enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:36 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
08:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
08:17 Turizme savaş darbesi
07:31 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
07:12 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
00:58 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:42 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu, “Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:08 Made in EU Nedir?
00:06 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
11:01 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:31 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:46 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:06 (UHA) Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
22:24 ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ‘salon düzeni’ krizi
22:11 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Saadet Partisi Feda mı Ediliyor?

Saadet Partisi Feda mı Ediliyor?
06.08.2020
A+
A-

TÜHA HABER / SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ,  Ayasofya Camii’nin tekrar ibadete açılmasının, Saadet Partisi’nin Millet İttifakı içindeki konumunu zora soktuğunu açıklıyorı.

Nebi Miş | Al Jazeera Turk - Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar ... Doç. Dr. Nebi MİŞ, Parti yöneticilerinin, caminin ibadete açılmasını olumlu karşıladıklarını söyleseler de kendi tabanlarındaki coşkuya, “dostluk zarar görür” endişesi ile pek iştirak edemediklerine dikkat çekti.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, Parti Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na bir televizyon programında mealen şöyle bir soru sorulduğunu hatırlatıyor: “Millî Görüş’ün lideri rahmetli Erbakan, yıllarca Ayasofya’nın ibadete açılması için mücadele verdi. Taksim’e cami yapma vaadinden dolayı, partisi kapatıldı. Başörtüsü mücadelesindeki kararlılığından milim geri adım atmadığı için kendisine siyaset yasağı getirildi. Bugünden geriye bakıldığında, Erbakan’ın hemen hemen tüm hayallerini Erdoğan gerçekleştirdi. Siz tüm bunlar ortada iken niçin Erdoğan’a ve iktidarına karşısınız?..”

Karamollaoğlu’nun bu soru karşısında önce biraz durakladığını hatırlatan Doç. Dr. Nebi MİŞ,  Karamollaoğlu’nun ardından, “evet bu dediklerinizi Erdoğan gerçekleştirdi” dedi. Sonra niye Erdoğan’a karşı çıktıklarını biraz da zorlanarak, CHP siyasetinin kavram setleri ile açıklamaya çalıştığının altını çiziyor.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, Parti yönetiminin, Millet İttifakı’ndaki yerini ve “kilit” konumunu kaybetmemek için geleneksel siyasetinden çok uzaklara savrulsa da, bugünlerde CHP çevrelerinden Saadet Partisi’nin “kullanım değerinin” sonuna gelindiğine ilişkin analizlerin yükseldiğini ifade ediyor.

“Son CHP kurultayı öncesi ve sırasında parti içi muhalefet Kılıçdaroğlu yönetimine, “ittifak düşünmekten siyaset üretemiyor” argümanı üzerinden sert eleştiriler yöneltmişlerdi” diyen Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Hatta Kılıçdaroğlu’na, kurultay konuşmasında ittifak içinde bulunan Saadet Partisi ve potansiyel ittifak adayı olan Gelecek Partisi’ni üzmemek ve bu partilerin destekçilerinden çekindiği için “kadın-erkek eşitliği”“Cumhuriyet değerleri”,  “Mustafa Kemal’in mirası” ve “laiklik” gibi konulara yeterince yer vermediği tezleri üzerinden parti çevrelerinden itirazlar yükseldi” diyor.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, bu eleştirilerin daha da artma ihtimaline karşı, CHP’nin iç bütünlüğü açısından Kılıçdaroğlu’na “Saadet Partisi’ni feda etmesi gerektiği” tavsiye edildiğini ve CHP yönetiminin ittifak siyasetine “ince ayar” yapmasının tam zamanı olduğunun da bu bağlamda dile getirildiğini aktarıyor .

Saadet Partisi’nin dünya görüşü olarak; kadın erkek eşitliği, laiklik anlayışı ve eğitim gibi birçok başlıkta AK Parti’den bile geri olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nebi MİŞ, CHP’li bazı gazeteciler tarafından gündemde tutulduğunu, ne de olsa bu gazetecilerin, 28 Şubat döneminden antrenmanlı olduklarını açıklıyor.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Bu tartışmada esas sorusu şu: “İlk seçimde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” sloganı ile kurultay yapan ve parti yönetimini “her türlü ittifak stratejisine itiraz etmeyecek” isimlerden oluşturan Kılıçdaroğlu, parti bütünlüğünü sağlamak için Saadet Partisi’ni feda eder mi?” diye soruyor.

“Bu soruya iki değişken üzerinden cevap üretmek mümkün. İlki, Ayasofya ve İstanbul Sözleşmesi gibi farklı tartışmada Saadet Partisi yönetiminin nerede konumlanacağı ile ilgili” diye ifade eden Doç. Dr. Nebi MİŞ, “İkincisi ise, bloklar arası oy geçişkenliğinin sağlanmasında Deva Partisi ve Gelecek Partisi’nin millet ittifakı açısından “kullanım değeri”nin ne düzeyde olduğu…Örneğin Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması tartışmasında Ali Babacan, Ayasofya’da namaz kılmanın kendisinin “gençlik hayali olmadığını” söyleyerek, CHP tabanı açısından maliyetsiz olduğunu gösterdi. Yine Davutoğlu, Ayasofya konusunda Karamollaoğlu’ndan çok daha eleştirel bir yerde durdu” şeklinde altını çiziyor.

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, konuşmasını şöyle tamamlıyor:

“Dolayısıyla, Saadet Partisi’nin bundan önceki son iki seçimde gördüğü işlevin daha fazlasını Deva ve Gelecek partilerinin yerine getireceğinden emin olurlarsa, Temel Karamollaoğlu’nun Ayasofya konusunda bile sessizliği işe yaramayabilir.

Hatta Saadet Partisi’nin tabanından bir kısım seçmenin yeni kurulan partilere geçerek bu yeni partilerin güçlenmesi için farklı siyasal mühendisliklerin denenme ihtimali hiç de düşük değil.

Sonuç olarak Kılıçdaroğlu, “Erdoğan karşıtı” olmak kaydıyla herkesi “dostu” ilan etse de 2023’e kadar bu “dostluklar” epeyce sınamadan geçecek. Hem parti bütünlüğünü sağlamak hem de parti içinde yeni dönemde yükselebilecek eleştirileri biraz yatıştırabilmek ve hatta daha maliyetsiz olan yeni partileri güçlendirmek için Saadet Partisi feda edilebilir. İzleyip göreceğiz..”

HABER : Ataner YÜCE

[TÜHA Haber Ajansı, 6 Ağustos 2020]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.