enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:41 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Suriyeli ve Afgan Sığınmacıları Nasıl Tartışmalıyız?

Suriyeli ve Afgan Sığınmacıları Nasıl Tartışmalıyız?
08.08.2021
A+
A-

Hem transit hem de hedef ülke olarak Türkiye, düzensiz göçü yönetmek için hangi entegre politikaların uygulanması gerektiğini tartışmak zorunda.

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Düzensiz göç tartışması siyasi hayatımızın kalıcı bir unsuruna dönüşüyor. Ülkemizdeki 3.7 milyon Suriyelinin geleceği meselesine ek olarak şimdi de Afgan sığınmacı akını riski muhalefetin eleştiri gündeminde. Hem transit hem de hedef ülke olarak Türkiye, düzensiz göçü yönetmek için hangi entegre politikaların uygulanması gerektiğini tartışmak zorunda.

Sığınmacı yükü açısından dünyada en fazla elini taşın altına koyan bir ülke olarak Türkiye, bu meseleye çok aktif müdahale etmek durumunda. Nitekim 2016 sonrası Suriye’de üç operasyon yapmamızın ve İdlib’deki askeri varlığımızın sebeplerinden birisi PKK terör koridorunu engellemek ise diğeri de düzensiz göçü durdurmaktı. Şimdi de Afganistan-İran hattından gelebilecek göç dalgasının engellenmesi gerekiyor.

İster Taliban’ın yönetimi tümüyle ele geçirmesi durumunda ister İran’ın siyasi- ekolojik sorunları sebebiyle Türkiye’ye doğru hareketlenecek milyonlara karşı önlemler alınmalı. Sorunların kaynak ülkede çözümüne katkı, İran ile işbirliği ve sınırlarımızın etkin şekilde korunması ilk akla gelen önlemler. Türkiye’nin insani göç politikası uyguluyor olması yeni sığınmacılara kapı açması gerektiği anlamına gelmiyor. Zira etrafımızdaki bölgenin krizlerinden kaynaklanan düzensiz göç yükünü Türkiye, tek başına taşıyamaz.

Avrupa’ya Karşı Ortak Duruş Gerekli

Avrupa’nın bu yükü paylaşmakla ilgili önerdiği birkaç milyar euro sorunu çözme değil, kendi dışında tutma amaçlı. Afgan göçü ihtimaline karşı Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un “Eğer insanlar kaçmak zorundalarsa, herkesin Avusturya, Almanya ya da İsveç’e gelmesindense, Türkiye gibi komşu ülkeleri ya da Afganistan’ın güvenli bölgelerini kesinlikle daha doğru yer olarak görüyorum” demesi Avrupa’nın iflas etmiş “değer ve politika” dünyasına işaret ediyor.

Kurz’un yükü Türkiye’ye atma yaklaşımının kabul edilemezliği ortada. Nitekim Dışişleri Bakanlığı Sözcümüz Tanju Bilgiç’in “Türkiye’nin yeni bir göç dalgasını üstlenmeyeceğini” söylemesi hem Kurz gibi Avrupa siyasetçilerine uyarıdır hem de düzensiz göçle etkin mücadele anlamında kararlılık göstergesidir. Bu itibarla kapımıza dayandığı söylenen Afgan göçünü önlemek için acil tedbirlerin alınması gerektiği açık. Zaten Savunma ve İçişleri bakanlıkları da bu amaçla çalışmalarına ağırlık verdiler. Avrupa’nın gerçekten yük paylaşımı yapması için iktidar ve muhalefet ortak duruş göstermeli. CHP ve İP’nin iktidarı suçlamak için kullandığı “sahte Avrupa eleştirisi” komik kalıyor.

Gerçek “Beka Meselesi” Hangisi?

On yıldır ülkemizde yaşayan Suriyeli sığınmacılara gelince, bunların ne kadarının Türk toplumuna entegre edilebileceği ve ne kadarının ülkelerine geri döndürülebileceği konusu hayli karmaşık ve zorlu bir konu. Her şeyden önce sığınmacıların dönüşünün gönüllü, güvenli ve sürdürülebilir olması gerekiyor. Bazı popülist-ırkçı yaklaşımların söylediğinin aksine zorla göndermek mümkün değil. Sözgelimi Esad rejiminden kaçanları Esad ile anlaşsanız bile zorla gönderemezsiniz. Şu iyi anlaşılmalı: Düzensiz göç ile mücadele siyasetin ortak meselesi.

Yakın vadede hızlı ve kesin çözüm yok. Bu yüzden kısa, orta ve uzun vadeli şekilde bir politika yürütülmeli. Muhalefetin konuyu ideolojik-popülist düzleme çekmesi ise hayli sıkıntılı bir durum. Daha açık söyleyeyim, ülkemizdeki ekonomik sorunlarla sığınmacıların varlığını bir araya getiren ırkçı-faşist dil, Türk demokrasisini zehirler. Yabancı düşmanlığını körükler.

Sorunu çözülemeyecek hale getirdiği gibi yeni sorunlar, yeni toplumsal fay hatları üretir. İşin özü, 2023 seçimlerinde kullanmak üzere CHP ve İP’in Suriyelileri muhalif-popülist bir söylemin merkezine oturtmasını hayli tehlikeli buluyorum. Bolu Belediye Başkanı’nın ayrımcı dili sadece bir işaret. Düzensiz göç ciddi bir sorun, muhalefetin bu konudaki sorumsuz popülizmi ise bir “beka” meselesi.

[TÜHA Haber Ajansı, 08 Ağustos 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.