BM’nin 2025 raporu, silahlı çatışmalarda çocuklara yönelik ihlallerin son 30 yılın en yüksek seviyesine çıktığını ortaya koydu.
BM’nin 2025 raporu, silahlı çatışmalarda çocuklara yönelik ihlallerin son 30 yılın en yüksek seviyesine çıktığını ortaya koydu. Raporda İsrail, çocuklara karşı en fazla ihlal gerçekleştiren taraf olarak kayda geçerken, Gazze başta olmak üzere Filistin’de binlerce çocuk öldürme, yaralama, yardım engeli ve saldırıların hedefi oldu.
BM Raporunda İsrail, 2025’te Çocuklara Yönelik İhlallerde İlk Sırada
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin yayımladığı periyodik rapora göre İsrail, 2025 yılında çocuklara yönelik en fazla ihlal gerçekleştiren tarafların başında yer aldı. Raporda, 2025’in, çocuklara ve silahlı çatışmalara ilişkin BM mekanizmasının devreye girdiği otuz yıl önceki dönemden bu yana, silahlı çatışmalarda çocuklara yönelik en yüksek ihlal sayısının kayıtlara geçtiği yıl olduğu belirtildi.
Bu yılki raporda ilk kez düzenli orduların işlediği ihlallerin en yüksek seviyeye ulaştığı kaydedildi. Öte yandan kamuoyunda utanç listesi olarak bilinen rapor ekinde, üst üste ikinci kez İsrail işgal güçlerine de yer verildi.
Rapora göre İsrail işgal güçleri, 2025 yılında dünya genelinde çocuklara yönelik en fazla ihlal gerçekleştiren taraf oldu. Raporda silahlı kuvvetleri yer alan diğer sekiz hükümet ise Rusya, Kongo, Suriye’deki devrik rejim, Myanmar, Sudan, Güney Sudan, Somali ordusu ve polis güçleri olarak sıralandı. Listenin geri kalanında ise hükümet dışı silahlı gruplar yer aldı.
Raporda en yüksek ihlal seviyesi Filistin’de kaydedildi. BM, Filistin’de 3 bin 549’u erkek, 2 bin 114’ü kız olmak üzere 5 bin 663 çocuğa yönelik 12 bin 445 ağır ihlali doğruladı. Bu çocukların arasında 14 İsrailli çocuk da bulunuyor. Söz konusu ihlallerin en büyük bölümü İsrail tarafından Gazze’deki çocuklara karşı işlendi ve bu sayı 6 bin 984 olarak kayda geçti. Bununla birlikte Batı Şeria ve Kudüs’te de Filistinli çocuklara yönelik 5 bin 649 İsrail ihlali tespit edildi. Raporda yer alan bu veriler yalnızca doğrulanabilen ihlallerden oluşuyor. BM’nin Gazze Şeridi’nde 4 bin 588 çocuğun hayatını kaybettiğine ilişkin ek bildirimler aldığı, bu bilgileri doğrulama sürecinin sürdüğü ve söz konusu verilerin gelecek yılki rapora dahil edilmesinin beklendiği belirtildi.
Filistin’in ardından çocuklara yönelik ihlallerde Kongo geldi. Raporda Kongo’da 3 bin 263 çocuğa karşı 4 bin 114 ağır ihlal kaydedildi. Kongo’yu 1 bin 342 çocuğa yönelik 2 bin 560 ağır ihlalle Nijerya, 1 bin 746 çocuğa yönelik 2 bin 203 ağır ihlalle Myanmar, 1 bin 703 çocuğa yönelik 2 bin 195 ağır ihlalle Somali ve 1 bin 681 çocuğa yönelik 1 bin 889 ağır ihlalle Sudan izledi.
BM raporuna göre dünya genelinde çatışan taraflar, 2025 yılında çocuklara yönelik 38 bin 558 ağır ihlal gerçekleştirdi. Raporda, 2024’te belgelenen vakalara kıyasla çocukların öldürülmesi olaylarında yüzde 34’lük çarpıcı bir artış yaşandığı, bunun yanı sıra sivillerin insani yardımdan mahrum bırakıldığı ifade edildi. Bu ihlaller kapsamında dünya genelinde 6 bin 266 çocuk hayatını kaybetti, 7 bin 958 çocuk ise sakat kaldı veya yaralandı.
Bu veriler yalnızca BM’nin doğrulayabildiği ihlalleri kapsıyor. Gerçek rakamların bunun çok üzerinde olabileceği değerlendiriliyor. Raporda, 20’den fazla ülke ve çatışma bölgesinde 24 bin 174 çocuğa yönelik ihlaller işlendiği aktarıldı. Söz konusu ihlaller arasında öldürme, sakat bırakma, zorla silah altına alma, kaçırma, tecavüz ve diğer cinsel şiddet türleri, okullara ve hastanelere yönelik saldırılar ile çocukların insani yardıma erişiminin engellenmesi yer aldı. Bu çocukların üçte birini kız çocukları oluşturdu.

Vanessa Frazier
Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan BM Genel Sekreteri’nin çocuklar ve silahlı çatışmalardan sorumlu temsilcisi Vanessa Frazier, “2025, hiç şüphesiz, izleme faaliyetlerinin başlamasından bu yana çocukların korunması açısından en karanlık dönemlerden biri oldu. Çocukları koruma sorumluluğu taşıyan devletlerin onların acılarına katkı sunması, uluslararası hukuka saygının ciddi ve derin biçimde aşındığını gösteriyor” dedi.
Raporda ayrıca çocukların her gün kullandığı yollarda kara mayınları ve patlayıcı savaş kalıntılarının yayılmasına da dikkat çekildi. Çocukların, can almaya ve kalıcı engellere yol açmaya devam eden bu silahlara karşı en kırılgan grup olduğu vurgulandı. Söz konusu patlayıcıların çatışmalar sona erdikten uzun süre sonra bile etkisini sürdürdüğü, bunun yanı sıra sosyal ve ekonomik kalkınmanın önünde de engel oluşturduğu belirtildi. Raporda, hayatta kalan çocukların çoğu zaman ömür boyu süren engeller, psikolojik travmalar, eğitime erişim sorunları ve topluma yeniden uyum sürecinde ciddi engellerle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Bu bağlamda Frazier, “Bir zamanlar güvenli olan mahalleler, aralıksız bombardıman nedeniyle cephe hatlarına dönüştü. Tüm toplumlar, çocukların yakınında asla kullanılmaması gereken silahların gölgesinde yaşıyor. Üstelik bu silahlar çocukların evlerini, okullarını ve hastanelerini hedef alıyor. Çatışma bölgelerinde çocuklar arasındaki yaralanma ve ölümlerin büyük bölümü patlayıcı mühimmat kullanımından kaynaklanıyor. Bu sonuç, hem trajik hem de önlenebilir bir tabloyu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
BM yetkilisi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu mekanizmanın başlamasının üzerinden otuz yıl geçtikten sonra dünya artık bilmediğini söyleyerek kendini mazur gösteremez. İnsanlık sorumluluklarını üstlenmeli ve gelecek nesiller için yol açtığı kaosun ve yıkımın boyutunu görmelidir. Yalnızca sözler yeterli değildir. Kararlı ve sürdürülebilir adımlar atılmalıdır. Her üye devlet, yıkım yerine diyaloğu seçmeli; uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Çocukların korunması yalnızca bir temenni değil, yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür.”
Kaynakça: Al-Araby Al-Jadeed
