enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:51 Ege’de Sağanak Felaketi: Sel Değil, İhmal Taştı
21:21 Türkiye Yelken Ligi Techno 293 Sınıfı 2. Ayak Yarışları Foça’da Düzenleniyor
21:00 TBMM Başkanı Kurtulmuş: “İran kendi sorunlarını çözebilecek büyük bir tarihi müktesebata sahiptir”
20:19 Emekli Sandığı kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alan vatandaşlar zam farkları yarın
20:05 İletişim Başkanı Duran: Türkiye potansiyelini gerçeğe dönüştüren bir ülke konumuna ulaştı
19:52 Bakan Fidan: Alanda kavga artık müzakere masasına taşındı
19:41 Meteoroloji’den kuvvetli kar yağışı uyarısı
19:30 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pezeşkiyan ile görüştü
19:07 Nizip Ticaret Odası (NTO) Başkanı Özyurt: “Faiz Kararı Tek Başına Değil, Ticari Kredi Koşulları Belirleyici”
17:50 İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO): ABD ve İsrail’i herhangi bir yanlış hesap yapmalarına karşı uyarıyoruz
17:37 Rapor: Trump ile yapılacak anlaşma, ABD’ye Grönland’ın bazı bölgelerini kontrol etme hakkı verebilir
17:23 ABD ordusu, DEAŞ’lı tutukluları Suriye’den Irak’a nakletmeye başladı
14:20 Su Politikaları Uzmanı YILDIZ: Yapay yağış çözüm olur mu?
00:36 Serbest bölgelerin ihracatı artıyor
21:06 BM Raporu: Dünya Su Krizi Değil, Su İflası Yaşıyor!
20:08 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız
19:42 İletişim Başkanı Duran, “Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli” programına katıldı…
19:19 Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Barış Kurulu Şartı’nın imza törenine katılmak için bugün İsviçre’ye gidecek
15:11 Azerbaycan’ın ‘Kara’ günü: Kanlı Ocak
14:41 Bayrampaşa Belediyesi’nde yolsuzluk soruşturması: 12 gözaltı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Siyasetin ‘Suriye Meselesi’

Siyasetin ‘Suriye Meselesi’

Son haftalarda ülkemizde yaşayan Suriyeli sığınmacılar ve düzensiz göç konuları yeniden öne çıktı. Afganistan, Pakistan, İran, Irak ve bazı Afrika ülkelerinden gelen düzensiz göçmenlerle ilgili iktidar ve muhalefetin yaklaşımı temelde benzer: ‘Sınırların titizlikle korunması ve illegal göçün engellenmesi.’

   

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Son haftalarda ülkemizde yaşayan Suriyeli sığınmacılar ve düzensiz göç konuları yeniden öne çıktı. Afganistan, Pakistan, İran, Irak ve bazı Afrika ülkelerinden gelen düzensiz göçmenlerle ilgili iktidar ve muhalefetin yaklaşımı temelde benzer: ‘Sınırların titizlikle korunması ve illegal göçün engellenmesi.’ Nitekim iktidar yetkilileri kaçak göçmenlerin yurtdışı edildiğini ve önlem alınmasaydı 10 milyonu bulacağını açıklıyor. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya ve transit ülke olmaktan hedef ülke konumuna geçmesi sebebiyle bu sorundan kurtulması mümkün değil. Aksine kısa, orta ve uzun vadeli olarak düzensiz göç ile mücadele etmek zorunda. Sayıları 3 milyon 768 bin olarak açıklanan Suriyeli sığınmacılar meselesi ise biraz daha farklı bir konu. Bu konu kuşkusuz 2018 seçimleri gibi 2023 seçimlerinin de ana başlıklardan birisi olacak. Esed rejiminin zulmünden kaçan ve ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin geleceğinin ne olacağı konusu çok yönlü bir kamusal tartışma üretiyor: İlk başta uygulanan açık kapı politikasının sorumluluğu, Suriye iç savaşında Türkiye’nin rolü, sığınmacıların nasıl/ne zaman gönderilebileceği, göçmen karşıtlığının parti siyasetine etkisi ve yabancı düşmanlığı konusu.

***

AK Parti iktidarının Suriye iç savaşı başladığında yürüttüğü politika sıklıkla muhalefet tarafından eleştiriliyor. İlk yıllarda sığınmacılara “açık kapı” uygulaması hedef alınıyor. Bu politikanın insani boyutu bir kenara bırakılarak AK Parti iktidarına daha ileri giden bir suçlama da yöneltiliyor. En son SP Genel Başkanı Karamollaoğlu, CHP’ye benzer bir dil kullanarak “Türkiye’nin Suriye’yi karıştırdığı” iddiasını seslendirdi. Bu iddia, Türkiye’nin Mart ile Ağustos 2011 arasında Esad ile süreci yönetmeye çalıştığı gerçeğini yok sayıyor. Suriye’de silahlı şiddetin Esad rejiminin Deraa’da iktidar aleyhine duvara slogan yazan ortaokul öğrencilerini tutuklaması ve birisini öldürmesiyle başladığını unutuyor. O dönemde Esad’a reform yaparak istikrarı ve güvenliği korumasını tavsiye eden Türkiye uzun süre muhalefete (ÖSO) destek vermedi. Suriye’nin toprak bütünlüğüne öylesine saygılı oldu ki, ancak DEAŞ ve YPG gibi terör örgütlerinin saha kontrolünden sonra 2016’da askeri operasyon düzenlemeye başladı. Muhalefetin kullandığı “Esad rejimi ile bozuşmasaydınız bu kadar sığınmacı gelmezdi” cümlesi gerçeklere aykırı ve insani düzlemden kopuk. Bugünden bakılınca Türkiye’nin şimdiki güvenlik bölgelerini (daha geniş haliyle) o zaman kurması daha iyi bir yoldu denilebilir. Gerçi, FETÖ belası varken bunun yapılamadığı başka bir gerçek.

***

CHP, İP ve SP’nin AK Parti’nin yirmi yıllık iktidarının diğer politikaları gibi Suriye (sığınmacılar dahil) politikasını da eleştirmesi sürpriz değil. Ancak tam bu noktada ciddi bir sorun var. 6’lı masada oturan GP ve DEVA genel başkanları o dönemin Suriye politikasında önemli yeri olan isimler. İster “Türkiye Suriye’ye karıştı” deyin, ister “Neden sığınmacılar alındı” deyin bu sorulara iktidar kadar yanınızda oturan Davutoğlu ve Babacan da cevap vermek durumunda. 6’lı masanın ortak bir program oluşturmakta zorlanacağı açık. Hatta AK Parti iktidarını eleştirirken masa ortaklarına değmeden nasıl yapacakları da ayrı bir mesele. Bu çelişki Suriye politikasıyla sınırlı değil. Dış politikanın birçok konusundan özelleştirmeye kadar birçok alanda…

***

CHP’nin Suriyelileri geri gönderme konusunda “Hemen göndereceğiz” yerine “2 yıl içinde” demeye başlaması bir makulleşme belirtisi. Türkiye’nin bu uzun vadeli ortak sorununda iktidar ve muhalefetin benzer politikalara varması gerekiyor. İktidar 2018’den itibaren “geri dönüş” politikasını dillendiriyor. 2016’da başlayan güvenli bölge kurma politikası hem terörle mücadeleye hem de Suriyelilerin geri dönüşüne hizmet ediyor. Türkiye halen İdlib ve güvenli bölgelerdeki askeri varlığı ile yaklaşık 5 milyon Suriyeliyi kendi ülkelerinde tutuyor. 500 bin sığınmacı da gönüllü olarak geri döndü. Sığınmacılar meselesi “uyum ve geri dönüş” politikalarının entegrasyonu ile sağlanabilir. Bu konuyu tartışırken sağduyumuzu kaybetmeyelim. Son sığınmacı tartışmalarında AK Parti’nin Suriyelileri “İslamcı bir toplum mühendisliği projesi” olarak kullandığını söyleyen bile çıktı, hayret ki hayret.

[TÜHA Haber Ajansı, 23 Nisan 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.