enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:36 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
08:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
08:17 Turizme savaş darbesi
07:31 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
07:12 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
00:58 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:42 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu, “Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:08 Made in EU Nedir?
00:06 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
11:01 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:31 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:46 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:06 (UHA) Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
22:24 ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ‘salon düzeni’ krizi
22:11 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türk-Yunan Anlaşmazlığında Çatışma Riski Ne Kadar Yüksek?

Türk-Yunan Anlaşmazlığında Çatışma Riski Ne Kadar Yüksek?
02.09.2020
A+
A-

TÜHA HABER / SETA Enerji Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Kemal İNAT, Doğu Akdeniz’de Türkiye ile Yunanistan arasında bir silahlı çatışma yaşanırsa bunun müsebbibinin başta Fransa olmak üzere Atina’ya destek veren AB ülkeleri olacağını açıkladı.

 Prof. Dr. Kemal İNAT, Türk-Yunan Anlaşmazlığı konusunu (UHA) Uluslararası Haber Ajansı’na değerlendirerek,  Savaşın, devletlerin bazı durumlarda ülkelerinin çıkarlarını korumak için başka yol kalmadığını düşündüklerinde başvurdukları bir yöntem olduğunu ifade etti.

Dünya tarihinin sayısız savaşlarla dolu olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kemal İNAT, bu savaşlarda nükleer silahlar dâhil olmak üzere her türlü araçların kullanılması sonucu milyarlarca insanın hayatını kaybettiğini söyledi.

Prof. Dr. Kemal İNAT, “En son doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle 80 milyona yakın insanın hayatını kaybettiği İkinci Dünya Savaşı’nda şahit olunan büyük yıkım da insanlığın bundan sonra yeni savaşlara girişmesine engel olmadı” dedi.

Güç politikasının en kaba biçimi olan savaşın değişik türleri olduğu gibi, savaş olarak adlandırılmayan silahlı çatışma biçimleri de söz konusu olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Kemal İNAT, “Yani bir ülkenin başka ülkeye karşı silah kullanımını da içeren güç politikası her zaman savaşa kadar varmaz. Araya başka devletlerin ya da uluslararası örgütlerin girmesiyle silahlı çatışma ya da diğer gerginlikler savaşa varmadan sona erdirilebilir. Dünya politikasında bunun çok sayıda örneği vardır. Genellikle sınır anlaşmazlığına sahip ülkeler arasında bu tür çatışma ve gerginlikler yaşanır ama çoğu zaman bunlar büyük bir savaşa dönüşmez” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Kemal İNAT, Türkiye ile Yunanistan da bu türden sınır anlaşmazlıklarına sahip ülkeler arasında yer aldıklarına dikkat çekerek, Türkiye’nin kıyılarına çok yakın Yunan adaları nedeniyle iki ülke arasında gerek karasuları ve hava sahası gerekse kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarının belirlenmesi meselesinin ciddi bir sorun olarak karşımıza çıktığına işaret etti.

“Batı Trakya’dan Kıbrıs’a ve Fener Rum Patrikhanesi’nin statüsüne uzanan birçok başka sorunun neden olduğu negatif atmosfer de bu meselelerin rasyonel bir düzlemde çözümünün önünde engel oluşturuyor” değerlendirmesinde bulunan Prof. Dr. Kemal İNAT,  “Lozan Anlaşması’na aykırı olarak bazı adaları silahlandıran Yunanistan’ın Ege’nin yarı kapalı bir deniz olduğu gerçeğini hesaba katmayarak karasularını 12 mile çıkarmak istemesi, hava sahasını 10 mil olarak uygulama konusundaki ısrarı ve adaların da karasuları dışındaki deniz yetki alanlarına sahip olduğu iddiası Türkiye ile gerginliğin ana kaynağını oluşturuyor” ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Kemal İNAT, Karasularının 12 mil olarak uygulanmasının Ege’yi bir Yunan gölü hâline getireceğini ve Türk gemilerinin serbest seyrüseferini bile imkânsız kılacağı için Türkiye’nin, Atina’nın bu yönde atacağı adımı savaş sebebi sayacağını ilan ettiğini ve buna rağmen Yunanistan’ın zaman zaman bu meseleyi gündeme getirmesinin iki ülke arasında gerginliği artıran nedenlerden birisi olduğuna dikkat çekti.

Atina’nın mevcut 6 mil karasuları sınırlarına ters bir şekilde hava sahasını 10 mil olarak uygulama ısrarının da iki ülke savaş uçaklarının kamuoyu tarafından yakından bilinen “it dalaşı” diye adlandırılan gerginliğe sürüklenmesine yol açı(yor) tığını ki buradan da Türkiye ile Yunanistan arasında bir sıcak çatışma çıkması riskinin her zaman söz konusu olduğunu açıklayan Prof. Dr. Kemal İNAT,  “Türk-Yunan ilişkilerinde bugünlerde gerginliğe neden olan kıta sahanlığı sınırlarının belirlenmesi sorunu da yeni bir mesele değildir. Bugün gerginlik, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ın batısından Girit-Rodos-Meis hattına uzanan bölgede söz konusu olsa da Ege’deki kıta sahanlığı anlaşmazlığı daha büyük bir soruna işaret etmektedir” dedi.

Prof. Dr. Kemal İNAT,  “Yunanistan’ın uluslararası yargı kararlarını görmezden gelerek Ege ve Doğu Akdeniz’deki adalarının da anakara ülkesi gibi kıta sahanlığı ve MEB sahibi olacağını iddia etmesi, bu adaların Türkiye kıyılarına yakınlığı nedeniyle, bölgede en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye’nin bu deniz alanlarından tamamen mahrum bırakılması anlamına gelmektedir. Bu da Ankara’nın kabul edeceği bir durum olmadığı için Türkiye, KKTC ve Libya ile anlaşmalar imzalayarak kendi kıta sahanlığını sınırlandırma yoluna gitmiş ve uluslararası deniz hukukunun öngördüğü üzere Yunanistan ve diğer bölge ülkelerine de hakkaniyet esasına dayalı bir sınırlandırma anlaşması yapma teklifinde bulunmaktadır” şeklinde aktardı.

Ankara’nın bu teklifine rağmen, bazı AB ülkelerinin de teşvikiyle kendi maksimalist tezlerinde ısrar eden Yunanistan’ın meseleyi Türkiye ile sıcak çatışmaya kadar vardırır mı? diye soran SETA Enerji Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Kemal İNAT, bu sorunun cevabının da AB’nin tavrına bağlı olduğunu açıkladı..

Prof. Dr. Kemal İNAT, Yunanistan’ın Türkiye ile doğrudan ve tek başına karşı karşıya gelmeyi arzu etmeyeceğinin açık olduğunu, ancak AB’nin desteğini güçlü bir şekilde arkasında hissederse Atina’nın Ankara karşısında sınırlı silahlı çatışma da dâhil yeni provokasyonlara girişebilme ihtimalinin bulunduğunu kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

[TÜHA Haber Ajansı, 02 Eylül 2020]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.