enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
01:41 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dezenflasyon sürecini destekleyen yapısal reformlarımızı hızlandırıyoruz
00:57 Yeni Cuma Camii, Kocaeli’nin “Eyüp Sultan’ı” Olmalı
00:54 İspanya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyor
00:49 Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı
00:41 Clintonlar, Epstein soruşturmasında Kongre’ye ifade vermeyi kabul etti
00:37 Trump ve Zelenskiy Büyük Oranda Anlaştı
00:32 Yunan Profesör Grivas: Türkiye Avrasya’nın En Hırslı Gücü Oldu, Yunanistan’ı Sakat Bırakabilir
00:29 Numan Kurtulmuş: Suriye’de gelinen noktayı takdirle karşılıyoruz
00:22 İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı
00:21 ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İranlı yetkililerle bu haftanın sonuna doğru bir araya gelecek
00:18 Şarku’l Avsat’a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip
00:17 Avrupa Sayıştayı: ‘Kritik hammaddelerde AB’nin Çin’e olan bağımlılığı sürüyor’
00:17 Avrupa Haberleri: Avrupa Sayıştayı: ‘Kritik hammaddelerde AB’nin Çin’e olan bağımlılığı sürüyor’
00:16 Gümrük Muhafaza’dan sınır ötesi kaçakçılığa darbe
00:11 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna Parlamentosu’nda yaptığı konuştu
00:10 ‘Bakım Sigortasının Önemi ve Gerekliliği!
00:08 DMM’den “Türkiye’de binlerce çocuğun kaybolduğu” iddialarına yalanlama
00:06 İsrail’in İstihbarat İçin Kullandığı Epstein Tuzağına Kimler Düşmemiş ki!
00:01 Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü
00:01 Sapanca Gölü’ne 3 milyon 240 bin metreküplük alternatif kaynak
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Sömürge madenciliğine hayır

Sömürge madenciliğine hayır
14.07.2022
A+
A-

TRT TÜRK yeni banner

ANKARA TÜHA HABER / Eski TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Ali Uğurlu, Erzincan İliç’te kapasite artışı ve yeni ÇED onayı ile gündeme gelen Anagold Madencilik’in işlettiği altın madeninde önemli bir çevre olayı yaşandığını belirterek, 21 Haziran gecesi, siyanürlü suyu atık depolama alanına taşıyan borunun patlaması ile yaklaşık 20 metreküp (31.5 ton) civarında atığın çevreye sızdığının altını çizdi.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali UğurluTÜRKUAZ Uluslararası Haber Ajansı (TÜHA)’dan Ataner YÜCE’ye konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Ali Uğurlu, olayın başlangıçta büyük bir etki yarattığına dikkat çekerek, çünkü atık havuzlarının ve sızıntının gerçekleştiği alanın Fırat Nehri’nin başlangıcı olan Karasu Nehri’ne yaklaşık 300 metre uzaklıkta olduğunu açıkladı.

Anagold şirketi bir açıklama yaparak sızıntının atık depolama havuzlarından değil liç alanına taşınan siyanürlü suyun taşınması sırasında patlayan bir borudan kaynaklandığını, sızan kimyasal atık içerisindeki siyanürün 8 kilogram olduğunu ve bu atık suyun hiçbir şekilde Fırat Nehri’ne karışmadığını söylediğini hatırlatan Dr. Uğurlu, “Şirket yaptığı açıklamanın devamında toprağa sızan siyanürlü suyun (siyanürün) hipokloritle nötralize edildiğini belirtti. Bakanlığın teknik olmayan açıklaması ve maden işletmesinde yaklaşık bir hafta sonra faaliyetlerin durdurulması ise kamuoyunu rahatlatmamıştır. Altın madenciliğinde sadece siyanür kullanılmamaktadır. Bunun yanı sıra başta sülfürik asit olmak üzere yaklaşık 20’nin üzerinde kimyasal kullanılmaktadır” dedi.

ÇOKULUSLU ŞİRKETLER

“Ecevit’in başbakanlık yaptığı 57. hükümet döneminde yani 1999-2001 yıllarında uluslararası madencilik lobisi Türkiye’de istediği şekilde madencilik yapabilmek için Ecevit’i Türkiye’de 6 bin 500 ton altın rezervi var diye ikna edip Maden Yasası’nı değiştirmek istiyordu” diye konuşan Dr. Ali Uğurlu, şunları dile getirdi:

“57. hükümetin ömrü bu yasayı değiştirmeye yetmedi. Ardından işbaşına gelen AKP Hükümeti 2004 yılında Maden Yasası’nı ve 2005 yılında da madencilik izin yönetmeliğini değiştirdi. Ve böylece yeraltı kaynaklarımız ile madenler çokuluslu şirketlerin vahşi sömürüsüne açıldı. Ormanlarımız, tarım alanlarımız, milli parklar, su havzaları hatta askeri alanlar bile bu düzenlemeler ile madencilik faaliyetlerine açılmış oldu. Ormanların ve sulak alanların katledilmesi, tarım alanlarının kirlenmesi bu tarihten sonraya rastlar.

Bugün ülkemizde yürütülmekte olan faaliyetler kelimenin gerçek anlamıyla “sömürge madenciliği”dir. Yapılan madencilik faaliyetlerine bakıldığında ve bu çokuluslu şirketlerin diğer ülkelerdeki pratikleri değerlendirildiğinde yapılan işlerin 18-19. yüzyıl sömürge tipi madenciliğine benzediği görülür. 1-2 gram altın çıkarmak için yaklaşık 1-2 ton toprağın kazıldığı ve kirletildiği, ormanların tahrip edilip ağaçların kesildiği ve 3-5 ton altın elde edildikten sonraysa geride bir enkaz bırakılıp gidildiği başka nasıl değerlendirilebilir? Üstelik bu işin sonunda elde edilen altının ancak yüzde 2’sinin ülkemize kaldığı göz önünde bulundurulursa tanınan ayrıcalıklar ve yapılan işletmecilik kime yaramaktadır?”

KAMUCU ANLAYIŞ

Eski TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Ali Uğurlu, Yeraltı zenginliğimizin en kısa sürede ülke dışına çıkarıldığına da dikkat çekerek, geride ise tümüyle verimsizleştirilmiş, kirletilmiş ve zehirlenmiş toprak ve suyun bırakıldığı bu anlayış; sadece madenciliği değil, yaşamı da sürdürülemez hale getirdiğini dile getirdi.

Dr. Ali Uğurlu, Ülkemizin topraklarının parçası olan madenlerimiz üzerinde bu ülkede yaşayan herkesin hakkı bulunduğunu belirterek ve dolayısıyla madenlerimizin üretim süreçlerinin, halkın ortak çıkarı temel alınarak ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarının da gözetilerek kamusal bir anlayışla planlanması gerektiğinin altını çizdi.

Dr. Uğurlu, Madencilik faaliyetlerinin doğaya, ekolojiye ve doğal yaşama uygun biçimde yürütülmesinin tek yolunun bu toplumcu anlayışın egemen kılınması olduğunu kaydetti.

[TÜHA Haber Ajansı, 14 Temmuz 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.