enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:10 Kocaeli Büyükşehir’le Suriye Rakka’da iftar bereketi
00:09 TBMM Başkanı Kurtulmuş, siyasi partileri ziyaret etti
00:07 Vakıflar Genel Müdürlüğünce, “Vakıf Başkanları İftar Buluşması” programı Ankara’da düzenlendi.
00:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23 yılda yaptığımız atılımla özellikle insansız teknolojilerde önemli bir seviyeye eriştik””
00:06 Gazeteci İlhan KARAÇAY: İftar sofralarını eleştirmem büyük yankı yaptı
00:06 TBMM Başkanlı Kurtulmuş, “Soykırımın durdurulması için maalesef bir şey yapılamıyor”
00:06 ABTTF Başkanı: HRW’nin hukukun üstünlüğündeki sorunlara dikkat çeken raporu Meclis gündeminde
00:06 Bakan Gürlek: Yargı bağımsızlığı vazgeçilmez bir ilkedir
00:05 Milli motosikletçi Razgatlıoğlu, 27 Şubat’ta Tayland’da MotoGP’de yarışacak ilk Türk sporcu
00:05 Akif Çağatay Kılıç, Ukrayna Ulusal Güvenlik Sekreteri Umerov ile görüştü
00:04 Mavi Vatan’a yeni güç: SANCAR SİDA
00:03 CHP’nin ‘şaibeli’ kurultay dosyası ile “İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasının birleştirilmesi talebi kabul edilmedi
00:02 Bakan Fidan, Ukrayna Ulusal Güvenlik Sekreteri Umerov ile görüştü
00:01 Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Başkan Donald Trump’ın İran konusundaki önceliği diplomasi”
00:01 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecini ilmek ilmek dokuyoruz
00:20 Orta Doğu’da Bilek Güreşi
00:14 Uzun yıllar boyunca geleneksel yöntemlere hakim olan Gayrimenkul sektöründe,Teknolojik Devrim ve Dijital Dönüşüm
00:13 Ömer Çelik: İsrail’in sınırları neresidir?
00:12 TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurularda: Üniversitelerde astroloji bölümü açılması
00:11 İçişleri Bakanlığı, Yalova’daki saldırıyla ilgili müfettiş görevlendirdi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Trump’ın politikaları dünyayı taş devrine döndürecek

Trump’ın politikaları dünyayı taş devrine döndürecek
A+
A-

21. yüzyılda uygarlığın ulaştığı en yüksek aşama, haklı olanın güçlü olduğu ilkesidir. Taş devrinin ve ondan yüzlerce hatta binlerce yıl sonrasının geçerli düzeni güçlünün haklı olduğu, hukukun üstünlüğünün adının bile bilinmediği dönemlerdir. Zaten bu yüzden insanlığın tarihinin en uzun asırları zulüm ve adaletsizliğin egemen olduğu asırlardır. Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü anlayışının, yani haklı olanın güçlü olduğu anlayışı ancak son yüz, yüz elli yıldan bu yana ve ağır adımlarla geçerlilik kazanabilmiştir. Bu anlayış uygarlığın zirvesidir ve her alandaki uygarlık çabalarının da hülasasıdır.Bu, insanlığın ulaştığı haklı olanın güçlü olduğu ilkesi bugün her ülkede, her toplumda ve toplumlar arasında çok iyi işliyor, çok iyi uygulanıyor demek değil elbette. Günümüz dünyasında da bu ilkeye aykırı sayısız uygulamalar görülüyor. Ama insanlığın benimsediği, içselleştirdiği bu ilkeler çerçevesinde aksi uygulamalara her taraftan sesler de yükseltiliyor. Protestolar yapılıyor. Haklı olanın güçlü olması gerektiği bilinci hep uyanık, hep aktif. İşte bu sayede güçlünün haklılığı peşindeki liderler bu zamanda ellerini kollarını sallaya sallaya diledikleri icraatları yapamıyorlar. Öyle veya böyle evrensel tepkilerden çekiniyorlar. Bunun günümüzdeki tek istisnası Donald Trump oldu.

Donald Trump, bugüne kadar görülmemiş bir pervasızlıkla, yüzyılların birikimiyle oluşmuş uluslararası teamülleri hiçe sayarak Kanada gibi bazı ülke ve toprakları ABD ile birleştirmek istiyor. Yüzyıllardır Gazze’de oturan ve tüm insanlığın gözünde o toprakların sahibi olan bir halkı o topraklardan kovmak istiyor. Tam bir “Ben güçlüyüm ve haklıyım, dilediğimi yaparım” mantığı ile davranıyor. Trump bunu sadece uluslararası ilişkilerde değil, kendi ülkesinin yönetiminde de yapıyor. Ülkesinin yasalarını, yerleşik uygulamalarını göz ardı ederek ülkeyi “ben yaptım oldu” mantığı ile yönetmeye çalışıyor. Yasaların kendisine verdiği yetkilerle yetinmiyor, kafasına esen her şeyi yapma yetkisi kullanıyor.

En azından 20., 21. Yüzyıllarda seçimle işbaşına gelmiş böyle bir lider, böyle bir yönetim görülmüş değil. Demokrasi kurallar rejimidir. ABD de bütün dünyada demokrasinin en iyi işlediği ülkelerden biri olarak bilinmektedir. ABD, dünyaya demokrasi ihracı iddialarının da sahibi bir ülkedir.  Trump’ın uygulamaları ise demokrasi ile, başka ülkelere emsal olmakla asla bağdaşmamaktadır.

Çok net olarak şu söylenebilir: Önümüzdeki dönemde ve senelerde Trump tarzı yönetim geçerlilik kazanırsa bu insanlık için tam bir geriye gidiş; insani ilişkilerde kural, yasa bilinmeyen taş devrine dönüş olacaktır. Bu da insanlığın barışı, huzuru, mutluluğu adına günümüze kadar sağlanmış bütün kazanımların kaybedilmesi olacaktır!

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.