enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:00 İzmir’de akşam saatlerinde başlayan kuvvetli fırtına ve gök gürültülü sağanak etkili oldu…
15:20 Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na 3 bin 635 subay ve astsubay alınacak
12:01 Türkiye, 6 Şubat deprem bölgesinde dev dönüşüm
11:51 Muhittin Böcek dahil 41 kişi için iddianame hazırlandı
11:13 Yeni bir sosyal devlet destanı yazmak için Cumartesi günü Aydın’daydık!
07:24 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Nizaryalı mevkidaşı Yusuf Maitama Tuggar ile bir araya gelecek
07:04 İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ABD ile LNG anlaşması nedeniyle Rus gazı alımını sonlandırdığı iddialarını yalanladı
06:52 Mesafe Giderek Açılıyor
06:50 Normatif Güçten Sert Jeoekonomiye: Gri Alanda Kalmanın Maliyeti
06:22 Suriye’de PKK/YPG’nin Sonuna Doğru
06:12 Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı
05:45 Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) raporuna göre: Su Döngüsündeki Düzensizlik Toplumları Tehdit Ediyor
00:04 Soykırımcı, katil İsrail’in ateşkese rağmen yaptığı ihlaller ve katliamlar
00:47 Yazar Yavuz DONAT yazdı: Atatürk’ün basın toplantısı…16 Ocak…
20:47 Tugay: Uğur Mumcu’nın ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor
20:05 Aydın Şehir Hastanesi hizmete açıldı
19:47 Uğur Mumcu ölümünün 33. yılında anıldı
07:44 Kitap: Avcı Kekliği ‘Evveli Aşk, Ahiri Aşk Vesselam’
07:42 ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: “Uzun süredir yapılan yatırımlar 2026’da devreye girmeye başlayacak”
06:27 ASELSAN tarafından üretilen Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi HTRS 100, Şam’da uçuş güvenliğini sağlayacak
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Amerika’nın Ticaret Savaşında Son Durum

Amerika’nın Ticaret Savaşında Son Durum
A+
A-

Trump’ın ticaret politikalarıyla yüksek gümrük vergileri kalıcı hale gelirken, küresel ticarette yeni bir dönem başlıyor. Trump doktrini, serbest ticareti sona erdirip Amerikan tüketicisine yüksek maliyet yükleyebilir. Ticaret savaşlarının yeni cephesinde, anlaşmalar kadar belirsizlikler de artıyor.

 

 

 

 

 

 

Kadir ÜSTÜN, SETA Washington D.C. Koordinatörü

Başkan Trump’ın yüksek gümrük vergileri uygulayarak başlattığı ticaret savaşlarında yeni bir dönemece yaklaşıyoruz. Trump’ın Amerika’nın ‘Kurtuluş Günü’ olarak ilan ettiği 2 Nisan’da bütün ülkelere standart %10 ek vergi ve ABD’yle ticaret açığı olan ülkelere de bu oranın üstüne büyük rakamlar açıklamıştı. Piyasaların verdiği sert tepki sonrasında Kanada, Meksika, AB, Japonya ve Çin gibi ülkelerle ikili ticaret anlaşması yapılmasına fırsat vermek tekrar bu vergileri ağustos ayında tekrar yürürlüğe girmek üzere ertelemişti. Şimdiye kadar Endonezya ve Japonya gibi ülkelerle ticaret anlaşmaları açıklanmasına karşın diğer ülkelerle anlaşmaya varılacağına dair çok güçlü işaret yok. Trump anlaşmalara daha fazla zaman tanımaz ve ek gümrük vergilerini yürürlüğe koyarsa, ticaret savaşının yüksek gümrük vergilerini normalleştirdiği bir döneme girmiş olacağız.

Endonezya ve Japonya Ticaret Anlaşmaları

Amerikan piyasaları Trump’ın ek vergi açıklamaları karşısında son derece inişli çıkışlı günler geçirmişti. Piyasaların tepkisi karşısında geri adım atan Trump, %10 standart ek gümrük vergisini normalleştirmeyi başarmış oldu. En son açıklanan Japonya’yla ticaret anlaşmasına piyasaların verdiği olumlu tepkiye bakılacak olursa, uygulanacak %15’lik ek vergi oranı kabullenilmiş görünüyor. Bu açıdan Trump’ın önce şok etkisi yapacak astronomik rakamlar açıklayarak pazarlığı yüksek yerden başlatma taktiğinin başarılı olduğu söylenebilir. Ancak Amerikan ekonomisinin bölgesel ve küresel ekonomiye entegrasyon seviyesi çok yüksek olduğu için gümrük vergi oranlarının yüksek olmasının maliyetinin büyük oranda Amerikan tüketicisine yükleneceği biliniyor. Trump’ın gel-gitleri sayesinde şimdiye kadar ek gümrük vergilerinin etkisini nispeten az hissedildi ancak vergilerin Ağustos itibariyle kalıcı hale gelmesi Amerikan ekonomisini etkileyecek.

Trump’ın yüksek gümrük tarifelerini Amerikan şirketlerini avantajlı konuma getirecek ticaret anlaşması yapabilmek için kullandığı biliniyor. Endonezya ve Japonya’yla yapılan anlaşmalara bakıldığında, Amerikan şirketlerinin ve ürünlerinin girişini kolaylaştıran maddeler dikkat çekiyor. Endonezya Amerikan ürünlerinin ülkeye girişinde uygulanan gümrük vergilerinin %99’luk bir kısmını iptal ederken bunun karşılığında Trump’ın uygulayacağını açıkladığı %35’lik tarife yerine %19’luk bir orana razı oldu. Bu oran Filipinler (%19) ve Vietnam’la (%20) varılan anlaşmadaki oranlarla da hemen hemen aynı. Japonya’yla varılan anlaşmaya göre ise Trump’ın tehdit ettiği %25 oranından %15’e iniliyor. Japon arabalarının tabi olacağı bu oran, Amerikan araba üreticilerinin halihazırda tabi olduğu ve Kanada ve Meksika’yla anlaşma olmazsa kalıcı hale gelecek olan %25 oranının altında. Dolayısıyla ABD’nin sınır komşularında üretim yapan Amerikan oto üreticileri, yeni bir düzenleme gelmezse Japon üreticilere göre daha dezavantajlı duruma düşebilir.

Endonezya’yla yapılan anlaşmanın ana çerçevesi açıklandı ancak ortada henüz detaylı bir resim olmaması hangi sektörlerin nasıl etkileneceğine dair bir fikir vermiyor. Japonya’yla yapılan anlaşmada ise 550 milyar dolarlık Japon yatırım fonu oluşturulacağı ve Amerikan tarafının bu fonu farklı projelerde kullanılmak üzere koordine edeceği açıklandı. Japon tarafından yapılan açıklamada ise bu fonun ikili ticareti kolaylaştıracak şekilde kullanılacağına dair ibareler var. Bu durumda Trump’ın ABD’ye büyük yatırım sağladığı şeklinde kamuoyuna yansıtmak istediği bu fonun etkisinin ne olacağını da bekleyip görmek gerekecek. Her iki anlaşmanın detayları zaman içerisinde belli olacak ve ikili ticarette yarattığı etkiyi anlamak için yıllar geçmesi gerekecek. Piyasaların bu anlaşmaları olumlu karşılamasının ana nedeni ise bir çerçeve sunmaları ve şirketlerin ve yatırım fonlarının önünü görmelerini sağlaması. Bu anlaşmalar sonrasında Trump’ın açıkladığı astronomik oranlara göre çok daha ‘makul’ görülen %15-%20 seviyelerindeki ek vergilerin kalıcı olacağı kesinleşmiş oluyor.

Serbest Ticaretin Sonu mu?

Trump’ın ticaret savaşlarında anlaşmaya zorladığı büyük aktörlerden sadece Japonya’nın bir anlaşma sağlamış olması, ağustos ayına ilişkin endişeleri artırıyor. AB, Kanada, Meksika ve Çin’le anlaşma açıklanmazsa ve Trump söylediği gibi çok yüksek oranda gümrük tarifesi uygulamaya başlarsa, bu ülkeler de ister istemez cevap vermek zorunda kalacak. Karşılıklı gümrük bariyerlerinin artırılması da küresel ekonomiye daha fazla şok etkisi yapabilir. AB’yle Japonya benzeri bir anlaşma sağlanırsa uluslararası piyasaların daha sakin cevap vermesi beklenebilir ancak Çin’le anlaşma daha uzak bir ihtimal görünüyor. Çin Washington’ın açıkladığı %145’lik gümrük vergisi oranına nadir elementlerin ihracatına sınırlama koyarak cevap verince, Trump geri adım atmak zorunda kalmıştı. Çin harici ülkelerle bir şekilde anlaşmalar yapılsa bile, uluslararası ticarette yüksek gümrük vergisi döneminin kabullenildiği bir döneme giriyoruz.

Amerikan tüketicisi daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalırken diğer ülkelerin kendi aralarındaki ticaret bağlarını daha fazla güçlendirmesi de kaçınılmaz hale geliyor. Bu bağlamda Amerika’nın öteden beri kendi çıkarına gördüğü uluslararası ticarette bariyerlerin azaltılması ve serbest ticaretin artırılması yaklaşımından kesin bir şekilde ayrıldığını söylemek mümkün. Önümüzdeki dönemde uluslararası ticaret rejimini belirleyecek olan bu yeni politika, kâğıt üzerinde Amerika’nın çıkarına görünen birçok anlaşmayla Amerikan kamuoyuna kabul ettirilmeye çalışırken ekonomiye uzun vadeli etkisinin tüketici lehine olacağını söylemek zor. Amerikan ekonomisinin mevcut yapısal koşulları dikkate alındığında, gümrük tarifelerinin artırılması gibi serbest ticareti zorlaştıracak adımların atılmasının ABD çıkarına olduğunu söylemek zor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.