enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:05 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Uluslararası Yatırımların Keyfi Kaçık

Uluslararası Yatırımların Keyfi Kaçık
30.06.2021
A+
A-

Geçen yıl küresel doğrudan yatırımlar yüzde 35 küçülerek 1.5 trilyon dolardan 1 trilyona geriledi. Türkiye pandemi öncesi gerileyen payını yüzde 1.5’lik bir hedefle tekrar gündemine aldı.

Doç. Dr. Nurullah GÜR & SETA Ekonomi Araştırmaları Direktörü

Koronavirüs 2020’de küresel ekonomiyi yakıp yıktı. Geçen yıl küresel ekonomi yüzde 3.5, küresel ticaret ise yüzde 9 daraldı. Hasar, uluslararası doğrudan yatırımlarda (UDY) daha büyük. UDY’ler 2020’de yüzde 35 küçülerek 1.5 trilyon dolardan 1 trilyona geriledi. Düşüşün bu kadar sert yaşanması sürpriz değil. UDY’ler 2015 ve 2016 yıllarında 2 trilyon doların üzerinde seyrettikten sonra ivme kaybetti. Korumacı politikalar ve teknolojik gelişmelerin yanı sıra Brexit gibi siyasi şoklar UDY’lerdeki düşüşü tetikledi. Bu denkleme bir de koronavirüs eklenince gerek sıfırdan yatırımlar gerekse şirket birleşme ve satın almaları kanalıyla gerçekleşen UDY’lerdeki azalma hız kazandı.

HEDEF 2023’TE YÜZDE 1.5’E ULAŞMAK

Türkiye’nin küresel UDY pazarındaki payı 2002’de yüzde 0.2’ydi. Siyasi ve ekonomik istikrarın yatırımcıları cezbetmesinin yanı sıra özelleştirme dalgasıyla birlikte bu pay yüzde 1.4’e kadar çıkmıştı. 2014-2015 dönemi sonrasında artan jeopolitik ve ekonomik risklerin etkisiyle payımız yüzde 1’in altına düştü. Yatırım Ofisi’nin açıkladığı uluslararası doğrudan yatırım strateji belgesine göre, 2023’te küresel pazar payımızı yüzde 1.5’e çıkartmayı hedefliyoruz. Yüksek katma değerli, bilgi-yoğun ve nitelikli istihdam sağlayan yatırımlar önceliğimiz. Düzenleme mekanizmalarını, iş ortamını ve tedarikçi altyapısını yeşil ekonomik dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlaştırarak yeni nesil UDY’leri çekme noktasında akran ülkelere karşı avantaj kazanmak istiyoruz.
Küresel trendler ve jeopolitik gelişmeler düşünüldüğünde, yüzde 1.5’lik pazar payı hedefi iddialı görülebilir. Ama Türkiye’nin bu potansiyele sahip olduğunu da kimse inkâr edemez. Üretim çeşitliliği, coğrafi avantajları, yenilenen altyapısı ve yetişmiş insan gücü Türkiye’yi cazip kılıyor. Bu potansiyeli gerçeğe dönüştürebilmek için öncelikle makro ekonomik istikrarı yeniden tesis etmek gerekiyor. Yatırımcıların gözündeki algısı son yıllarda kötüleşen hukuk sistemi, düzeltilmesi gereken bir başka alan. Kamunun sağladığı destek mekanizmasının daha seçici hale getirilmesi de hem uluslararası yatırımların miktarının artması hem de yatırımların niteliğinin bizim beklentilerimizi karşılaması açısından anahtar bir role sahip.

FED’İN ENFLASYONLA İMTİHANI

ABD 13 yılın en yüksek enflasyonunu yaşıyor. Yüzde 5’i gören enflasyon Fed’i sıkıştırmaya başladı. Hızlı toparlanma ve yüksek enflasyon sonrası Fed, para politikasına dair yol haritasını güncellemeye çalışıyor. Sarsıntıları engellemek için politika değişimini düzgün bir iletişimle piyasalara anlatmak lazım. Şu ana kadar iletişimde doğru frekans tutturabilmiş değil. Fed’in verdiği sinyaller karışık.

ARZ ENFLASYONU VAR

ABD’deki mevcut enflasyonun tehlikeli seviyelerde olduğunu söyleyemeyiz. İktisat literatüründe bu seviyedeki bir enflasyonun ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğine dair yeterli ampirik kanıt yok. Gidişatın ABD’yi 1970’lerdeki gibi bir enflasyona sürükleyeceğine ihtimal verilmiyor. Kısmen bir arz enflasyonu olduğu doğru. Ancak, eğer salgın yeni bir büyük dalga yapmazsa, arz koşullarının yavaş yavaş normale dönmesi muhtemel. Yine de Fed’in para politikasının sıkılaştırılmasına yönelik finans piyasalarından gelen baskıya çok fazla direneceğini düşünmüyorum. Eylül 2021–Haziran 2022 döneminde tahvil alımlarının azaltılmasında ciddi bir mesafe kat edilebilir. Haziran- Eylül 2022 arası ise faiz artışının sinyalleri gelebilir. Fed’in para politikasındaki sıkılaşmayı erkene çekme ihtimalinin artmasında sadece enflasyon endişesinin etkili olduğunu düşünüyorum. Ultra gevşek para politikasına uzun süre devam etmek, varlık fiyatlarını şişirebiliyor. Ayrıca bu politika tercihi, piyasadaki mevcut şirketlere – özellikle büyük ve verimsiz olanlara- yeni şirketler karşısında finansman avantajları sağlayabiliyor. Verimsiz büyük şirketleri yok yere koruyan hormonlu finansman olanakları rekabeti engelleyerek ekonomik dinamizme zarar veriyor. Fed’in parasal sıkılaşmayı erkene çekmesi ihtimali, gelişen ülkelere yönelik baskıyı arttıracaktır. Bazı gelişen ülkeler (Rusya, Meksika ve Brezilya) faizleri arttırarak, bazıları (Doğu Asya ülkeleri) ise rezervlerini güçlendirerek kendilerini koruma altına almaya çalışıyorlar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.