enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,0580
EURO
9,6752
ALTIN
460,38
BIST
1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Sağanak Yağışlı
17°C
Salı Sağanak Yağışlı
16°C
Çarşamba Çok Bulutlu
18°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C

Rus Propaganda Makinesi Nasıl Çalışıyor?

Rus Propaganda Makinesi Nasıl Çalışıyor?
17.03.2020
0
A+
A-

TÜHA HABER / SETA Kriter Dergisi Yayın Koordinatörü Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, Türkiye’nin yeni bir Rus propagandası ile karşı karşıya bulunduğunu belirterek,  2015’te Rus uçağının düşürülmesinden sonra uygulamaya sokulan bu kara propagandanın birkaç haftadır dozunu yükselterek yeniden sahneye sürüldüğünü söyledi.

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, Devlet yetkilileri ve medya gerçeğinin çarpıtılabilmesi için söylem üretme yarışında bulunduğunu, bunun nasıl yapıldığını detaylandıracağı, fakat öncesinde İdlib’de neler yaşandığına dair ve Batı kamuoyu için birkaç cümle kurmakta fayda olduğunu ifade ediyor.

ne mutlu türküm diyene ile ilgili görsel sonucu

Dünya seyrediyor

Türkiye’nin, 27 Şubat Perşembe günü İdlib’deki hava saldırısında 33 askerini şehit verdiğini hatırlatan Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Yaralı askerlerimizin tedavisi ise devam ediyor. Hava saldırısının yapılma biçimi, kullanılan mühimmat ve teknoloji bu saldırının Rusya tarafından yapıldığını gösteriyor” diyor.

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da bu gerçeğin dolaylı olarak söylendiğine dikkat çekerek, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ise askerlerimizin konum ve koordinatlarının bildirilmiş olmasına rağmen vurulduğunu, hatta yaralıları almaya giden ambulansların da hedef alındığını belirttiğine dikkat çekliyor.

“Yani ortada sonuçları bakımından da planlanmış bir eylem var” diyen Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Askerlerimizin Esed rejimi tarafından değil Rusya tarafından şehit edildiği noktasında toplumda yaygın bir inanç var. Çünkü Suriye sahasına bakıldığında Esed rejiminin yok hükmünde olduğunu ve iplerin tümüyle Rusya’nın kontrolünde olduğunu görmek zor değil” diyor.

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, bununla birlikte Türkiye’nin resmi söyleminin doğrudan Rusya’nın adını zikretmeden Esed rejimi bağlamında tasarlandığını, sürece ve saldırıya bu çerçevede yaklaşıldığına dikkat çekiyor.

Kuşkusuz şu anda söylemin bu doğrultuda kurulmasının bundan sonra da aynı söylemin devam edeceği anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, bunun en önemli gerekçesinin sahada var olan belirleyici aktörün Rusya olması ve İdlib’de öyle veya böyle bir çözüme ulaşılabilecekse bunun Moskova yönetimiyle sağlanabilecek bir uzlaşıdan geçtiğinin düşünülmesi olduğunu ve bu yüzden Türkiye’nin bir taraftan dengeli bir söylem kullanırken diğer taraftan Rusya’ya gerekli mesajlarını da verdiğini açıklıyor.

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Çünkü başta ABD olmak üzere AB ve NATO’nun en başından beri İdlib’deki insanlık dramına bakışı belli. Bir tiyatroyu izler gibi seyrediyorlar katliamı. Her gün haber ajansları tarafından servis edilen fotoğraflarda yer alan yanmış, yaralanmış, parçalanmış çocuk ve kadın bedenleri onlar için anlamını kaybetmiş durumda. Öldürülen ve cesetleri parçalananların insan olduğu konusunda kamuoyuna yansımış bir duyarlılık yok. Batı kamuoyu medyası, sivil toplumu ve düşünce kuruluşlarıyla tümüyle olmasa bile bir miktar harekete geçmiş olsaydı Rusya ve desteklediği Esed rejimi elini kolunu sallayarak İdlib’deki sivilleri öldüremezdi. Fakat Batı sessiz kalmayı tercih etmiş görünüyor” diyor.

“Benzer mesajlar aslında dünya kamuoyuna da veriliyor” diyen Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Perşembe gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında yapılan Güvenlik Kurulu toplantısı esnasında İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından yapılan açıklamadaki “soykırım, Bosna ve Ruanda” kelimelerinin zikredilmesi önemli bulundu, Dünyaya –elini kıpırdatmadığı sürece– Suriye’de öldürülen 1 milyon insanın dışında yeni bir soykırımın daha yaklaşmakta olduğunu haber veren çok yerinde bir yaklaşımdı bu” ifadesini kullanıyor.

Kirli propaganda

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, Rusların ise Batı’nın aksine sadece silah gücünü değil aynı zamanda küresel kamuoyunu yönlendirecek şekilde propaganda gücünü de kullandığının altını çizerek, Lenin ve Stalin’den bu yana etkin şekilde kullanılan Rus propaganda makinesinin aynı minvalde yoluna devam ettiğine dikkat çekiyor.

“Propagandanın özünde ise gerçeğin çarpıtılması ve yok sayılması var” diyen Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR,. bu yönüyle Rus propagandasının tek taraflı, tek bir teze dayanan ve karşı tarafın tüm tezlerini görmezden gelen bir yaklaşıma sahip olduğunu hatırlatıyor.

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, son yıllarda Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerde gösterdiği bütün esnekliğe ve opsiyonlara rağmen Rusya tarafından sahada uygulanan politikanın bunların göz ardı edildiğini gösterdiğini belirtiyor.

“İdlib’de Rusya’nın hava saldırısında 33 askerimizin şehit edilmesi sürecinde de Moskova aynı yaklaşımını sürdürüyor” ifadesini kullanan Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Daha doğrusu bu yaklaşım biçimi Türkiye’nin İdlib kaynaklı ortaya çıkan güvenlik risklerini asgari seviyeye indirebilmek için Esed rejimine karşı başlattığı sınırlı askeri önlemlerin başlamasından beri devam ediyor. Bu süreçte Türkiye 50 vatan evladını şehit vermiş durumda” diyor.

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, Rusya’dan yapılan açıklamalarda ise tek boyutlu, soğuk ve dışlayıcı tutumun kendini tekrar ettiği, sürece bakıldığında bu açıklamaların genellikle Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov ve Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova’dan geldiğinin görüldüğünün altını çiziyor.

Rus medyasının da hem içerideki yayınlarında hem de Arapça, İngilizce ve Türkçe yayın yapan kanallarında bir adım da ileri giderek Türkiye karşıtlığını körükleme çabasında bulunduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Kullandıkları söylem yayılmacı Rus politikasının hedefleriyle uyumlu. Ağırlıklı olarak Sputnik ve Russian Today aracılığı ile servis edilen haberlerde Türkiye ile radikal unsurlar arasında bağ kurma çabası ön planda. Bu noktadan hareket edilerek hem Rusya’nın saldırıları meşrulaştırılmaya çalışılıyor hem de dünya kamuoyuna teröristlerle mücadele edildiği yönünde bir mesaj veriliyor” diyor.

Türk askerlerinin görüntüleri

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, Rusların ikinci propaganda aracının ise İHA ile çektikleri görüntülerin servis edilmesi oluşturduğunu hatırlatarak, Rusya’nın, Suriye hava sahasını kapattığı için Türkiye hava unsurlarını kullanamadığını ve bununla birlikte Rusya tarafının egemenliği altındaki Suriye hava sahasını istediği şekilde kullanabilme imkanına sahip olduğuna vurgu yapıyor.

Bunu değerlendiren Putin yönetiminin, Türkiye’nin bölgeye gönderdiği askeri konvoyların havadan çekilmiş görüntülerini kamuoyuyla paylaştığına değinen Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Bunun temel amaçlarından birini “vurabiliriz” bağlamındaki tehdit dilinin karşı tarafa yönelik kullanılmasıdır. Ayrıca vurulan ve şehit verdiğimiz konvoy görüntülerini de paylaştı Rusya. O görüntülerde hasar almış Türk tank ve askeri araçları görülüyor. Rusya, bunu yaparken Esed rejimini de aracı olarak kullanıyor. Genellikle görüntüler Esed tarafına paylaştırılarak Şam yönetimi konusunda “meşru bir yönetim” algısı oluşturulma amacı güdülüyor” diyor.

Siviller öldürülmüyor yalanı

“Kirli propagandanın en önemli özelliği gerçeğin göz göre göre inkar edilmesi ve tam aksine bir iddianın kamuoyuna sunulmasıdır” diyen Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, Rus yetkililer tarafından yoğun şekilde kullanılan “Siviller öldürülmüyor ve siviller rejimin kontrol ettiği bölgelere geçiyor” ifadelerinin kara propagandanın en zirve noktası olarak değerlendirilebileceğini söylüyor.

Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, “Çünkü rejim adına çatışan İranlı Şii milisler yakaladıkları tüm sivilleri öldürdükleri gibi mezarlıkları da yok ediyorlar. Bölgede demografik bir değişim mühendisliği tüm yönleriyle uygulanma çabasında. Rusya’nın desteklediği Şii milisler Sünnilerin Suriye dışına itilmesi için her türlü vahşiliği uyguluyor. Böylesine net bir tablo varken Rus yetkililerin tüm basın toplantılarında benzer cümleleri kullanmaları elbette askeri güce dayalı bir hoyratlığın ürünüdür” ifadesini kullanıyor.

“Dolayısıyla bir tarafta Rusların kara propagandası devam ederken diğer tarafta küresel kamuoyunu insanlık adına harekete geçirebilecek farklı merkezlerde bir sessizlik hakim” diyen SETA Kriter Dergisi Yayın Koordinatörü Doç. Dr. Yusuf ÖZKIR, bu tutum devam ettiği sürece hem dünyanın Rus propaganda makinesinin ürettiği yalanlara maruz kalmaya devam edeceğini hem de Rusların bu sessizlikten aldıkları güçle at koşturabilecekleri yeni mekanlar aramaya daha büyük bir cüretle devam edeceğini kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

[UHA Haber Ajansı, 03 Mart 2020]

Yusuf Özkır & Kriter Dergisi Yayın Koordinatörü

Doç. Dr. Yusuf Özkır Trabzon’un Araklı ilçesinde doğdu. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalında tamamladı. 2016 yılından bu yana İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde akademik hayatını sürdürmektedir. SETA Vakfı tarafından yayınlanan Kriter dergisinde Yayın Koordinatörü olarak görev yapan Özkır’ın Hürriyet Gazetesi 1948-2012 ve FETÖ, Medya ve Darbe isimli iki kitabı bulunmaktadır.
Yazar siyasal iletişimin seçim süreçlerinde partiler tarafından uygulanma biçimlerine, toplumların yönlendirilmesinde medyanın bir aygıt olarak nasıl kullanıldığına ve iletişim araçlarında yer verilen içeriklerin analizi gibi konularda kafa yormaktadır. 

[TÜHA Haber Ajansı, 03 Mart 2020]

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

‘Pelin Çift ile Gündem Ötesi’ her Cuma Payitaht “Abdülhamid”den sonra TRT 1 Ekranlarında..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.