enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
22:31 Bakan Uraloğlu: Ramazan Bayramında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek yüksek hızlı tren seferi düzenlenecek
22:07 Dışişleri Bakanı Fidan, “Netanyahu hükümeti Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürüyor”
21:01 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Türkiye, bugün içeride ve dışarıda hayal edilen şeyleri başarmaya, gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor
20:11 Devlet Bahçeli’den tarihçi ve yazar İlber Ortaylı için taziye mesajı
10:04 Yurt genelinde sıcaklıklar artıyor
09:30 “Türkiye’nin gazı kesilebilir”
19:24 Türkiye–Azerbaycan İş Birliği ve Türk Dünyası üzerine ‘Yuvarlak Masa’ toplantısı
17:09 Güvenlik kaynakları: Türkiye savaşın tarafı değildir
16:44 İlber Ortaylı hayatını kaybetti
13:12 MSB: İran’dan ateşlenen mühimmat imha edildi
13:08 CENTCOM: Irak’ta düşen ABD uçağında 4 mürettebat öldü
12:18 Bölgemiz yine savaş alanına döndü…
09:03 İstiklal Marşı 105 yaşında
12:59 Okullarda ikinci ara tatil bugün başlıyor
10:46 8 ülkenin bakanlarından Mescid-i Aksa hakkında ortak bildiri
23:20 Küresel Güç Rekabeti ve Bölgesel Jeopolitik Süreçlerde Türk Teşkilatı’nın Rolü
22:38 ABD ve İsrail’in Saldırıları, İran’ın Misillemeleri: Mühimmat Üretimi, Stok Derinliği ve Siyasi Dayanıklılık Testi
22:18 Savaş Nereye Gidiyor?
22:04 ABD/İsrail-İran Savaşı: Durum Değerlendirmesi
21:49 Hamaney’in “Büyük Şeytan” Doktrini: İran Dış Politikası ABD Algısı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye olmadan asla!

Türkiye olmadan asla!
09.02.2025
A+
A-

Yunan ve Rumları anlamak, ne yapmak istediklerini, ne düşündüklerini ve neyi hedeflediklerini kestirebilmek için onları iyice tanımak gerekiyor. 

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Ata Atun ile Kıbrıs Sorunu Üzerine Röportaj | TUİÇ Akademi

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Bilenler bilir ama bilmeyenlere anlatalım; Yunanlar ve Rumlar, arkalarına güçlü bir devlet veya devletleri aldıklarından emin oldukları vakit, kendilerini dünyanın en güçlü milleti zannederler. Üstesinden gelemeyecekleri ve de çözemeyecekleri hiçbir sorun olmadığına, ordularının karşısında hiç kimsenin duramayacağını inanırlar. Hem de ciddi ciddi… 

Zannederler ki rakip gördükleri bir devlete kazık attıkları vakit, gerginlik yarattıkları zaman, savaşa hazırlanıyorken bu güçlü devlet veya devletler, kendileri uğruna rakip gördükleri devlet ile savaşa girecek ve kendilerine arka çıkacak! 

Bu güçlü devletin/devletlerin, Yunan veya Rumların çıkarları uğruna evlatlarını feda etmeyeceklerini, kendileri uğruna savaşmak için büyük maliyetleri göze almayacaklarını akıllarına getirmek istemezler ve bu olasılığa asla inanmazlar.  

İlginç millettirler vesselam! Kendilerini medeniyeti yaratan ve temelini oluşturan “tüm ırkların üstünde, seçkin bir ırk” zannederler. Onlardan daha iyisinin olmadığına inanırlar ve geri kalan herkesin Yunan ve Rumların uğruna kendilerini ateşe atmaktan çekinmeyeceklerini zannederler. 

Yunanistan’ın 1 Ocak 1981 tarihinde AB’ye kabul edildikten sonra, periferik ülkelerin AB’ye katılımı sürecinde AB’ye adeta şantaj yaparak, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de bu genişleme süreci içinde AB’ye alınmaz ise 3. genişleme sürecini tümü ile veto ederim” baskısı ile Kıbrıs Rumlarının 1 Mayıs 2004 tarihinde AB’ye kabul edilmesini sağlamasının tek nedeni, arkalarına AB’yi alarak Türkiye’yi Adalar Denizinden, Doğu Akdeniz’den ve Kıbrıs’tan atmak/dışlamaktı.   

Başlangıçta bu strateji birazcık işe yarıyor gibi gözükse de, sonraki yıllardaki yaşananlar ve gelişmeler “yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözünü doğru çıkardı ve AB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin arkasında durmaktan vazgeçti. 

Dışişleri Bakanlığı'ndan Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail arasındaki anlaşmaya tepki

Şimdilerde ise Kıbrıs Rumları bütün ümitlerini ABD’ye bağladılar. ABD ile Stratejik İşbirliği anlaşması imzalayıp, adeta Güney Kıbrıs’ı ABD’ye ve İsrail’e teslim ettiler. Zannediyorlar ki, Türkiye ile dalaşırlarsa, ABD ve İsrail arkalarında duracak, Amerika’nın ve İsrail’in evlatları, kendileri uğruna Türkiye ile savaşa girecek ve hayatlarını kaybetmeyi göze alacaklar! 

Öte yandan, Kıbrıs Rum Yönetimi, uzun yıllardır Kıbrıs adasının güneyini Girit’e oradan da Yunanistan üzerinden de AB’nin enterkonnekte sistemine bağlayacak bir su altı elektrik kablosu bağlantısını (Great Sea Interconnector/GSI) hayata geçirmek için çırpınıyor. Kıbrıs Rum Yönetimin ABD’ye Güney Kıbrıs’ı teslim etmesinin nedenleri içinde, öncelikle Kıbrıs adasından, sonra da Doğu Akdeniz’den Türkiye’yi atmak yer alırken, Güney Kıbrıs ile Girit’i su altından elektrik kablosu ile bağlamak da yer alıyor.   

Onlar öyle düşünüyor düşünmesine ancak AB bu projeye 2 milyar Avro yatıracağını deklare etse de bir müddet sonra da vazgeçtiğini söyledi. Ardından ABD de bu projenin rantabl olmadığını, ABD’li şirketlerin de bu projede yer almayacaklarını resmen açıkladı.  

TASAM | Türkiye-Libya Deniz Yetki Sınırı Anlaşması ve Türkiye'nin Do...

AB’nin ve ABD’nin bu projeden desteğini çekmesinin tek bir nedeni var. O da Türkiye ile Libya arasında “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakat Muhtırası”nın 5 Aralık 2019 tarihinde ve “Güvenlik ve Askeri Iş birliği Mutabakat Muhtırası”nın da 21 Aralık 2019 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesi. 30 Eylül 2020 tarihinde de Birleşmiş Milletlerin resmen Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz sınırı anlaşmasını tescil etmesi. 

Bu Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasının ilanın ve BM tarafından tescil edilmesinin, halk dilindeki açıklaması çok açık ve net. Koordinatları ve sınırları belirtilmiş ve BM tarafından onaylanmış Türkiye ile Libya’yı birleştiren kıta sahanlığı içinden yani denizin tabanı üzerinden Türkiye’nin izni olmadan elektrik kablosu, su borusu, internet omurga kablosu, doğalgaz veya petrol borusu ve de benzeri hiçbir cisim geçemez…      

*** 

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN 

KKTC Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu Üyesi 

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.