsü Faik Öztrak‘ın da Akşener gibi ‘kapıyı açık tutma’ adına, konuyla ilgili sorulara karşılık ‘susma hakkı’nı kullandığını dile getiriyor.

“Peki iki partide kapalı kapılar ardında gerçekte neler oluyor?” diye soran Mustafa Kartoğlu, bunu yorumlamak için önce İmamoğlu cephesindeki durumu anlamak gerektiğine dikkat çekiyor.

Mustafa Kartoğlu, şöyle devam ediyor:

“İmamoğlu bence kendi içinde ‘tutarlı’… Zira belediye seçiminde kendisine biçilen ‘cumhurbaşkanlığı adaylığı’ hedefi üzerinde yürüyor. Belediye başkanı değil ‘parti genel başkanı’ ziyaretleri, açıklamaları yapıyor. Özellikle HDP ile ilişkilerde ve yurt dışı temaslarında. Bu yüzden, günün 8 Mart’a döndüğü gece yarısında, örneğin, belediye hizmet birimlerinde mesai yapan bir kadın çalışanı ziyaret ederek mesajını ‘çalışan kadınlar’ üzerinden verebilirdi. Ama iki kadın genel başkan üzerinden vererek, kendi ajandasının gereğini yaptı”.

“Şimdi gelelim, bunun iki partide nasıl bir karşılık bulduğuna…” diyen AKŞAM Gazetesi Yazarı Mustafa Kartoğlu, Akşener ve İyi Parti yönetiminin, CHP’ye ‘ikinci isimler’ üzerinden sert mesajlar vermeyi ve ittifakı sarsmamayı hedeflediğini, bu yüzden bir gözü de HDP’nin kapatılması ihtimalinde olduğa dikkat çekiyor.

Mustafa Kartoğlu,  zira seçime kadar bu gerçekleşirse CHP gibi Akşener de HDP yükünden kurtulmuş olacağını, ancak parti içinde bu süreci beklemeye tahammülü olmayanların sayısının az olmadığını, Akşener’in içeride ‘ikna görüşmeleri’ başlatmasının şaşırtıcı olmayacağının altını çiziyor.

CHP’de ise Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu önceki gün grup konuşmasında İmamoğlu’na açılan hakaret davasına değindiğini ifade eden Mustafa Kartoğlu,   “ama ‘tweet’e girmedi. Parti yönetiminden isimler yarım ağız “İmamoğlu’nun yaptığı gereksiz” dedi, ancak ‘polemiğe girmeme’ tutumunu sürdürdü”ğünü dile getiriyor.

Mustafa Kartoğlu, CHP’nin bir süredir, parti teşkilatlarındaki taciz iddialarına karşı da sürdürdüğü ‘yok sayarak unutturma’ politikası uyguladığını aktarıyor, Ama partili kaynaklara göre bugünkü susmanın nedeninin o olmadığını, Parti içinden gelen bir sese göre, “Bırakalım, İmamoğlu kendi ipini kendi çeksin” anlamına geldiğini ifade ediyor.

“Zira İmamoğlu’nun ‘kendini cumhurbaşkanı adayı yaptırma’ çabası Genel Merkez’de başından beri hoş karşılanmıyor” diyen Mustafa Kartoğlu, “bu ‘heves’  ittifak içinde kriz yaratacak noktaya ulaşınca ‘nahoşluk’ da büyüyor…” diyor.

WHATSAPP’TA KÖSTEBEK AVI!

“Cumhuriyet gazetesi, profesyonelliğin dışında, ilk gençliğimden bu yana ‘yayın politikalarına göre’ zaman zaman kesintiye uğratsam da, takip ettiğim bir gazete oldu” diyen Mustafa Kartoğlu, şöyle aktarıyor:

“Gazetenin editoryal köşelerinden ‘Siyaset Kulisi’nde ilginç şeyler yazılıyor bir süredir. 9 Şubat tarihli köşede, Sabah yazarı Melih Altınok‘un, eski ve FETÖ casusluk davasından ‘firari’ yayın yönetmeni Can Dündar‘ı referans göstererek “gazetenin ABD güdümüne girdiği” yorumuna tepki olarak, “Cumhuriyet gazetesi Can Dündar’ın trol gazeteciliğinden 7 Eylül 2018’de kurtulmuştur” denilmişti. Bence bu ifade, Can Dündar ve ‘cezaevindeki gazeteciler’ propagandasına yeterli cevaptı” değerlendirmesinde bulunuyor.

Mustafa Kartoğlu, aynı köşede, önceki gün de enteresan bir CHP kulisi olduğuna da değinerek, CHP’nin HDP üzerinden ‘saldırılar’a karşı, Saadet Partisi, DEVA ve Gelecek partileri ile Mustafa Sarıgül‘ün TDP’si üzerinden ittifakı genişletme çabalarından söz edildiğini hatırlatıyor.

“Enteresan olan bu değil” diyen Mustafa Kartoğlu,  “Bu strateji, trafik ve bilgi alışverişinin paylaşıldığı parti içi geniş katılımlı WhatsApp grubuna ‘köstebek’ sızmış! Durum, “istifa ettirilen AKP’li eski bir belediye başkanı”nın, son dönemde CHP’ye ilişkin Twitter paylaşımları bu grupta paylaşılanlarla örtüşünce fark edilmiş. WhatsApp grubunda ‘köstebek avı’ başlatılmış ama şüpheli bulunamayınca grup kapatılmış. Şimdi, ‘sağlam referansla’ gelen numaralar alınarak teyit ediliyor ve ‘davetli’ olarak gruba kaydediliyormuş. CHP, bir ara seçim sonuçlarını da ‘ajanslardan önce’ toplamaya niyetlenmişti ya…Ben de niye enteresan bulduysam…” şeklinde noktalıyor.

HABER : Ataner YÜCE &% Emekli TRT Muhabiri

[UHA Haber Ajansı, 25 Mart 2021]

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.