* Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun,”Dezenformasyon sadece bir yalanı uydurmak değil. Dezenformasyonun en yaygın türlerinden biri manipülasyondur, diğeri çarpıtmadır, diğeri hatalı ilişkilendirmedir, uydurmadır” dedi.
* Detayı haberimizde!…
TÜHA/ TÜRKUAZ İnternational News Agency
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun
İSTANBUL 24 MAYIS 2025 – Altun, Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi Oditoryumu’nda düzenlenen “Aile Yılında Veli Sempozyumu“ndaki konuşmasında, bugün karşı karşıya kaldıkları ve aileyi tehdit eden kültür emperyalizminin taşıyıcı unsurlarından biri olarak gördüğü dezenformasyon tehdidine dikkati çekmek istediğini belirtti.
Esas itibariyle toplumda birlikte yaşamanın temelinde iletişim olduğunu ve onun da temelinde doğru bilginin yer aldığını ifade eden Altun, kasıtlı ve sistematik bir şekilde yalanın yayılmasının dezenformasyon olduğunu söyledi.
Altun, mezenformasyonun ise bilmeden yalan, yanlış bilginin yayılması olduğunu anlattı.
Dezenformasyonun şu an itibariyle bütün dünyadaki kültürleri, toplumları tehdit ettiğine işaret eden Altun, fitne, tevhiş, ifal, tahrif, cerbeze gibi kavramların karşılık geldiği olumsuzlukların hepsini içerdiğini de söyledi.
Altun, dezenformasyonun bireyleri, aile kurumunu, toplumsal birlikteliği, huzuru, devletleri, milli güvenliği, ülkelerin itibarlarını, küresel barışı ve uluslararası ilişkileri hedef aldığını anlatarak, Türkiye’de gündem olan bazı dezenformasyon içeriklerinden örnekler verdi.
Dezenformasyonun farklı türleri olduğunu ifade eden Altun, “Dezenformasyon sadece bir yalanı uydurmak değil. Dezenformasyonun en yaygın türlerinden biri manipülasyondur, diğeri çarpıtmadır, diğeri hatalı ilişkilendirmedir, uydurmadır. Bağlamdan koparma, taklit ve hiciv… Bunlar dezenformasyonun en sık karşı karşıya kaldığımız türleridir. Manipülasyon dediğimizde esas itibariyle içinde bir miktar gerçek barındıran dezenformasyondan bahsediyoruz. Görsellere yapılmış kasıtlı müdahalelerden bahsediyoruz.” diye konuştu.
Altun, farklı yöntemlerle yapılan dezenformasyonlardan ve bunlara karşı verdikleri mücadele örneklerinden söz etti.
Son dönemde parodi ve hiciv hesaplarının dezenformasyon üretme noktasında çok ciddi bir gayret içerisinde olduğunu aktaran Altun, “Hiciv namına değil dezenformasyon üretmek toplumsal anlamda bir ayrışma oluşturmak için psikolojik harp amacıyla kullanıldığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Altun, “Dezenformasyonla birilerinin psikolojisi, ruh sağlığı hedef alınır. Toplumların psikolojisi, huzuru, refahı hedef alınır. Aile kurumu, milli güvenlik, ülkenin itibarı hedef alınır. Uluslararası ilişkiler hedef alınır. Küresel barış, refah hedef alınır. Bu anlamda baktığımızda modern dönemde tarihte bunun çok örneğini görüyoruz. Dezenformasyonlarla savaşlara zemin hazırlandığını görüyoruz.” sözlerini sarf etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı öncesinde de her iki taraftan birçok dezenformasyon üretildiğini dile getiren Altun, hala üretilmeye de devam ettiğini kaydetti.
Altun, dezenformasyon sürecinin artık yeni medya ekosisteminde dijital medya aracılığıyla yürüdüğünü vurgulayarak, şunları söyledi:
“Bugün dijital medya, sosyal medya mecraları dezenformasyonu kat be kat arttıran bir süreç, gelişme. Bunun yanında yapay zeka teknolojileri ise artık dezenformasyonu daha da büyütüyor. Özellikle yeni medya teknolojileriyle sosyal medya platformlarıyla karşımıza çok ciddi bir tehdit çıkıyor. Bu tehdidin adı algoritma diktatörlüğü. Ben böyle ifadelendiriyorum. Algoritmalar artık sosyal medyada tüketicileri, kullanıcıları, bizleri yönlendiren adeta dijital baronlar. Algoritmalar üzerinden bizler neyle muhatap olacağımızı görüyoruz. Artık bu eskiden olduğu gibi bir broadcasting denen geniş kitleye toplu mesaj verme değil, artık narrowcasting denen hedeflenmiş, hedefe özgü mesajlar.”
Hedef olarak seçilen mesajlara karşı dikkatli olmak gerektiği uyarısında bulunan Altun, “Bizim önümüze konan gerçek, hakikat değil. Bizim önümüze konan imal edilmiş medyatik bir gerçek. Dolayısıyla buna karşı da çok eleştirel olmak durumundayız. Yankı odalarına bizi mahkum etmek isteyenlere inat, biz mutlaka daha geniş bir perspektifle bakmak durumundayız.” dedi.
TÜHA HABER / Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’yi eleştiren Avusturya Başbakanı Kurz’a “Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslam karşıtlığı üzerine kurulan bu çirkin siyaset çağımızın hastalıklı zihniyetidir” diyerek tepki gösterdi. (UHA) Uluslararası Haber Ajansı’nın (DW)’ye dayandırdığı haberine göre,Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un Alman Handelsblatt gazetesine verdiği söyleşide Türkiye ve Cumhurbaşkanı...
* Medya Platformu tarafından İstanbul’da düzenlenen “Uluslararası Doğu Türkistan Çalıştayı: Akademisyenler Konuşuyor” etkinliğinde, Doğu Türkistan meselesinin yalnızca insan hakları ihlallerinden ibaret olmadığı, aynı zamanda küresel siyasetin ve ekonomik çıkarların bir parçası olduğu vurgulandı. * Detayı bültenimizde!… TÜHA/ TÜRKUAZ İnternational News Agency İSTANBUL, 05 HAZİRAN 2025 – Medya Platformu tarafından düzenlenen,...
* CHP’deki iç karışıklık artık gizlenemeyecek seviyeye geldi. * Son olarak İmamoğlu’nun, “Erkek olsaydı başka türlü konuşurdum” dediği Kaftancıoğlu, “Zekânı konuştur” diyerek yanıt verdi. TÜRKUAZ Uluslararası Haber Ajansı (TÜHA)’nın ‘SABAH’dan aktardığı Harun SEKMEN’in haberine göre, CHP’dekı iç karışıklık artık gizlenemeyecek seviyeye geldi. İBB Başkanı İmamoğlu’nun, istişare toplantısında, “Genel Başkan bana...
TÜHA HABER / Thodex’in firari kurucusu Faruk Fatih Özer’i yakalamaya yönelik çalışmalar sürüyor. Özer’in Arnavutluk’ta bir otelde kaldığı belirlenmişti. TRT Haber, Özer’in 2 gün saklandığı odayı görüntüledi. TRT Haber : Ceyda Muslu Thodex’in kurucusu firari Faruk Fatih Özer’in Arnavutluk’ta kaldığı otel odası ilk kez TRT Haber tarafından görüntülendi. Başkent Tiran’da...
Yunanistan’dan Türkiye’ye yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 5 kişi yakalandı. Mehmetçik deprem bölgesinde olduğu gibi hudutlarda da mücadelesini sürdürüyor. Yunanistan’dan yurda yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 5 kişi yakalandı. Yapılan incelemede yakalanan şahıslardan 1’inin PKK/KCK, 2’sinin de MLKP terör örgütü mensubu olduğu belirlendi.
İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de işlediği savaş suçlarının ardından, güvenlik politikalarını gerekçe göstererek genişleme yoluna gitmiş ve Lübnan’a yönelik ağır saldırılar gerçekleştirmiştir. Ardından, 1967 yılında ele geçirdiği Suriye’nin Golan Tepeleri’ni de işgal altına almıştır. -Mustafa Metin KAŞLILAR- TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi-TUDPAM...