enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:41 Türkiye’de 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor
00:11 Avrupa’da ABD’siz savunmanın formülü: Avrupai NATO
00:06 MİT ve Emniyet’ten “casusluk” operasyonu: 6 gözaltı
00:05 Türkiye’nin bölünmüş yol ağı 30 bin kilometreye ulaştı
00:04 Bakan Göktaş’tan İBB kreşindeki iddialara ilişkin açıklama
00:04 Irak’ta ABD’nin karşı çıktığı Nuri Maliki kimdir?
00:04 Akif Çağatay Kılıç: İran ekseninde gerilimin çözülmesi için çabalarımız devam edecek
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası bildiri yayınlandı…
00:03 Tokat’ın Niksar ilçesinde araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal bulunmadı
00:02 Terörsüz Türkiye ve Bölge Hedefinin Geleceği
00:02 Davos’ta geç gelen itiraf
00:01 “Gaziantep’in Genç Yıldızları Ödül Töreni”nden notlar!
00:01 İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Steve Witkoff ile temas kurmadığını söyledi.
00:01 ABD’nin Güney Kafkasya Stratejisi: Zengezur, Enerji Hatları ve Bölgesel Güç Dengeleri
00:00 Yazar Peren Birsaygılı Mut: Suriye Devrimi’nin Filistin davası açısından taşıdığı tarihsel ve stratejik önemi
00:00 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Körfez Haberleri…
15:08 Hollanda Türklerinin övgü kaynağı olan kuzey Hollanda Emniyet Müdürü: Hamit KARAKUŞ
10:54 Zorbalık üstüne zorbalık!
00:05 Hataylı çocuklara Karadeniz’de unutulmaz ara tatil deneyimi
00:05 40 Yıllık dostluğun yaratıcısı Türk kahvesi dünyanın dört bir yanında görücüye çıktı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Suriye’de geleceği hesaplamak

Suriye’de geleceği hesaplamak
A+
A-

Soru basit: Suriye‘de ABD ve Rusya ile aynı anda karşı karşıya gelir miyiz? Bu aslında yeni bir soru değil. Suriye iç savaşı boyunca Türkiye‘nin hep en kritik sorusu oldu. Ve can sıkıcı bir ihtimal olarak hep karşımızda durdu.

 Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN & SETA Strateji Araştırmaları Direktörü

Zaman zaman gerçekten ikisiyle de karşı karşıya geldik. Hem ABD hem de Rusya birbirlerinin ayağına basmamak için özel bir gayret gösterdiler. Hatta denebilir ki, Rusya’nın Suriye’ye doğrudan müdahil olmasının önünü bile Amerika açtı. Rejim kitle imha silahları kullandığında arabuluculuk adı altında devreye giren Rusya’nın önceleri danışmanlık faaliyetleriyle, sonraları da doğrudan müdahil olması hep Amerika’nın göz yumması sayesinde oldu.

Bugün Suriye’nin doğusunda hava sahası Amerikan kontrolündeyken batısında Rusya’nın kontrolü var. Arada bir anlaşma olmasa bile sözsüz bir uzlaşı olduğunu söyleyebiliriz. Herhangi bir tarafın davranışlarında dramatik bir değişim olmadığı müddetçe bu statükoyu sürdürmeye gayret edeceklerini tahmin edebiliriz.

Ancak son günlerde ABD’nin Suriye’den çıkıp çıkmayacağı konuşulmaya başlandığında Rusya ile nasıl bir anlaşma yapıp çekileceği yeniden gündeme geldi. Bu anlamda Biden’ın PYD’ye tekrar garanti vermesi dikkat çekiciydi. En azından bir yıl daha PYD’nin Amerikan koruması altında olacağını anlıyoruz. Ancak bir yıl sonrası için hazırlıklı olmakta fayda var. ABD ani bir kararla buradan da çekilmeye kalkabilir. O zaman da Rusya ile nasıl bir müzakere yapacağı önem kazanacak.

Normal şartlar altında ABD’nin Rusya’ya çok geniş bir alan bırakmaktan kaçınması gerekir. Yönünü Ortadoğu‘dan Asya Pasifik‘e çevirse bile buralarda Rusya’nın böylesi geniş bir alan bulması, Amerika için bile rahatsız edicidir. Rusya’nın tüm beklentilerini kabul etmesi beklenemez. Ama ABD’deki Türkiye karşıtlığı ve PYD destekçiliği o derece irrasyonel bir noktaya dayandı ki, her türlü tuhaflığı ihtimal dâhilinde tutmak gerek.

  PYD’yi koruma işini Rusya’ya devredip Suriye’den bütünüyle çekilme ihtimali var. O zaman Türkiye ve Rusya, Suriye meselesinde baş başa kalır. Eğer bu geçiş gerilimli biçimde olursa Rusya da kolayca PYD korumasını üstlenmek isteyebilir. Öyle ya da böyle Rusya, Suriye’de PYD’yi daha rahat kontrol edebileceğini düşündüğünden seçim şansı olunca PYD’ye yönelebilir. İşte bence asıl çetin pazarlık o dönem başlayacak.
Türkiye, PYD tehdidinin ortadan kalkmadığı bir düzende Suriye’den çekilmeyecektir. Fakat eğer PYD tehdidi ortadan kalkacaksa, Rusya ve Esad rejimi bu noktaya varırsa o zaman zaten ortada bir anlaşmazlık da kalmaz. Zira Türkiye’nin bugün Suriye’de bulunmasının birincil sebebi PYD varlığıdır. PYD’nin dışlandığı, muhalefetin ise entegre edildiği bir çözüm doğarsa Türkiye’nin buna itirazı olmaz.

Gerçi “Bunlar yakın dönemin konuları değil” diyebilirsiniz. Haklı da olabilirsiniz. Ama Amerika’nın Afganistan’dan çekiliş biçimini düşündüğünüzde bu senaryolara hazırlıklı olmak ve karşımıza geldiğinde Türkiye’nin önceliklerinin neler olduğunu şimdiden tespit etmek en doğrusu.

[TÜHA Haber Ajansı, 26 Ekim 2021]

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.