enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
15:20 Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na 3 bin 635 subay ve astsubay alınacak
12:01 Türkiye, 6 Şubat deprem bölgesinde dev dönüşüm
11:51 Muhittin Böcek dahil 41 kişi için iddianame hazırlandı
11:13 Yeni bir sosyal devlet destanı yazmak için Cumartesi günü Aydın’daydık!
07:24 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Nizaryalı mevkidaşı Yusuf Maitama Tuggar ile bir araya gelecek
07:04 İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ABD ile LNG anlaşması nedeniyle Rus gazı alımını sonlandırdığı iddialarını yalanladı
06:52 Mesafe Giderek Açılıyor
06:50 Normatif Güçten Sert Jeoekonomiye: Gri Alanda Kalmanın Maliyeti
06:22 Suriye’de PKK/YPG’nin Sonuna Doğru
06:12 Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı
05:45 Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) raporuna göre: Su Döngüsündeki Düzensizlik Toplumları Tehdit Ediyor
00:04 Soykırımcı, katil İsrail’in ateşkese rağmen yaptığı ihlaller ve katliamlar
00:47 Yazar Yavuz DONAT yazdı: Atatürk’ün basın toplantısı…16 Ocak…
20:47 Tugay: Uğur Mumcu’nın ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor
20:05 Aydın Şehir Hastanesi hizmete açıldı
19:47 Uğur Mumcu ölümünün 33. yılında anıldı
07:44 Kitap: Avcı Kekliği ‘Evveli Aşk, Ahiri Aşk Vesselam’
07:42 ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: “Uzun süredir yapılan yatırımlar 2026’da devreye girmeye başlayacak”
06:27 ASELSAN tarafından üretilen Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi HTRS 100, Şam’da uçuş güvenliğini sağlayacak
06:07 İzmit Körfezi’nin geleceği “Dijital İkiz Projesi” ile şekillenecek; Türkiye ve Marmara için örnek model
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Donbas Gerilimi, Biden ve Putin Karşılaşmasının İlk Raundu mu?

Donbas Gerilimi, Biden ve Putin Karşılaşmasının İlk Raundu mu?
05.04.2021
A+
A-

TÜHA HABER / Ukrayna, Batı ile Rusya arasında sıkışmış, bölünmüş bir ülke. Askeri bir karşılaşma ile Rusya’ya geri adım attırması mümkün değil. ABD ve AB’nin Ukrayna’ya topyekûn askeri desteği Washington ile Moskova arasında bambaşka bir gerilimin kapılarını açar. Geriye Batı başkentlerinin devreye girdiği diplomasi kalır. Yarım kalan Minsk 2 anlaşması canlandırılabilir. Belki de Putin, Biden’a kabul etmediği telefon görüşmesini…

Prof. Dr. Burhabettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Ukrayna’nın Donbas bölgesi yeniden dünya gündeminin ilk sırasında. Rusya destekli ayrılıkçıların 26 Mart’ta 4 Ukrayna askerini öldürmesiyle artan gerilim Moskova ve Kiev’den yapılan açıklamalarla yoğunlaşıyor. Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, “Donbas’ta yeni savaş başlatmaya çalışanlar Ukrayna’yı yıkıma uğratır” tehdidinde bulundu. Bu tehdit cümleleri aslında Rus lider Putin’e ait. Gerilim üzerine önce Ukrayna ile ABD dışişleri bakanları telefonla görüştü. Sonra iki ülkenin savunma bakanlarının görüşmesinden sonra Kiev, Donbas’ta durumun kötüleşmesi halinde ABD’nin Ukrayna’ya destek sağlama sözü verdiğini duyurdu. Hatta Ukrayna ile sınırları olan NATO üyesi ülkelerin, “savaşa hazırlık durumunu güçlendirmesi gerektiğini” açıkladı. Bunun üzerine Kremlin Sözcüsü Peskov, “ABD ve NATO’nun askeri olarak Ukrayna’yı desteklemesi halinde Rusya’nın kendi güvenliğini sağlamak için ilave tedbirler alacağını” söyledi. Kiev, Moskova’yı tatbikat görüntüsü verilmiş provokasyonla suçlarken gözler Washington’a çevrildi. Yeni Demokrat başkan (Biden) selefi Obama’nın başarısız olduğu 2014 krizi gibi yeni bir Ukrayna gerilimine mi sürükleniyor? Biden yönetiminin Rusya’yı sınırlandırma politikasının ilk test alanı Donbas mı olacak? 2014’te çaresiz kalan AB, nasıl bir rol üstlenebilir? Putin, Biden’ın “ABD geri döndü” sloganını küçük düşürecek bir hamle peşinde mi?

Biden’ın ilk testi

ABD Başkanı Biden’ın geniş kapsamlı ilk röportajında Putin’e “katil” diyerek “bedel ödetmekten” bahsetmesinin ürettiği gerilim hâlâ aşılmış değil. Biden, Putin’in telefon görüşmesi önerisini reddetmişti. Geçen perşembe de Lavrov, ABD ve müttefikleriyle ilişkilerin “dibi gördüğünü” açıkladı. Moskova, ABD ile ilişkileri toparlama niyetini izhar ediyor. Pekin ile Batı karşısında askeri bir ittifak kurma peşinde olmadığını açıklıyor. Ancak Putin sanki Biden’ın Rusya politikasını hatta Transatlantik ittifakın “güçlendirilmesi” tezini test ediyor. Bu test karşısında AB’nin 2014’ten daha etkili olması beklenemez. Denklemi etkileyecek kritik karar Washington tarafından alınacak. Bu karar Biden yönetiminin üçüncü Obama dönemi olup olmadığını gösteren ilk örnek olacak.

Daha önce ne olmuştu?

Putin, 2008’de Gürcistan’da ve 2014’te Ukrayna’da Batı’nın genişlemesini durdurdu. Bu ülkelerin NATO üyesi yapılmasını engelledi. Batı başkentlerinin desteğiyle Ukrayna’nın Rusya yanlısı devlet başkanı Yanukoviç 2014’te halk hareketleriyle (euromaidan) devrilmişti. Sebebi Yanukoviç’in Ukrayna-Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşmasını imzalamayı reddetmesiydi. Ancak Putin, Rus yanlısı gösterilerle (anti-maidan) karşılık verdi. Böylece hem Kırım’ı ilhak etti hem de Donbas bölgesindeki ayrılıkçıları destekleyerek Donetsk ve Luhansk şehirlerinde Rus yanlısı özerk yönetimler kurdurdu. 2015’teki Minsk 2 anlaşması da sonraki ateşkesler de Donbas’taki çatışmaları durduramadı. Dönemin Başkanı Obama’nın iddialı ekonomik yaptırımları Putin’i Ukrayna operasyonundan vazgeçiremedi. Hatta Putin 2015’te Suriye dosyasını da ele aldı. Trump döneminde ABD’nin bıraktığı boşlukları daha iyi değerlendirerek Libya’da az maliyetle belirleyici aktör oldu. Şimdilerde ise Esed rejimi ile yaptığı anlaşma ile sessizce Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramaya başladı.

Gerilim nereye gider?

Ukrayna, Batı ile Rusya arasında sıkışmış, bölünmüş bir ülke. Askeri bir karşılaşma ile Rusya’ya geri adım attırması mümkün değil. ABD ve AB’nin Ukrayna’ya topyekûn askeri desteği Washington ile Moskova arasında bambaşka bir gerilimin kapılarını açar. Geriye Batı başkentlerinin devreye girdiği diplomasi kalır. Yarım kalan Minsk 2 anlaşması canlandırılabilir. Belki de Putin, Biden’a kabul etmediği telefon görüşmesini yaptıracak bir oyun içindedir.

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.