enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:34 Avrupa Haberleri: ABD-İran Cenevre Görüşmeleri: Körfez’de tatbikat, masada nükleer pazarlık
07:57 Ekonomide gözler mart ayına çevrildi
06:44 Su Yönetiminde Yapay Zeka’nın Evrimi
06:34 CHP’de Görele Belediyesi krizi
00:04 Kudüs Valiliği: İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da ramazan ayı hazırlıklarını engellemeye devam ediyor…
00:03 “Türkiye nükleer silah yapabilir”
00:03 KAAN’ın yeni prototipleri sahnede: Neler değişti?
00:03 On bir ayın sultanı ramazanın ilk teravih namazı, 18 Şubat Çarşamba günü kılınacak…
00:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya’ya gidecek
00:02 İstanbul’daki uyuşturucu soruşturması kapsamında CHP’li Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ifadeye çağırıldı.
00:01 Türkiye’yi Kuşatma Hayali
00:01 Sıcaklıklar önce düşecek sonra yükselecek
00:26 Moskova Crocus Expo’da dev gıda fuarına çok sayıda Türk şirketi katıldı
00:07 İletişim Başkanı Duran’dan ‘TRT World Citizen Awards’ paylaşımı
00:04 Kocaeli’ Gebze ilçesinde Barış Manço’yu eserleriyle anıldı
00:03 Dışişleri’nden katil İsrail’in Batı Şeria’da arazi tesciline sert tepki
00:03 Huzurlu bir Ramazan için sorunsuz alışveriş: Güven ve hız Amazon.com.tr’de buluşuyor!
00:02 Bakan Kurum: “Çöp kutusu göndermeyi ballandıra ballandıra anlatıyor ama 455 bin konutu beğenmiyorlar”
00:02 Filistin’de İsrail’in yaptığı gibi CHP’li Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’den iş makanasıyla Asırlık Ağaç Katlimı!
00:01 TBV’nin Yarının Denklemi serisinin yeni bölümü yayınlandı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Trump’ın politikaları dünyayı taş devrine döndürecek

Trump’ın politikaları dünyayı taş devrine döndürecek
A+
A-

21. yüzyılda uygarlığın ulaştığı en yüksek aşama, haklı olanın güçlü olduğu ilkesidir. Taş devrinin ve ondan yüzlerce hatta binlerce yıl sonrasının geçerli düzeni güçlünün haklı olduğu, hukukun üstünlüğünün adının bile bilinmediği dönemlerdir. Zaten bu yüzden insanlığın tarihinin en uzun asırları zulüm ve adaletsizliğin egemen olduğu asırlardır. Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü anlayışının, yani haklı olanın güçlü olduğu anlayışı ancak son yüz, yüz elli yıldan bu yana ve ağır adımlarla geçerlilik kazanabilmiştir. Bu anlayış uygarlığın zirvesidir ve her alandaki uygarlık çabalarının da hülasasıdır.Bu, insanlığın ulaştığı haklı olanın güçlü olduğu ilkesi bugün her ülkede, her toplumda ve toplumlar arasında çok iyi işliyor, çok iyi uygulanıyor demek değil elbette. Günümüz dünyasında da bu ilkeye aykırı sayısız uygulamalar görülüyor. Ama insanlığın benimsediği, içselleştirdiği bu ilkeler çerçevesinde aksi uygulamalara her taraftan sesler de yükseltiliyor. Protestolar yapılıyor. Haklı olanın güçlü olması gerektiği bilinci hep uyanık, hep aktif. İşte bu sayede güçlünün haklılığı peşindeki liderler bu zamanda ellerini kollarını sallaya sallaya diledikleri icraatları yapamıyorlar. Öyle veya böyle evrensel tepkilerden çekiniyorlar. Bunun günümüzdeki tek istisnası Donald Trump oldu.

Donald Trump, bugüne kadar görülmemiş bir pervasızlıkla, yüzyılların birikimiyle oluşmuş uluslararası teamülleri hiçe sayarak Kanada gibi bazı ülke ve toprakları ABD ile birleştirmek istiyor. Yüzyıllardır Gazze’de oturan ve tüm insanlığın gözünde o toprakların sahibi olan bir halkı o topraklardan kovmak istiyor. Tam bir “Ben güçlüyüm ve haklıyım, dilediğimi yaparım” mantığı ile davranıyor. Trump bunu sadece uluslararası ilişkilerde değil, kendi ülkesinin yönetiminde de yapıyor. Ülkesinin yasalarını, yerleşik uygulamalarını göz ardı ederek ülkeyi “ben yaptım oldu” mantığı ile yönetmeye çalışıyor. Yasaların kendisine verdiği yetkilerle yetinmiyor, kafasına esen her şeyi yapma yetkisi kullanıyor.

En azından 20., 21. Yüzyıllarda seçimle işbaşına gelmiş böyle bir lider, böyle bir yönetim görülmüş değil. Demokrasi kurallar rejimidir. ABD de bütün dünyada demokrasinin en iyi işlediği ülkelerden biri olarak bilinmektedir. ABD, dünyaya demokrasi ihracı iddialarının da sahibi bir ülkedir.  Trump’ın uygulamaları ise demokrasi ile, başka ülkelere emsal olmakla asla bağdaşmamaktadır.

Çok net olarak şu söylenebilir: Önümüzdeki dönemde ve senelerde Trump tarzı yönetim geçerlilik kazanırsa bu insanlık için tam bir geriye gidiş; insani ilişkilerde kural, yasa bilinmeyen taş devrine dönüş olacaktır. Bu da insanlığın barışı, huzuru, mutluluğu adına günümüze kadar sağlanmış bütün kazanımların kaybedilmesi olacaktır!

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.