enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:05 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
00:03 379 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülke hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar
00:02 Belçika’daki dev Audi fabrikası kapandı…
00:01 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’dan (PFDK) haberler…
00:01 Suriye devlet televizyonu: Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu
00:00 Yargıtay Başkanlığı’nca, deprem temalı ceza ve hukuk çalıştayları İzmir’de düzenlenecek
21:24 Son dakika gelişmesi… Fatih Ürek’ten acı haber geldi: Fatih Ürek 59 yaşında hayatını kaybetti.
13:12 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK) Londra’da diplomasi turu 
11:26 İletişim Başkanı Duran, “Bağımlılık konusunda medya kuruluşlarına, habercilere, dizi ve film yapımcılarına ciddi sorumluluklar düşüyor”
10:53 MSB kaynakları: TSK’nın Barış Pınarı’ndaki bölgelerden çekildiği yönündeki haberler doğru değil
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kontrolden Çıkan Çatışma Dönemi

Kontrolden Çıkan Çatışma Dönemi
A+
A-

İsrail’in katliamlara başlamasının üzerinden 300 gün geçti. 40 binden fazla Filistinli katledildi. Savaş başladığında, İsrail’in hedefleri ve savaşın nereye evrileceği ile ilgili kötümser senaryolar maalesef bir bir gerçekleşiyor. Soykırımcı İsrail yönetiminin son bir haftadır gerçekleştirdiği suikastların ardından, “kontrolden çıkan çatışmalar dönemine” geçildiği neredeyse üzerinden ittifak edilen bir durum.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

İsrail’in 7 Ekim saldırılarından itibaren hedefinin Gazze ile sınırlı olmayacağı çokça söylendi. Sürecin bir bölgesel savaşı tetikleyeceği ihtimali hep gündemdeydi. İsrail, Gazze’de yaptığı katliamlarla, önce bölgede yeniden oluşturulmaya çalışılan “normalleşme” süreçleri durdu. Arap ayaklanmaları sonrası derinleşen çatışma ve istikrarsızlıkları azaltmaya dönük normalleşme adımları ile inşa edilecek yeni bir düzen arayışı berhava oldu.

Savaş başladığında, sanki İran’ın doğrudan ya da vekilleri üzerinden İsrail’e saldıracağı gibi bir hava oluşturuldu. Hatta savaşın ilk haftalarında ABD’nin bölgede askeri güçlerini artırarak konuşlandırması İran’ı savaş dışında tutma çabası olarak gösterildi.

Halbuki, durum tam tersiydi. İran’dan daha çok İsrail günden güne bölgesel gerginliği tırmandırdı. İsrail’in tam da istediği buydu. Savaşı Gazze’nin dışına yayarak, çatışmayı İran ve Hizbullah üzerinden genişlettiğinde ABD’yi askeri olarak savaşın bir parçası haline getirebilecekti.

İsrail, 1 Nisan’da Suriye’deki İran Büyükelçiliği’ni bombaladı. Irak, Yemen, Suriye ve Lübnan’a şiddeti artarak devam eden saldırılar düzenledi. İsrail’in savaşı tırmandırma politikasına, İran ilk defa kendi topraklarından bir cevap verse de, bu sembolik bir karşılığın ötesine geçmedi. Çünkü 72 saat önceden komşu ülkelere haber vererek ve ABD’nin bilgisi dâhinde ve hiçbir hasar oluşturmayan bir saldırı olarak planlanmıştı.

Biden yönetimi, en başından itibaren Netanyahu yönetimine, İran’la gerginliği tırmandırmaktan kaçınmaları yönünde uyarı yapsa da, İsrail’i desteklemeye devam edeceğini her fırsatta dile getirdi. Seçimlere az bir süre kaldığı için Biden yönetimi, ateşkes konusunda yeterli baskıyı yapmadı.

Siyonist yönetime uluslararası kamuoyunda baskının arttığı, meşruiyet ve itibarının giderek sorgulandığı, uluslararası mahkemelerden çıkan ön kararların Netnayahu’yu zor durumda bıraktığı bir dönemde, ABD ziyareti yeni bir sürecin önünü açtı. Kongre’de alkışlı destek, Trump’ın ve Cumhuriyetçilerin yoğun desteği, hem İran ve vekillerine yeni saldırılar hem de Gazze katliamının devamı noktasında soykırımcı İsrail’i cesaretlendirdi.

İran, kendi nükleer geleceğini de düşünerek, doğrudan savaşın dışında kalmayı, ya da düşük yoğunluklu misillemelerle karşılık vermeyi hedeflese de bu durumu sürdürmesi  giderek zorlaşıyor. Haniye suikastı, İran’ın savaştan kaçınma stratejisini zora soktu. Daha öncekilerde olduğu gibi haber vererek ve sembolik bir karşılık verdiğinde, bu İran açısından güvenilirlik, caydırıcılık ve şimdiye kadar inşa ettiği devlet algısını daha da zayıflatacaktır.

7 Ekim’den bu yana kötümser senaryolar gerçekleşti. Çatışmaların giderek kontrolden çıktığı bu ikinci aşamada Netanyahu’nun ABD seçimlerine kadar, İran’ı savaşın içine çekmek için yeni saldırılar yapacağı öngörülüyor. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah“yeni bir aşamaya geçildiği” vurgusunu yaparak, temsili değil gerçek bir cevap” vereceklerini ilan etti.

Bugüne kadar Türkiye ve birkaç bölge ülkesinin dışında bu soruna çözüm üretmek için sahici çaba harcayan ülke yok. Türkiye’nin en baştan itibaren dile getirdiği endişeler gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir çok kez İsrail’in hedefinde sadece Filistinlilerin olmadığını, sıranın Ortadoğu’daki diğer ülkelere geleceği uyarısını yaptı. İsrail’in saldırgan tavrının insanlığın geleceği için bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

İsrail sorununa çözüm bulmak önce İslam dünyasına düşüyor. İsrail’in gelecek planlarından endişe duymak sorunu çözmüyor. Kalıcı çözüm için Türkiye “garantörlük” ve “bölgesel güvenlik ittifakı” gibi çözüm önerilerini uzun süredir dile getiriyor. Katliamı durdurmak için daha fazla zaman kaybetmeden adım atılmaz ise, Hakan Fidan‘ın son uyarısında dile getirdiği gibi, “insanlık olarak herkes bu katliamdan sorumludur.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.