enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:00 Bazı bölgelerde barajlar dolmuyor, Su sürekli azalıyor!
08:39 Dr. Elvin Abdurahmanlı, “Bölgedeki kalıcı barış ve Türk birliğinin caydırıcı gücü en önemli unsur”
06:51 Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz
00:53 Türk Dünyası’nın Kültürel Mirasını ve Küresel Etkileşimini öne çıkaracak ‘Viyana’da Türk Haftası’ bugün başlıyor…
00:36 Bakan Göktaş, 2002’de 5 bin 777 olan engelli memur sayısı 82 bin 626’ya ulaştı
00:34 Hollanda Türk Gazeteciler Birliği, 10 Ocak’ı bu kez “Anma” ruhuyla yaşattı
00:28 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK) İstanbul ve Ankara’da 10 Ocak buluşmaları
00:24 Türkiye’de rüzgardan elektrik üretimi 3 Ocak’ta 259 bin 76 megavatsaatle günlük bazda tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı
00:19 Yüzyılın konut projesinde yeni haftanın kura takvimi
00:16 Türk Dünyası’ndan Haberler!
00:13 Milli Savunma Bakanı Güler, “Gazze Şeridi’nde İsrail için bir tehdit oluşturmuyor”
00:10 Oğuz Türklerine ait 9-10. yüzyıldan kalma Kültöbe Yazıtı keşfedildi
07:36 2026’nın merakla beklenen 20 filmi
06:19 BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeden ABD’ye sert tepki
06:16 Bir bardak portakal suyunun şaşırtıcı faydaları
00:37 2026’da emekli aylıkları yaşam maliyetine kıyasla ne seviyede?
00:37 Türkiye’nin 2026’da dış politikada öncelikleri neler olacak?
00:26 İran’da sokağa çıkma çağrıları yapan sürgündeki Rıza Pehlevi kimdir?
00:20 Türkiye, Karadeniz’in güvenliği konusunda nasıl bir sorumluluk alacak?
00:07 Türkiye ve Avustralya COP31’i birlikte nasıl yönetecek?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kitap: Müslümanlığın Temel Dinamiği

Kitap: Müslümanlığın Temel Dinamiği
A+
A-

Bizde ayrı sayılmaz bir kitap bir mihraptan,

Ki uğuldar kubbemiz “oku!” diyen hitaptan.

-Arif Nihat Asya-
Müslümanlıktan başka hiçbir dinin ve beşerî sistemin kitapla ilişkisi, kitaba referansı Müslümanlık seviyesinde, Müslümanlıktaki çap ve kapasitede olmamıştır.  Müslümanlıkta her türlü söz, iş ve eylemin dayanağı, ilham kaynağı kitaptır.

Kitap denince Müslümanların aklına ilk gelen eserin Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. Müslümanların gözünde Kur’an, değerli bir yazarın ifadesiyle, “Her karanlığı aydınlatan; her söze, her işe hakan; yerin göğün sırlarını kesin buyruklarla açıklayan; tekmil peygamberleri doğrulayan; doğrudan doğruya O doğmayan ve doğurmayanın ağzından konuşan”[1] bir kitaptır. Böyle bir inanç Müslümanları, “Gerçekte bütün kitaplar tek bir kitabın yani Kur’an-ı Kerim’in daha iyi anlaşılması için yazılmıştır” kanaatine ulaştırmıştır.

İşte bu kanaatten hareketle her kitap Müslümanlar arasında önyargısız, iyi niyetli ve istifade amaçlı bir değerlendirmenin konusudur. İslam medeniyetinde insanlığa yararı, hizmeti dokunabilecek olan bütün kitaplar, kim tarafından yazılmış olursa olsun incelenmiş, değerlendirilmiş ve korunmuştur. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in “İlmi, içinde bulunduğu kabın şekline bakmadan alınız”[2] sözünün Müslümanlarda ilme ve kitaba hürmetkâr bir bakış açısı oluşturduğunda hiç şüphe yoktur. Bu sayede İslam dünyasında başka medeniyetlerde görüldüğü gibi kitapların yakılması, kütüphanelerin yıkılması şeklinde tecelli eden bir kitap düşmanlığı görülmemiştir. Bu, Müslüman medeniyetinin çok büyük bir artısıdır. Goethe’nin “Bir iyi yanı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur.” sözü, Müslümanlar için de geçerli bir tespittir.

Müslümanlar eski Yunan medeniyetinde vücuda getirilen ilmî eserleri Arapçaya çevirip insanlığın hizmetine sunmasalardı bugünkü Batılıların Rönesans’ı ve aydınlanmayı yaşamaları, her sıkıştıklarında adı geçen bu medeniyete gönderme yapmaları mümkün olmazdı.

Müslümanlık, ilim tahsil etmeyi ve tahsil edilen ilmi kitaplaştırmayı mensuplarına kaçınılmaz bir görev olarak yüklemiştir. Bu görevin ciddiyetle benimsendiği yüzyıllarda Müslüman şehirlerde inşa edilen kütüphaneler, akıl almaz sayıda kitapla doldurulmuştur. Bunların yalnızca din kitapları olduğu sanılmamalıdır. Müspet bilimlerin her dalına ait kitaplar da bunlar arasındadır. Üstelik bu kitaplar hep elyazmasıdır. Tarihte hiçbir medeniyette Müslüman medeniyetindeki kadar büyük bir kitap birikimi yaratılamamıştır.

Ortaçağ İslam dünyasındaki ilmi çalışmaları derinlemesine araştırmış olan Franz Rozenthal, “Hiçbir inanç sisteminde İslam’da olduğu kadar ilim-din kaynaşması gerçekleşmemiştir. Bu yüzden Müslüman kelamcılar İslam ve ilim aynı şey midir, değil midir, tartışmasına bile girişmişlerdir.” demiştir.

Bütün medeniyetlerin olduğu gibi İslam medeniyetinin de itici gücü olan kitaplar iki büyük darbeye, iki büyük barbarlığa hedef olmuşlardır. Bunların ilki 1258’de vuku bulan Moğol istilasıdır. Cengiz soyundan Hulagu Han liderliğindeki istilacılar görülmemiş bir barbarlıkla bütün Bağdat’ı yağmalamışlar; camileri, köşkleri, sarayları yakıp yıkmışlar; binlerce insanı kılıçtan geçirmişler; Bağdat kütüphanelerinde birikmiş yüz binlerce cilt kitabı da Dicle nehrine dökmüşlerdir. Dicle nehri bu sebeple haftalarca mürekkep renginde akmıştır.

İkinci büyük darbe ise 15. yüzyıl sonlarında (1492) yaşanmıştır. İspanya’da yaklaşık sekiz yüzyıl sürmüş Müslüman egemenliğine, İmparator Şarlken tarafından görülmemiş zulümlerle son verilirken bu medeniyette vücuda getirilen çok değerli camiler, köşkler, saraylar tahrip edilmiş; bu arada, Granada’nın Babü’r-Remle Meydanı’nda da Müslüman kütüphanelerinde birikmiş bir milyon cilt kitap yaktırılmıştır.

20.yüzyılın başında, ünlü fizikçi, Pierre Curie şunları söylemiştir:

“Müslüman Endülüs’ten bize otuz kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı, çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olacaktık.”[3]

[1] A. Turan Oflazoğlu, IV. Murat, s. 75
[2]Künüzü’l-Hakayık, c.2,  s. 51
[3] Erol Toy, Cumhuriyet Gazetesi, 30.7.1979.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.