enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:05 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Trump’ın politikaları dünyayı taş devrine döndürecek

Trump’ın politikaları dünyayı taş devrine döndürecek
A+
A-

21. yüzyılda uygarlığın ulaştığı en yüksek aşama, haklı olanın güçlü olduğu ilkesidir. Taş devrinin ve ondan yüzlerce hatta binlerce yıl sonrasının geçerli düzeni güçlünün haklı olduğu, hukukun üstünlüğünün adının bile bilinmediği dönemlerdir. Zaten bu yüzden insanlığın tarihinin en uzun asırları zulüm ve adaletsizliğin egemen olduğu asırlardır. Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü anlayışının, yani haklı olanın güçlü olduğu anlayışı ancak son yüz, yüz elli yıldan bu yana ve ağır adımlarla geçerlilik kazanabilmiştir. Bu anlayış uygarlığın zirvesidir ve her alandaki uygarlık çabalarının da hülasasıdır.Bu, insanlığın ulaştığı haklı olanın güçlü olduğu ilkesi bugün her ülkede, her toplumda ve toplumlar arasında çok iyi işliyor, çok iyi uygulanıyor demek değil elbette. Günümüz dünyasında da bu ilkeye aykırı sayısız uygulamalar görülüyor. Ama insanlığın benimsediği, içselleştirdiği bu ilkeler çerçevesinde aksi uygulamalara her taraftan sesler de yükseltiliyor. Protestolar yapılıyor. Haklı olanın güçlü olması gerektiği bilinci hep uyanık, hep aktif. İşte bu sayede güçlünün haklılığı peşindeki liderler bu zamanda ellerini kollarını sallaya sallaya diledikleri icraatları yapamıyorlar. Öyle veya böyle evrensel tepkilerden çekiniyorlar. Bunun günümüzdeki tek istisnası Donald Trump oldu.

Donald Trump, bugüne kadar görülmemiş bir pervasızlıkla, yüzyılların birikimiyle oluşmuş uluslararası teamülleri hiçe sayarak Kanada gibi bazı ülke ve toprakları ABD ile birleştirmek istiyor. Yüzyıllardır Gazze’de oturan ve tüm insanlığın gözünde o toprakların sahibi olan bir halkı o topraklardan kovmak istiyor. Tam bir “Ben güçlüyüm ve haklıyım, dilediğimi yaparım” mantığı ile davranıyor. Trump bunu sadece uluslararası ilişkilerde değil, kendi ülkesinin yönetiminde de yapıyor. Ülkesinin yasalarını, yerleşik uygulamalarını göz ardı ederek ülkeyi “ben yaptım oldu” mantığı ile yönetmeye çalışıyor. Yasaların kendisine verdiği yetkilerle yetinmiyor, kafasına esen her şeyi yapma yetkisi kullanıyor.

En azından 20., 21. Yüzyıllarda seçimle işbaşına gelmiş böyle bir lider, böyle bir yönetim görülmüş değil. Demokrasi kurallar rejimidir. ABD de bütün dünyada demokrasinin en iyi işlediği ülkelerden biri olarak bilinmektedir. ABD, dünyaya demokrasi ihracı iddialarının da sahibi bir ülkedir.  Trump’ın uygulamaları ise demokrasi ile, başka ülkelere emsal olmakla asla bağdaşmamaktadır.

Çok net olarak şu söylenebilir: Önümüzdeki dönemde ve senelerde Trump tarzı yönetim geçerlilik kazanırsa bu insanlık için tam bir geriye gidiş; insani ilişkilerde kural, yasa bilinmeyen taş devrine dönüş olacaktır. Bu da insanlığın barışı, huzuru, mutluluğu adına günümüze kadar sağlanmış bütün kazanımların kaybedilmesi olacaktır!

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.