enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 ICE’a Tepki Büyüyor
00:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:03 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:02 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:02 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
00:01 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:01 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:00 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
14:41 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ölümünün 9. yılında Rauf Denktaş!…

Ölümünün 9. yılında Rauf Denktaş!…
14.01.2021
A+
A-

TÜHA HABER / Doç. Dr. Hüner Tuncer, 13 Ocak 2012 tarihinde yitirmiş olduğumuz Kıbrıs’ın efsanevi lideri Rauf Denktaş ile Nisan 2005 tarihinde Lefkoşa’da yaptığı bir söyleşiyi dile getirerek, Denktaş’ın, bir türlü çözüme kavuşturulamayan Kıbrıs sorunuyla ilgili sözlerini bir kez daha kamuoyuna anımsatmakta yarar olacağı görüşünde olduğunu ifade etti.

Hüner Tuncer - BiyografyaDoç. Dr. Hüner Tuncer, Rauf Denktaş’ın kendisiyle yaptığı söyleşide; çıkmazda bulunan Kıbrıs sorununa bir çözüm bulmak amacıyla BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından oluşturulan “Annan Belgesi” üzerinde, 24 Nisan 2004’te Kıbrıs’ın her iki kesiminde gerçekleştirilen referanduma ilişkin görüşlerini dile getirdiğini hatırlattı.

Yapılan referandumun sonucunda Annan Belgesi, KKTC halkının yüzde 64.9 oyuyla kabul görmüş; GKRY halkı ise, Belge’ye yüzde 74.8 oranıyla “hayır” demişti. Ada’nın her iki halkı Belge’ye “evet” demediği için Annan Belgesi, yasal açıdan geçersiz sayıldı ve uygulamaya konulamadı.

“17 Nisan 2005 tarihinde Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılacak olan Rauf Denktaş, söyleşimize şu sözlerle başladı: ‘Egemenlik ve self-determinasyon hakkını içermeyen eşitlik, ancak sözde, yapay bir eşitlik olur.’

“Rauf Denktaş, söyleşimizi şöyle sürdürmüştü: ‘Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrıldıktan sonra durumumda bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Mücadele devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı, anayasal çerçevede yetkileri kısıtlı bir makamdı. Görüşmeci de olduğum için, gereğinden fazla bu mevkiide kaldım.

Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi » Annan Planı Kabul Edilseydi (1/3)“Annan Planı” ile başlanan süreçte ben halkıma ‘hayır’ demesini önerdim, çünkü bu Plan egemenliğimizi içermiyordu.(1) Bize kâğıt üzerinde bazı haklar verilecekti, aynen 1960 Antlaşması’nda olduğu gibi. Rumlar, yine bunu yırtıp atıp, ‘Kıbrıs’a hâkim olmak için harekete geçebileceklerdi.

“Annan Planı, bizi 1960 Antlaşması’nı çiğneyerek, Türkiye’nin üye olmadığı AB’ye götürmeyi öngörüyordu. Annan Planı, 1960 Antlaşması’nda Türkiye’ye verilmiş olan garantörlük hakkını ortadan kaldırıyor ve bizim de güvenliğimizin temelini oluşturan Garanti Antlaşması’nın öngördüğü Türk-Yunan dengesini Yunanistan’ın lehine bozuyordu. Yıllarca her görüşmede kutsal bir hak olarak koruduğum bir ilkeyi ters-yüz eden Annan Planı’nı kabul etmem, Kıbrıs Türkü’nün, Türkiye’nin Ada’dan çıkışını kendi imzası ve arzusuyla gerçekleştirmesi demekti ki; bana göre, bu tarihî bir hata olurdu. Daima savunmuş olduğum ilke, Türkiye de üye olmadan ‘Kıbrıs’ın AB gibi bir birliğe üye olamayacağı ve ‘Kıbrıs’ın AB’ye girmesinin ancak Kıbrıs’taki her iki tarafın uzlaşmasından sonra gündeme gelebileceğiydi.

Annan Planı, Rumları tatmin etmek için ve Türkleri Kıbrıs’tan çıkartmak için, bulunmuş bir formüldü. Türkiye’nin ‘Annan Planı’ndan yana çıkması; ‘Plan’a ‘evet’ dememiz için ABD’nin, İngiltere’nin ve AB’nin müdahaleleri ile propagandaları; Türk basınının ‘evet’ yönündeki girişimleri; Türkiye’nin, ‘hayır dediğimiz takdirde, bunun sonucuna katlanırsınız’ yolundaki tehditleri; Türkiye’nin, ‘evet derseniz, ertesi gün KKTC’nin tanınma yolu açılacaktır’ vaatleri, halkımızın yüzde 65’inin  Plan’a ‘evet’ demesinin yolunu açmıştır.

Rauf R. Denktaş - Avrupa Türk Gazetesi“Bize ‘evet’ dedirtenler, Rumların da Plan’a ‘evet’ diyeceği inancıyla hareket etmişlerdir. Oysa Rum, ‘meşru Kıbrıs Hükümeti’ olarak, ‘Kıbrıs’a sahip çıktığını düşünüyor ve bu unvandan tâviz vermek ve bunu bizimle paylaşmak ihtiyacını duymuyordu.

“Halkımızın yüzde 65’inin ‘Evet’ demesinden sonra, benim derhal istifa etmem gerekirdi; ancak, Rumların ‘hayır’ demek suretiyle bize yeniden düşünme şansı vermesi nedeniyle, görevimin sonuna değin bu hakkı kullanmak suretiyle görevime devam ettim.

“Türk halkının ‘evet’ oyları, Türklerin Rumlarla birleşmeyi istediği biçiminde yorumlanmıştır. Benim uzlaşma istemeyen bir kişi olarak algılanmam sonucunda, halkımdan yeniden oy istememin doğru olmayacağını düşündüm. Türk Hükümeti ile Türk basını, dış dünyanın beni gördüğü gibi uzlaşmaz bir kişi, Türkiye’nin AB’ye girişini engelleyen bir kişi olarak görüyordu.

“Kıbrıs’ta sağlam ve kalıcı bir anlaşmanın olabilmesi için, böyle bir anlaşmanın ‘bağımsızlık’ ve ‘egemenlik’ üzerine inşa edilmesi gerekir. İşte, bundan böyle benim bu ilkeyi daha sağlamca savunabileceğim platform, ‘halka dönüş’ olacaktır.”

Rauf Denktaş’la yaptığım söyleşiden ayrılırken, bu büyük devlet adamının, Kıbrıslı Türklerin haklı davasını savunmak ve bu davanın haklılığını dünya devletlerine benimsetmek yolunda 40 yıl önce başlattığı zorlu savaşımı bundan böyle de aynı kararlılıkla ve başarı azmiyle sürdüreceğinden emindim.

***

DİPÇE

(1) BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, ABD ve İngiltere ile hazırladığı ve sunmadan önce Kıbrıs Rum Yönetimi ile AB’nin onayını aldığı Annan Belgesi, kanımca Kıbrıs sorununu çözmek yerine, tam bir kaos ve kargaşa yaratacak niteliktedir. Annan Belgesi’nin; egemenlik, eşitlik, uzun vadede iki kesimlilik ve Türkiye’nin etkin ve fiilî güvencesi konularında, KKTC’nin çıkarlarını yansıtmadığı görüşündeyim.

[TÜHA Haber Ajansı, 14 Ocak 2021] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.