enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:05 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Doğru mu, Yalan mı? 

Doğru mu, Yalan mı? 
03.03.2024
A+
A-

Medya okuryazarlığı uzun zamandır üzerinde çalıştığım bir konu. Bir görselin üzerine amacınıza göre yazı yerleştirip, o görseldeki kişinin ağzından çıkmış gibi yayımladığınızda yapılan yorumlar, insanların hiçbir konu üzerinde kafa yormadıklarını, gerçekliğini sorgulamadıklarını, önlerine düşen her paylaşımı şartsız şurtsuz kabul ettiklerini gösteriyor.  

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

CSU-WEB :: Dr. Öğr. Üye. YURDAGÜL ATUN

Konuk Yazar Doç. Dr. Yurdagül ATUN‘un “Doğru mu, Yalan mı?” başlıklı yazısı: 

Bir a4 kağıdında “Bu apartman filanca hocaya okutulacaktır. Daire başına şu kadar para düşmektedir. Bu meblağı …. tarihine kadar filancaya ödeyiniz.” yazıyor. Bu birkaç dakikada hazırlanan görseli binlerce kişi paylaşmış, altına da aklınıza gelen tüm hakaretler… Bunu asan başta olmak üzere bütün apartman sakinlerinin ne yobazlığı kalmış, ne aptallığı… Evet, bir aptallık var ama her önüne gelen haberi sorgulamadan kabul etme aptallığı… Bölünmüşler ‘biz ve onlar’ diye…  Cımbızla çekilip öne çıkarılan laflar, kimilerinden ‘aferin’, kimilerinden ‘yuh’lar… 

Bir başka fotoğraf. (Öğrencilerime göstermek için telefonuma kaydettim.) Üzerinde, fotoğraftaki siyaset insanının ağzından çıkmış gibi üzerine monte edilen bir yazı: “Kız Kulesi de kapatılmalıdır. Boğazın orta yerinde kız başına ne işi olmaktadır, üstelik fener yakarak kime işaret vermektedir?” Kardeşim belli ki biri sizi fena trollüyor. Bu kadarına da inanacağınızı düşünmüyor, ben de bu denli idrak yoksunu olunacağını düşünemem ama görselin altındaki yorumlar?  

Bir gazeteci olarak haberlerin aktarılma şeklinin, haberi veren kaynağa göre taraflı olduğunu, yalan haberin yayılma hızının gerçek haberden yüzde 60 daha fazla olduğunu defalarca yazmışımdır. Bir haber ne kadar absürtse o kadar ilgi çeker, okunur, paylaşılır. Her ne kadar gazeteci ve muhabirlerden kendi kişisel görüşlerini, aktardıkları haberlerin dışında tutmaları beklesek de bunun yapıldığını görmeyiz.  

Peki haber, bir olayın objektif bir şekilde topluma duyurulmasıysa, olmayan bir şey olmuş gösterilir mi? Gösterilir ancak bu bir haber değildir; gerçekte doğru gibi görünen bir fikirdir ve doğru değildir. 

Bazıları dezenformasyonun, toplumsal hastalıkların nedeni olmanın yanında, ahlaki bir panik ya da bir semptom olduğunu düşünüyor. (Yakın zamanda yayınlanan bir makale, yanlış bilgiyi yayma ve koşulsuz inanmanın hem bir semptom hem de hastalık olabileceğini ortaya koydu.)  

Peki yalan/yanlış habere sadece biz mi inanıyoruz?  

Korkmayın, herkes inanıyor. Tüm dünya yani… Loughborough Üniversitesi Çevrimiçi Yurttaşlık Kültürü Merkezi tarafından 2019’da gerçekleştirilen bir araştırma,  haber paylaşanların yüzde 42,8’inin yanlış veya yalan haber paylaştığını kabul ettiğini ortaya çıkarmış. Yine araştırmalar, insanların deepfake’leri (sahte olayların yapay zeka tarafından oluşturulan görselleri) gerçek içerikten ayırt etmekte başarısız olduklarını ortaya koyuyor.  

Öte yandan 2024’te dünya nüfusunun yarısından fazlası sandık başına giderken, dezenformasyonun artacağına dair ciddi uyarılar yapılıyor. Dünya Ekonomik Forumu, önümüzdeki iki yıl içinde yanlış bilginin en büyük toplumsal tehdit olduğunu ilan ediyor, büyük haber kuruluşları, dezenformasyonun demokrasiler için dünya çapında benzeri görülmemiş bir tehdit oluşturduğu konusunda uyarıyor. 

Peki dezenformasyondan kendimizi korumak için yataklarımızın altına saklanmaktan başka ne yapabiliriz? 

Öncelikle düşünebiliriz… Her ne kadar kendi ideolojilerimizi destekleyen her haber ve görseli sorgulamadan öpüp başımıza koysak da, saçma gelen bir paylaşımın doğrulunu “bu kadarı da olmaz” diyerek farklı kanallardan teyit edebiliriz. Hadi bunu da yapamadık diyelim, en azından bunu paylaşmaz, bununla ilgili yorum yapmayız. 

Bilgilerimizi nereden aldığımıza dikkat edip, eleştirel bir zihniyet geliştirir ve okuduklarımıza ağır dozda alaycılıkla yaklaşırsak, haberin doğru olup olmadığına karar vermemiz kolaylaşır. 

Bu noktada bakış açımız şu olmalı: Bilgi kaynaklarım kim ve bunlara güvenilebilir mi?  Hikayeyi kim veya hangi gruplar paylaşıyor? Teknoloji kimin elinde, kimler istedikleri haberleri yayma gücüne sahip? Neden bazı yorumlara kısıtlama getirilirken, bazılarına getirilmiyor? 

Burada önemli olan, hikayeye eleştirel bir gözle bakmaya başlamamız ve onun gerçekliğini sorgulamanız. Diğer bir faydalı strateji de haberle aramızda ‘mesafe’ yaratmak. 

İnanın demokrasimiz, gücümüz ve akıl sağlığımız buna bağlı... 

***

Yazar hakkında

Yrd. Doç. Dr. Yurdagül Atun Kıbrıs İlim Üniversitesinde öğretim üyesi olarak yaşamını idame ettiriyor. Yurdagül Atun; Lisans eğitimini gazetecilik bölümünde aldıktan sonra yüksek lisansını Radyo-Tv-Sinema alanında, doktora eğitimini ise Medya Yöneticiliği dalında tamamladı.

Uzun yıllardır çeşitli basın kuruluşlarında muhabir, köşe yazarı, haber ve yazı işleri müdürlüğü görevlerinde bulunan ve bugün Türkiye başta olmak üzere İngiltere, Amerika gibi birçok ülkede haber ve köşe yazıları yayımlanan Atun, Dış Basın Birliği, üyesi, Türk Dünyası Gazeteciler Birliği kurucu üyesi olup, sarı basın kartı sahibidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.