Azerbaycan tarihinde Milli Kurtuluş Günü olarak tarihe geçen 15 Haziran, Türk Dünyasının Stratejik Birliğine Giden Yolun Başlangıcı Oldu

* Azerbaycan tarihinde Milli Kurtuluş Günü olarak tarihe geçen 15 Haziran 1993 tarihi, yalnızca ülkemiz için değil, bütün Türk Dünyası açısından da özel bir önem taşımaktadır.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Nadir Azeri & (CASCFEN) Kamu Birliği Başkanı ve siyasi yorumcu 

Azerbaycan tarihinde Milli Kurtuluş Günü olarak tarihe geçen 15 Haziran 1993 tarihi, yalnızca ülkemiz için değil, bütün Türk Dünyası açısından da özel bir önem taşımaktadır. Çünkü o dönemde Azerbaycan halkının ısrarlı talebi üzerine yeniden siyasi iktidara dönen Ulu Önder Haydar Aliyev, sadece Azerbaycan’ı bağımsızlığını kaybetme tehlikesinden kurtarmakla kalmamış, aynı zamanda bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında şekillenen Türk birliğinin siyasi ve ideolojik temellerinin oluşmasına da önemli katkılar sağlamıştır.

Bu değerlendirmeleri  “Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı” (CASCFEN) Kamu Birliği Başkanı ve siyasi yorumcu Nadir Azeri dile getirdi.

Nadir Azeri’ye göre, Haydar Aliyev’in yeniden iktidara dönmesiyle birlikte ülkede iç çatışmanın önüne geçilmiş, devlet yapısının çökme tehlikesi ortadan kaldırılmış ve Azerbaycan’ın gelecekteki kalkınma stratejisi belirlenmiştir.

“Kısa süre içerisinde toplumsal ve siyasi istikrar sağlandı, devlet kurumları güçlendirildi ve ‘Asrın Anlaşması’ gibi tarihi projeler aracılığıyla ülkenin ekonomik kalkınmasının temelleri atıldı. Bunun yanı sıra Azerbaycan, uluslararası alanda güvenilir bir ortak olarak tanınmaya başladı. Özellikle vurgulamak gerekir ki, Ulu Önder’in siyasetinin en önemli yönlerinden biri Türk Dünyası’nın birliğinin güçlendirilmesiydi.

O, Azerbaycan’ın Türk Dünyası’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu her zaman dile getiriyor, Türkiye ve diğer Türk devletleriyle ilişkilerin geliştirilmesine özel önem veriyordu. Nitekim Ulu Önder’in liderliği döneminde Azerbaycan–Türkiye ilişkileri önemli ölçüde gelişmiş ve ‘Bir millet, iki devlet’ anlayışı ortak bir ideolojik çizgiye dönüşmüştür.

Daha sonraki süreçte ise bu felsefe, Türk devletleri arasında siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğinin derinleşmesine ve Türk birliğinin yeni bir aşamaya ulaşmasına güçlü bir ivme kazandırmıştır.”

Nadir Azeri ayrıca, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan ile ilişkilerin de istikrarlı bir şekilde geliştirildiğini, karşılıklı ziyaretlerin ve iş birliği mekanizmalarının kapsamının genişletildiğini belirtti:

“Haydar Aliyev, ortak tarihe, dile ve kültüre sahip halkların birliğinin hem manevi hem de jeopolitik açıdan büyük önem taşıdığına inanıyordu. Onun girişimleri sonucunda enerji ve ulaşım projeleri, Türk devletlerini birbirine daha sıkı bağlayan stratejik köprülere dönüştü. Bu açıdan bakıldığında, 15 Haziran’ın aynı zamanda Türk Dünyası’nın stratejik birliğine giden yolun başlangıcı olduğunu söyleyebiliriz”.

Nadir Azeri, söz konusu politikanın sonraki dönemde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderliğinde daha da geliştirildiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Bugün Azerbaycan ve Türkiye, Türk Dünyası’nın iki öncü aktörü olarak ortak çıkarların savunulmasında önemli bir rol üstlenmektedir. 2009 yılında Nahçıvan’da kurulan Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin zamanla gelişerek Türk Devletleri Teşkilatı’na dönüşmesinde de Azerbaycan önemli bir rol oynamıştır. Özellikle Azerbaycan’ın 2020 yılında 44 gün süren Vatan Savaşı’nda kazandığı tarihi Zafer ve 15 Haziran 2021 tarihinde imzalanan Şuşa Beyannamesi, Türk Dünyası’nın entegrasyon sürecine yeni bir siyasi dinamizm kazandırmıştır.”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, ABD'nin 47. Başkanı seçilen Trump'ı kutladı - Son Dakika Haberleri

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev

Siyasi yorumcu, bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in dile getirdiği “Bizim ailemiz Türk Dünyasıdır” sözünün, Ulu Önder Haydar Aliyev’in temellerini attığı stratejik çizginin mantıksal devamı olduğunu da sözlerine ekledi. Nitekim günümüzde Türk Devletleri Teşkilatı, bölgesel sınırları aşarak küresel ölçekte söz sahibi olan uluslararası platformlardan birine dönüşme sürecindedir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, 15 Haziran Milli Kurtuluş Günü yalnızca Azerbaycan’ın devletçilik tarihinin değil, aynı zamanda modern Türk birliğinin gelişim sürecinin de en önemli dönüm noktalarından biridir.