Azınlığın çoğunluğa baskı ve zulümle hükmettiği rejimin adıydı Baas rejimi. Artık tarih oldu. Son 13 yılda yaşananlar insanı dehşete düşürecek denli acı olsa da önceki 48 yıl çok da farklı değildi. Esed Ailesi gücünü halktan değil hiç ara vermediği işkence, ayrımcılık ve zorbalıktan alıyordu çünkü.
-Fadime ÖZKAN-
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
STAR Gazetesi Ankara Temsilcisi ve köşe yazarı Fadime ÖZKAN, kaleme aldığı “Suriye muhalefetinin ardındaki güç” başlıklı yazısında, azınlığın çoğunluğa baskı ve zulümle hükmettiği rejimin adıydı Baas rejiminin, artık tarih olduğuna dikkat çekiyor.
Son 13 yılda yaşananların insanı dehşete düşürecek denli acı olsa da önceki 48 yılın çok da farklı olmadığına vurgu yapan Fadime ÖZKAN, “Esed Ailesi gücünü halktan değil hiç ara vermediği işkence, ayrımcılık ve zorbalıktan alıyordu çünkü” diyor.
ÖZKAN, Esed’in cumartesi sabahı onursuz biçimde hamisi ve azmettiricisi Rusya’nın ayağına kapaklanırken dünyanın dört bir yanına dağılan ama en çok da Türkiye’nin şefkatli kollarına sığınan milyonlarca Suriyelinin ülkelerine onurlu şekilde dönmek için hareket halinde bulunduğunu dile getiriyor ve “Şam’a çıkan bütün yollarda trafik felç… Nasıl olmasın, Suriye nüfusunun üçte 1’i ülke dışında yaşıyordu” şeklinde aktarıyor.
“Şimdi ise büyük bir coşku var Suriyelilerde” diye yazan Fadime ÖZKAN yazısında, “Lokum, hurma dağıtanlar, meydanlarda kutlama yapanlar, şükür namazı kılanlar, yıllardır görmediği akrabalarına gözyaşları içinde kavuşanlar, eve dönmek için bavul toplayanlar… Sadece bunlar bile Esed’in halkı tarafından ne kadar sevildiğini (!), rejiminin aslında ne olduğunu gayet net gösteriyor” diyor.
SURİYE MUHALEFETİ HALKIN TA KENDİSİ
Suriye muhalefetinin Suriye halkının tamamını kapsadığını söyleyen ÖZKAN, yazısına şöyle devam ediyor:
“İstatistiki veriler toplumun yüzde 80’i Arap, Türkmen ve Kürt Sünni Müslümanlardan, yüzde 10’u Nusayrilerden, yüzde 5’i Hıristiyanlardan, yüzde 3’ü ise Dürzilerden oluştuğunu gösteriyor. Ancak son süreç gösterdi ki Esed rejimi kendi taraftarları dışında toplum kesimlerinin hiç birinin iradesini temsil etmemiş.
Dolayısıyla Nusayri azınlık diktasından çok çeken Suriye’nin aydınlık bir geleceğe kavuşması için yeni yönetimin çeşitlilik ve eşitlik esasına dayanması şart. Dışişleri Bakanı –sürecin görünmez kahramanı- Hakan Fidan da açıklamalarında bu noktanın altını ısrarla çiziyor. Zaten muhalefetin açıklamaları ve erken icraatları da meseleye böyle bakıldığını gösteriyor”.
SURİYE DEVRİMİ VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ
61 yıl boyunca halka rağmen ayakta kalmayı başarabilen Baas rejimini 12 günde yıkan Suriye muhalefetinin ardındaki gücün nedir sorusunun mühim olduğuna da yazısında vurgu yapan STAR Gazetesi Ankara Temsilcisi ve köşe yazarı Fadime ÖZKAN, yazısına şöyle devam ediyor:
“Kaç gündür mikrofonlara konuşan Suriyeliler en çok bu sorunun cevabını veriyor: “Erdoğan’a minnettarız. Türkiye’ye, Türk kardeşlerimize teşekkür ederiz, siz olmasaydınız bugünlere erişemezdik biz.”
Bu sözler insani diplomasinin gücüyle sahadaki ve masadaki gerçeklerin sonuca etkisini gösteriyor. O yüzden Türkiye başından beri Suriye’deki muhalefetin Suriye’nin önemli bir parçası olduğunu; azınlık rejimi, çoğunluğu oluşturan muhalefetle uzlaşmazsa siyasi sonuca ulaşılmayacağını savunageldi.
Ankara bu değerlendirmesini Astana sürecindeki muhatap ülkeler Rusya ve İran’a da söyledi, Cenevre görüşmeleri ve BM toplantılarında uluslararası kamuoyuna da iletti. Ezcümle Türkiye diplomatik desteğini Suriye muhalefetinin ardından hiç çekmedi”.
TÜRKİYE BUNU NİYE YAPTI?
Fadime ÖZKAN, “buradaki motivasyonu iyi anlamak lazım” diyor ve Türkiye’nin muhaliflere verdiği desteğin, Suriye’nin iç işlerine karışmak yahut Esed rejimine karşı kategorik bir tutum almak için olmadığını ve hiç olmayacağını dile getiriyor.
“Ankara için kritik nokta şu oldu hep: Suriye’de çöken devletin yeniden kurulması, terör üreten bataklığın kurutulması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve siyasi birliğinin sağlanması için halkın iradesi mutlaka sürece dahil olmalı” diyen ÖZKAN, kaleme aldığı “Suriye muhalefetinin ardındaki güç” başlıklı yazısında, şunlara da yer veriyor:
“Aksi takdirde vekil güçler eliyle Suriye coğrafyasında varlık gösteren devletlerin menfaatleri ve farklı ajandaları Suriye’yi eninde sonunda parçalar. Terör örgütlerinden terör devletleri kurmayı hedefleyen ülkeler için şartlar zamanla olgunlaşır, -nitekim PKK-YPG için bu süreci epey ilerletti ABD. Türkiye, sınırında bir teröristan kurulmasına izin vermeyeceği için PKK-YPG kılıklı ABD ile -kendini de yoran, kan kaybettiren- büyük bir savaşa girmek zorunda kalır. Uzun yıllardır düşük yoğunluklu olarak devam eden örtülü savaş alenileşir. Velhasıl ülkenin bekasını, istikrarını, planlarını tehdit eden böyle bir sürece karşı mutlaka bir şey yapmak gerekiyordu”.
Fadime ÖZKAN, “Türkiye’nin Suriye ile 911 km sınırı var. Hiçbir devlet bu kadar geniş bir alandan yayılacak riskleri, terör ihracını, göçmen akışını oturup seyretmez” diyor şunları aktarmaya devam ediyor:
“Bu açıdan başka devletlerin oyunlarına maruz kalmak ve sonuçlarına katlanmak yerine kendi oyununu kurdu Ankara. Muhalifleri destekledi. Uluslararası hukuktan kaynaklı haklarını sonuna kadar kullandı. Sahayı doğru okudu, domine etti, sahayı sürdü. Sahadaki aktörlere, figürasyona, kullan-at aparatlara kendi planı çerçevesinde muamele etti.
Ve kazandı. Esed’i destekleyen Rusya ve İran ile PKK-YPG’yi besleyen ABD kaybetti. Bunların Türkiye içindeki aparatları ve sözcüleri de (çeşitli nedenlerle CHP, ZP, SP vb.) kaybetti ama bu önemli günde onlardan bahsetmek şimdilik zaman kaybı olur.
Şüphesizdir ki Suriye halkı ve devleti kazandı. Lakin Suriye sahasında yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin tezlerini ve tercihlerini doğruladığını, önceliklerini öne çıkardığını da görmek gerekir”.
***
Yazar hakkında
Fadime Özkan, 1971 yılında Eskişehir’de doğdu. İlkokuldan sonra ortaokul ve liseyi İmam Hatip okulunda Eskişehir’de okudu.
1990 yılında başladığı İstanbul Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden 1994 yılında mezun olan Fadime Özkan, aynı üniversitenin sosyal bilimler enstitüsünde, iletişim bilimleri dalında yüksek lisansı yaptı ve Prof. Dr. Ünsal Oskay’ın danışmanlığında “Popüler Kültürün Özel TV Kanallarının Haber Bültenlerine Etkisi” başlıklı teziyle 1997’de master derecesi aldı.
Fadime Özkan, iş hayatına Kanal 7’ televizyonunda yapımcı-yönetmen olarak başladı; üç yıl boyunca haber, medya ve kültür sanat programları hazırladı. 1999’da girdiği Yeni Şafak’ta kültür-sanat editörlüğü ve yazarlık yaptı, kitap eki çıkardı. Yeni Şafak’ta başladığı siyasi-gündem röportajlarına Star gazetesinde devam etti.
İmam Hatip lisesi yıllarından itibaren 17 yıl tesettürlü kaldıktan sonra, 2000 yılında kendi isteğiyle açıldı. ”Yemenimde Hare Var & Dünden Bugüne Başörtüsü” adlı kitabında başörtüsü sorununu konu alan Fadime Özkan, 2006 yılından bu yana Star gazetesinin pazartesi röportajlarını yapıyor.
2013 yılında barış süreci kapsamında oluşturulan Akil İnsanlar listesine İç Anadolu Bölgesinden seçildi.
Fadime Özkan Kitapları
2012 Deneme Bir İki
2011 Kral Şeffaf
2011 Dil Yarası & Kürt Meselesini Konuşmak
2005 Yemenimde Hare Var & Dünden Bugüne Başörtüsü
TÜHA HABER / NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Washington’daki Georgetown Üniversitesi’nde katıldığı bir etkinlikte Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasıyla ilgili soruyu yanıtladı. Stoltenberg, konunun NATO çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söyledi ve Türkiye’nin önemli bir müttefik olduğuna vurgu yaptı. S-400 konusunun “zor bir konu” olduğunu belirten Stoltenberg, NATO müttefikleri,...
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan Gazeteci Veysel KAVRAYAN, Türkiye – Azerbaycan arasındaki siyasi ve kültürel işbirliği konusunu araştırdı yazdı… TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency Türkiye – Azerbaycan Siyasi İlişkileri Türkiye, 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti’ni 9 Kasım 1991’de tanıyan ilk devlet olmuştur. Diplomatik ilişkiler...
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’na çıkmak için Saraçhane Meydanı’nda toplanan ve polislere taşlı sopalı saldırıda ve fiziki müdahalede bulunan 29 şüphelinin olaydan sonra kaçtıkları adreste yakalandığını duyurdu. TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 1 Mayıs Emek ve...
Orta Koridor için düğmeye basıldı. Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan arasında demir ve kara yolu bağlantılarının kurulmasını öngören Orta Koridor için beş yıllık yol haritası imza altına alındı. Tarihi İpek Yolu’nu yeniden hayata geçirecek olan Orta Koridor projesi için önemli bir eşik daha aşılıyor. Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan Dışişleri ve Ulaştırma...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti’nin yeni program ve hedeflerinin yer aldığı “Türkiye Yüzyılı” vizyonunu kamuoyuyla paylaşıyor. Erişime açılan AK Parti tarafından hazırlanan Türkiye Yüzyılı’nın vizyonunun tanıtım sitesi “turkiyeyuzyili.com/tr/”de Türkiye Yüzyılı vizyonunda 16 farklı başlık yer alıyor. AK Parti tarafından hazırlanan ‘Türkiye Yüzyılı’ internet sitesinde yer alan 16 başlıklı Türkiye...
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesine düzenlenen terör saldırısına ilişkin, “Savunma sanayisinden, Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğundan asla geri adım atmayacağız. Milli Teknoloji Hamlesi ve milli savunma sanayisi tam bağımsız Türkiye’nin anahtarıdır.” dedi. TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency Bakan Kacır, İstanbul Sanayi Odası Meclisinin “Sanayicilerimizin; Üretim,...