enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:49 Savaş 110 km uzakta ama Van’da haberler “masabaşı”
14:14 SAHA İstanbul Elektrik ve Elektronik Komitesi Mart Ayı Toplantısı
13:48 Irak’ta İstikrarın Sonu mu? ABD‑İsrail’in İran’a Saldırısının Yansımaları
12:57 Dışişleri Bakanı Fidan, “Savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz”
22:31 Bakan Uraloğlu: Ramazan Bayramında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek yüksek hızlı tren seferi düzenlenecek
22:07 Dışişleri Bakanı Fidan, “Netanyahu hükümeti Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürüyor”
21:01 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Türkiye, bugün içeride ve dışarıda hayal edilen şeyleri başarmaya, gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor
20:11 Devlet Bahçeli’den tarihçi ve yazar İlber Ortaylı için taziye mesajı
10:04 Yurt genelinde sıcaklıklar artıyor
09:30 “Türkiye’nin gazı kesilebilir”
19:24 Türkiye–Azerbaycan İş Birliği ve Türk Dünyası üzerine ‘Yuvarlak Masa’ toplantısı
17:09 Güvenlik kaynakları: Türkiye savaşın tarafı değildir
16:44 İlber Ortaylı hayatını kaybetti
13:12 MSB: İran’dan ateşlenen mühimmat imha edildi
13:08 CENTCOM: Irak’ta düşen ABD uçağında 4 mürettebat öldü
12:18 Bölgemiz yine savaş alanına döndü…
09:03 İstiklal Marşı 105 yaşında
12:59 Okullarda ikinci ara tatil bugün başlıyor
10:46 8 ülkenin bakanlarından Mescid-i Aksa hakkında ortak bildiri
23:20 Küresel Güç Rekabeti ve Bölgesel Jeopolitik Süreçlerde Türk Teşkilatı’nın Rolü
TÜMÜNÜ GÖSTER →

WSJ: TCMB, yanlış sıradışı politikayı uyguluyor, liradaki çalkantı uzun süre devam edebilir

WSJ: TCMB, yanlış sıradışı politikayı uyguluyor, liradaki çalkantı uzun süre devam edebilir
23.03.2021
A+
A-

TÜHA HABER / Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Türkiye’nin faizleri aşağı çekerek enflasyonu düşürmek yönündeki sıradışı politikasının başarılı olma şansının çok düşük olduğunu ve Türk lirasının daha uzun bir süre çalkantılı bir dönemden geçebileceğini yazdı.

WSJ muhabiri Jon Sindreu’nun yazdığı “Türkiye’nin Merkez Bankası yanlış sıradışı politikayı uyguluyor” başlıklı analizde, faizleri düşürerek enflasyonun aşağı çekilmesi yönündeki görüşün Türkiye açısından ne kadar uygulanabilir bir politika olduğu mercek altına alındı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma akşamı sürpriz bir kararla Naci Ağbal’ı Merkez Bankası Başkanlığı görevinden alarak, yerine Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu’nu atadı. Bu karar, Türk varlıklarına satış getirdi ve lira, dolar karşısında yüzde 8’in üzerinde değer kaybetti.

Analistler, Ağbal’ın görev yaptığı sürede faizlerin yüzde 10,25’ten yüzde 19’a kadar yükseltildiği sıkı para politikasında değişikliğe gidileceğine dair kaygıların lira üzerinde baskı oluşturduğunu söylüyor. Erdoğan, ekonomi dünyasında genel kabul gören görüşün aksine, enflasyonun aşağı çekilmesi için faizlerin düşürülmesi gerektiğini savunuyor.

WSJ’deki analizde, dünya genelinde büyümenin yavaş, enflasyonun yüksek olduğu durumlarda etkisiz kaldığı görülen para politikası bağımsızlığının öneminin “olduğundan fazla abartıldığı” ve son dönemde yatırımcıların hükümetler ile merkez bankaları arasında koordinasyon sağlanmasının avantajlarını görmeye başladıkları belirtildi.

‘Faiz indirimleri olasılık dahilinde’

Ancak bu durumun Türkiye açısından çok da geçerli olmayabileceği yorumu yapıldı ve şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin sorunu, Merkez Bankası’nın (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan’ın kontrolü altında olmasından çok, Erdoğan’ın bu kontrolü kötüye kullanmasından kaynaklanıyor.

“Faizlerin artırılmasının enflasyonu dizginleyeceği yönündeki genel görüş birliğinin aksine Erdoğan, faizlerin artırılmasının şirketlerin borçlanma maliyetlerini artıracağına inanıyor.

Muhtemelen Ağbal’ı da bu yüzden görevden aldı. Kavcıoğlu’nun yazdığı köşe yazılarında Erdoğan ile aynı görüşte olduğu görülüyor ve faizleri indirmeye başlaması olasılık dahilinde.”

Analizde, Batılı ülkelerde faizlerle enflasyon arasında teoride kurulan bağın pratikte çok da güçlü olmayabileceği ancak kur şoklarının görüldüğü gelişmekte olan ülkeler için durumun farklı olduğu öne sürüldü.

Sindreu, gelişmekte olan ülkelerde para biriminin değer kaybetmesinin ithal malların maliyetini artırdığını ve bu nedenle de merkez bankalarının odaklandığı konunun da para biriminin değeri olduğunu yazdı.

ERDOGAN

‘Rezervler eksi 20 milyar dolarda’

Sindreu, “Para birimini güçlendirmek için de en önemli araç faizlerin artırılması. Ekonomistlerin de yeniden değerlendirmeye başladığı gibi kur çıpası ve sermaye kontrolleri gibi daha az geleneksel politikalar da yardımcı olabilir. Ancak bunun için bu politikaların tutarlı bir şekilde uygulanması gerekiyor. Türkiye, bu tarz politikaları uzun vadeli bir kur stratejisinin parçasından ziyade, piyasalardaki paniği bastırmak için kaotik bir şekilde kullandı” dedi.

Analizde, Türkiye’nin döviz rezervlerinin eksiye düştüğü değerlendirmesine de yer verildi.

Merkez Bankası’nın Kasım ayında faiz artırımlarına başlamadan önce rezervlerden ayda ortalama 4 milyar dolarlık döviz satışı yapıldığını yazan Sindreu, Türkiye’nin swap işlemleri çıkartıldığında net rezervlerinin eksi 20 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktardı.

Ekonomistler ve muhalefet, 2018 yılındaki kur krizinden bu yana Türkiye’nin döviz kurunu aşağıda tutmak için rezervlerinden satış gerçekleştirdiğini öne sürüyor. Son olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin rezervlerinin eski 47 milyar dolara gerilediği öne sürüldü.

Erdoğan ise bu iddiaları reddetti ve rezervlerin 95 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyledi.

Ancak Erdoğan, eldeki rezervlerin önemli bir bölümünün “ekonomik tuzaklarla mücadele ederken salgın bahanesiyle yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere” karşı kullanıldığını belirtti.

[TÜHA Haber Ajansı, 23 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.