enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
17:40 İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk
12:55 Yüzyılın Konut Projesi’nde yeni haftanın kura takvimi
07:52 Petrol savaşları yerini ‘kritik mineral’ savaşlarına bırakabilir
00:31 Kuşadası Güvercinada Açık Hava Müzesi’ni 2025 yılında181 bin 419 kişi ziyaret etti
00:24 CHP Genel Başkanı Özel’in ‘ben 30 yıl yatarım, siz de yatarsınız’ sözlerine tepkiler sürüyor
00:22 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency ve UHA / İnternational News Agency ’16 Ocak Basın Onur Günü’nde onurlandırıldı
00:20 16 Ocak Basın Onur Günü’nden notlar..
00:04 Aydın’ın Kuşadası’nda, Kurumlar Arası Gerginlik Hizmeti Aksatıyor
18:23 Ömer Çelik’ten CHP’ye tepki: Saldırganlık bir siyaset biçimi değildir
17:58 Sosyal medyada suç örgütlerini öven 325 şüpheli yakalandı
13:55 Türkiye, Sudan konulu beşinci istişare toplantısına katıldı
10:54 Binlerce Alıcı, Bebek ve Çocuk Ürünleri İçin İstanbul’a Gelecek
10:54 Ömer Çelik, “Karanlık siyasetlerin takip edildiğini görüyoruz”
10:09 Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan temassız kartlarda şifresiz işlem limiti artırıldı
00:47 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 kasım ayına ilişkin dış ticaret endekslerini açıkladı.
00:42 Bakan Göktaş, “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı”nda konuştu
00:40 Devlet Bahçeli: ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir
00:37 Ticaret Bakanlığı tüm gümrük işlemlerinde dijitalleşme ve şeffaflık konularında yeni adım attı…
00:36 Hong Kong’da bulunan Sultan Boztepe, Türk Öğrenci Birliğinin kurulmasına öncülük etti…
00:36 Türkiye, Mısır ve Katar’dan Gazze açıklaması
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Gazze’de kaybolan çocuk sesleri

Gazze’de kaybolan çocuk sesleri
04.12.2025
A+
A-

* Gazze’de çocuklar konuşmuyor. Çünkü işgalci İsrail’in aylarca süren bombardımanları, hastaneleri hedef alan saldırıları, susuzluk ve açlık politikaları çocukların yalnızca bedenlerini değil, seslerini de aldı. Bombaların bıraktığı en ağır enkaz, bugün susan bir nesil.

* İşte detayı!…

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

DOĞU KUDÜS, 04 ARALIK 2025 – İsrail’in büyük bir soykırım yaptığı Gazze’de çocuklar konuşmuyor çünkü Gazze’de hayat, uzun zamandır yalnızca bombalarla değil, susuzlukla, açlıkla ve çaresizlikle kuşatma altında. İşgalci İsrail’in aylar süren saldırıları sırasında hedef alınan hastaneler, doğrudan vurulan ambulanslar, yıkılan doğum servisleri ve çalışamaz hâle gelen yoğun bakım üniteleri, çocuklar için hayata tutunmanın en temel güven duygusunu ortadan kaldırdı.

Elektriksiz bırakılan yoğun bakım odalarında hayatını kaybeden bebekler, ameliyatsız tedavi edilmeye çalışılan yaralı çocuklar ve oksijensiz kalan hastalar, Gazze’de ölümün nasıl sıradanlaştırıldığını gözler önüne serdi.

Gazze’de nüfusun büyük bölümü temiz suya düzenli erişemiyor. Çocuklar arasında yetersiz beslenme oranları kritik seviyelere ulaştı./ Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi

Bu yıkım, sadece bombaların rastgele düşmesinin sonucu değildi. Uluslararası kuruluşların raporlarına göre Gazze’de uygulanan abluka, sistematik bir yok etme politikasının parçası haline geldi. Temiz suya erişim büyük ölçüde kesildi, insanlar deniz suyunu arıtmaya çalıştı, çocuklar ise tuzlu ve kirli su içmek zorunda kaldı.

İsrail soykırımda binlerce Gazzeli çocuk şehit oldu. Fotoğraf: AA
[İsrail soykırımda binlerce Gazzeli çocuk şehit oldu. Fotoğraf: AA]

Öte yandan açlık, geçici bir kriz olmaktan çıkıp gündelik bir gerçekliğe dönüştü. Un, ekmek, bebek maması ve temel gıdalar ya hiç girmedi ya da kısıtlı biçimde ulaştırıldı. İşgalci İsrail, insani yardım girişlerini bilinçli şekilde engelledi; yardım tırları sınırda bekletildi, konvoylar vuruldu ya da geri çevrildi.

Birleşmiş Milletler ve uluslararası insani yardım örgütleri, Gazze’yi modern tarihin en ağır insani felaketlerinden biri olarak tanımlıyor. Açlıktan ölen çocuklar, yetersiz beslenme nedeniyle gelişimi duran bebekler ve günlerce tek öğünle hayatta kalmaya çalışan aileler, bu tablonun sıradan parçaları haline geldi. Çocuklar için evler güvenli alan olmaktan çıktı; hastaneler umut değil korku sembolüne dönüştü. Yardım kelimesi ise çoğu zaman ulaşılmayan bir vaat olarak kaldı.

Bu koşullarda büyüyen çocuklar konuşmayı değil, hayatta kalmayı öğrendi. Sürekli bombardıman tehdidi altında, açlıkla geçen günlerin ortasında, kayıpların olağanlaştığı bir ortamda kelimeler anlamını yitirdi. Gazze’de binlerce çocuk, işgalci İsrail’in yürüttüğü barbar soykırımın yalnızca tanığı değil; bu politikanın doğrudan hedefi hâline geldi. Susmak, bu çocuklar için bir tercih olmaktan çıkarak, yaşadıkları büyük korkunun ve çaresizliğin sonucu oldu.

Bombalar sustu, korku çocukların içinde kaldı

Gazze’de çocuklar için tehlike yalnızca saldırı anlarında yaşanmadı. Geceleri patlama ihtimaliyle uyumak, gündüz açlıkla hayata tutunmak, her an bir yakınını kaybetme korkusuyla yaşamak, çocukların zihninde kalıcı bir alarm hali yarattı. Psikologlara göre bu sürekli tehdit algısı, çocukların kendini ifade etme becerisini baskılıyor.

Gazze’deki çocuklar “modern tarihin en büyük çocukluk travmalarından biri” ile karşı karşıya. Uzun süreli sessizlik, konuşma bozuklukları ve içe kapanma vakaları hızla artıyor. / Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’

Aileler, çocuklarının saldırıların ilk haftalarında konuşabildiğini ancak aylar ilerledikçe tamamen içine kapandığını anlatıyor. Bombalar dursa bile korku susmuyor. Sessizlik, travmanın dışavurumu hâline geliyor. Gazze’de konuşmayan çocuklar, yaşananların geride kalmadığını; çocukların iç dünyasında yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Barbar İsrail soykırımın en büyük mağduru çocuklar. Fotoğraf: AA
[Barbar İsrail soykırımın en büyük mağduru çocuklar. Fotoğraf: AA]

Okul yok, oyun yok, kelimeler de yok

İşgalci İsrail saldırılarında hedef alınan okullar, çocuklar için yalnızca eğitim alanı değildi. Okullar, çocukların konuştuğu, oyun oynadığı, kelimelerle dünyayı anlamlandırdığı güvenli alanlardı. Bu alanlar yok edildi. Öğretmenler hayatını kaybetti ya da yerinden edildi. Çocuklar aylarca akranlarıyla bir araya gelemedi.

Oyun alanları molozlara dönüştü. Sokaklar artık kaçış güzergâhı. Böyle bir ortamda büyüyen çocuklar, sesi bir iletişim aracı değil; dikkat çekmek anlamına gelen bir risk olarak algılamaya başladı. Sessizlik, hayatta kalmanın bir yolu haline geldi.

Diğer taraftan Gazze’de konuşmayan çocukların birçoğu, bombardıman altında bağıran, ağlayan ya da panik yaşayan akranlarını gördü. Bu anlar, çocuk zihninde konuşmayı tehlikeyle eşleştirdi. Uzmanlara göre birçok çocuk için susmak, bilinçdışı bir savunma mekanizması.

Bazı çocuklar yalnızca aile bireyleriyle fısıltıyla konuşabiliyor. Bazıları hiçbir şekilde konuşmuyor; yalnızca bakışlarıyla tepki veriyor. Ortak nokta ise şu: çocuklar kelimelerle dünyayı açıklamaktan vazgeçmiş durumda.

İşgalci İsrail, ateşkese rağmen Gazze'de ilaç girmesine izin vermiyor. Fotoğraf: AA
[İşgalci İsrail, ateşkese rağmen Gazze’de ilaç girmesine izin vermiyor. Fotoğraf: AA]

Psikolojik destek çöktü, travma derinleşiyor

Gazze’de ruh sağlığı hizmetleri neredeyse tamamen çöktü. Hastaneler hedef alındı, psikolojik destek merkezleri kapandı. Uzmanların önemli bir kısmı ya hayatını kaybetti ya da Gazze’yi terk etmek zorunda kaldı. Mevcut koşullarda binlerce çocuk yaşadığı travmayla tek başına baş etmeye çalışıyor.

Gazze’de sağlık sisteminin büyük kısmı çalışamaz hâlde. Psikolojik destek hizmetleri neredeyse tamamen durmuş durumda. / Dünya Sağlık Örgütü

Bu durum, bireysel bir sorun olmanın ötesinde, toplumsal bir kırılmayı işaret ediyor. Bugün susan çocuklar, yarının yetişkinleri olacak. İfade edilemeyen travmalar, ilerleyen yıllarda derin sosyal ve psikolojik yaralar olarak ortaya çıkma riski taşıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.