Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İnsanın sosyal ortamlara girdikçe, sosyal ilişkilerde sınırı öğrendikçe empatiyi öğrenir” dedi.
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
Prof. Dr. Tarhan, “Yalnız yaşayan daha kendini düşünen birisi olur. Sosyal ortamda insan empatiyi öğrenebiliyor, diğer insanların haklarını, ihtiyaçlarını öğrenebiliyor. Empati yoksunluğunu varsa, bu kimse ben böyleyim, düzelmek istiyorum diyorsa farkındalık çalışılıyor empatiyle ilgili. Empati nedir, ne değildir? Sevgi nedir? Merhamet nedir? Şefkat nedir?” diye anlattı.
“Merhamette yukarıdan aşağı bir duygu sunulmasının merhamet değil, insanın kendi egosu için insanlara merhamet rolü oynamak olduğunu” ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Empati yaparken sempati karıştırılıyor. Birisi oturup ağlıyor, onunla birlikte sen de ağlıyorsun, bu sempatidir. Empatinin yorgunluğu da burada ortaya çıkıyor işte. Empati burada zarar veriyor kişiye.” dedi.
Empatinin sempatiye dönüşmesinin empati değil, kendine zulmetmek olarak ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Kendine karşı da tarafsız olacaksın. Kendi hakların var, ihtiyaçların var, karşı tarafın hakları var, ihtiyaçları var. Karşı tarafın haklarını, ihtiyaçlarını anlayacaksın. Kendi haklarını, ihtiyaçlarını bileceksin ve dengeli şekilde ilişki kuracaksın, bu öğreniliyor.” şeklinde konuştu.
Tarhan: “İçtenlik ve samimiyetin bulaşıcı etkisi var.”
Empati duygusuyla ilgili beyinde sinir hücreleri olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Ayna sinir hücreleri ve ayna nöronlar… Karşı tarafın beynindeki ayna nöronlarla konuşuyor beynimiz. Telsiz internet gibi konuşuyor, haberleşiyor gibi… Güçlü duygularla samimi bir empati hissediyorsan, samimi olursa, karşı tarafın beynindeki aynı alanlar aktif hale geçiyor. Ama samimi olmayan, çıkarcı bir empati rolü oynuyorsan, karşı tarafın beynindeki ayna nöronlar harekete geçmiyor. İçtenlik ve samimiyetin bulaşıcı etkisi var. Karşı tarafı etkiliyor ve karşı tarafta güven oluşturuyor. Onun için merhamet rolü oynayamazsınız, empati rolü oynayamazsınız samimi olması gerekiyor etkili olması için. Yoksa etkisiz oluyor, o anda saf bir insanı inandırıyorsunuz ama bir müddet sonra güven oluşturamıyorsunuz ilişkilerde.” dedi.
Yardım ederken mutluluk hormonu salgılanıyor
Budist rahipler yardım ederken beyindeki mutluluk hormonlarının salgılandığının da görüldüğünü anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Kendisinde mutluluk hormonu salgılanıyor. Karşı tarafın yaralarını görüyor, üzülüyor, daha sonra ona yardım etmek istiyor. Bir şeyler yapıyor ve aynı anda beyinde mutluluk hormonu salgılanıyor. Aslında merhametli olmak kişiye de bir şey kazandırıyor, bilimsel ve biyolojik olarak gösterilmiş kanıtlanmış bir duygu.” dedi.
Şefkat ve merhametin benzer şekilde kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Merhamet duygusunu fark edebilmek ve sırf bu duyguyu tatmin için insan gizli yardım yapar başka insanlara. Halbuki o an kendisi de mutlu olur, bir çocuğun sevindiğini, bir insanın mutlu olduğunu gördüğü zaman. O peşin ödüldür ona. Merhametli olmanın peşin ödülü var kişiye.” diye konuştu.
Tarhan: “Merhametli insanlar başkaları için de bir şeyler yapmaktan zevk alıyorlar.”
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en temelde fizyolojik ihtiyaçlar; yemek, içmek, barınmak, üremek, sonra diğer canlılarla ortak ihtiyaçlar ve ondan sonra da güvenin geldiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Sonra sosyal şeyler geliyor; sevmek, sevilmek ve güvenli olmak… En sonda da kendini gerçekleştirmek geliyor. Merhametli insanlar kendilerini aşıyorlar, başkaları için de bir şeyler yapmaktan zevk alıyorlar.” dedi.
Tarhan: “Merhamet başıboş bırakılması gereken bir duygu değil!”
Prof. Dr. Tarhan, merhamet yorgunluğuna işaret ederek, “İnsanoğlunun kontrol edemeyeceği ve gücünün yetmediği konularda oturup üzülüp ağlarsa, kendi gücünü aştığı için merhameti ona zarar vermiş oluyor. Halk arasında bir söz var; ‘Merhametten maraz doğar’ diye. Yanlış kişiye merhamet etmek de zarar verir. Bazı kişiler kendilerini acındırırlar, yardım edersin ona, aslında tembelliğe, aç gözlülüğe teşvik etmiş olursun. Onun için merhamet edilecek nesneyi de iyi seçmek gerekiyor. ‘Merhameti hak ediyor mu bu?’ diye düşünmek gerekiyor. Hak ediyorsa yapmak gerekir? Merhametli akıl yürütme diye geçiyor. Bu da merhametli akıl yürütme. Merhamet duygusu başıboş bırakılması gereken bir duygu değil, güzel bir duygu.” dedi.
Tarhan: “Merhametli insanlar çok kolay kullanılır.”
Merhametli insanların çok kolay kullanıldığını da ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Onun için o durumlarda kişiye merhamet edilir, ama kişi kendi gücünün sınırlarını iyi bilmesi lazım. Kendi haddini bilen, sınırlarını bilen kimse kendine karşı da haksızlık yapmamayı başarır. Kendine karşı haksızlık yapmıyorsa bir insan, o merhameti doğru amaçla, doğru biçimde, doğru şekilde kullanmayı da başarabilir. Aslında merhamet yönetilmesi gereken bir duygu.” diye anlattı.
Prof. Dr. Tarhan, “Güzel bir söz var; ‘İlacı ilaç yapan zehri, zehir yapan dozudur” diye. Merhameti değer yapan, bireye ve topluma faydalı yapan, onun yerini, nesnesini, dozunu, süresini iyi ayarlayabilmek. Hak eden kişilere yapabilmek gerekiyor. Onun için evrensel değerdir merhametli olmak. Evrensel bir değer olduğu için bu evrensel değerleri önce kendimize, sonra çocuklarımıza, yakınlarımıza öğretip bir değer yargısı olarak kullanmamız gerekiyor.” şeklinde anlattı.
Tarhan: “Merhamet zarar veriyor diye düşünmemek gerekir.”
Merhamet duygusu olan kişilerde pozitif enerji olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu kişilerin çevresine bakarsınız. Allah dostu insanlar vardır, kurulu düzen istemediği halde insanlar onun etrafında toplanır. Bakarsınız o kişilerin büyük ölçüde en büyük özellikleri merhametlilikle dürüstlüğü birlikte götürmeleridir.” dedi.
Prof. Dr. Tarhan, merhamet yorgunluğu konusuna dikkat çekerek, “Merhamet zarar veriyor diye düşünmemek gerekir. Mesela sürüye giren kurtlara merhamet edilmez, merhamet ederseniz yanlış olur. Merhamet kavramı doğru ama oradaki kurda merhamet ederseniz kötülük yapmış olursunuz. Merhameti yerinde ve zamanında kullanabilmek önemli.” şeklinde sözlerini tamamladı.
TÜHA HABER / Adalet Bakanlığı, arabuluculuk uygulaması sayesinde bugüne kadar 1 milyon 263 bin 526 dosyanın mahkemeye gitmeden sonuçlandığını duyurdu. İş uyuşmazlıklarında 1 Ocak 2018, ticari uyuşmazlıklarda 1 Ocak 2019, tüketici uyuşmazlıklarında ise 28 Temmuz 2020’den itibaren zorunlu olarak uygulanan arabuluculuk, mahkemelerin iş yükünü büyük oranda azaltırken, yıllarca sürecek davalar...
TÜHA HABER / HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki mahkeme kararı TBMM’de okundu. Kararın okunmasıyla Gergerlioğlu’nun vekilliği düştü. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu… Cezaevlerinde çıplak arama yapıldığı iddiasını dile getirdi. Basın toplantılarında ve sosyal medya paylaşımlarıyla o iddiayı sık sık tekrarladı. FETÖ’nün organize ettiği çevrim içi toplantıya katıldı. PKK/KCK propagandasından...
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Ankara’da velilerle bir araya geldiği görüşmede, “Bu sene ilk defa temel eğitim okullarımıza bütçe gönderdik. Bütün okullara 3,1 milyar TL gönderildi. Okullarımız henüz sadece 1 milyarını kullanabildi. Toptur, kağıttır, onarımdır, şöyledir, böyledir; okullarla hiçbir maddi ilişkiniz bundan sonra olmayacak” dedi. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer,...
* Roche Türkiye ve İnönü Üniversitesi iş birliği ile kurulan Klinik Araştırmalar ve Mükemmeliyet Uygulama ve Araştırma Merkezi Destek Ünitesi’nin açılışı, gerçekleştirildi. * Açılış törenine, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, İnönü Üniversitesi Klinik Araştırmalar Ünitesi Müdürü Prof. Dr. Emin Kaya, Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli ve...
TÜHA HABER / Dünyanın 42 ülkesinde, 339 eğitim kurumundaki 40 bin öğrencisine nitelikli eğitim vermeye devam eden Türkiye Maarif Vakfı, Türkçe öğreterek de Türkiye’nin geleceğine yatırım yapıyor. Maarif Vakfının, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyen ve uygulayıcıların yanı sıra ilgili kurum temsilcilerinin katılımıyla iki yıllık bir çalışmanın sonucunda hazırladığı “Türkçe’nin Yabancı...
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, EGA’nın sağladığı Bionay Kimlik Doğrulama Hizmet Sağlayıcı (KDHS) platform yazılımlarıyla Türkiye genelinde 973 tapu ve kadastro müdürlüğünde 2 bin biOnay cihazıyla hizmet veriyor. TÜRKUAZ Uluslararası Haber Ajansı (TÜHA)‘nın haberine göre, EGA tarafından üretilen Türkiye’nin ilk onaylı mobil kimlik doğrulama cihazı biOnay, tapu ve kadastro müdürlüklerinde...