enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:08 Adalet Bakanı Gürlek, TBMM’de TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’n sorularını cevapladı
00:07 Askeri Analist Abdullah Ağar: SDG/PKK mı dönüşüyor, yoksa Suriye devleti mi?
00:06 Rekabet Kurulu, aralarında Türkiye genelinde yaygın şube ağı bulunan eğitim kurumlarının da olduğu 19 özel okul hakkında soruşturma
00:06 “Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar”: Sanat ve direniş Ankara’da buluştu!
00:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de “Emek Sofrası Buluşması” iftar programında konuştu
00:04 Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu: Ağla Hatay, ağla…
00:04 Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaeli spor basını ile iftarda bir araya geldi
00:03 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Budapeşte’de “Aile Odaklı Zirve”’de konuştu
00:03 Türkiye ve Dünyada, Gündeme dair her şey TÜHA /TÜRKUAZ İnternational News Agency’nda
00:02 Yine fırça mı yedin? Ekrem’den son talimatları alan Özgür’ün ağzını bıçak açmıyor…
00:01 Türkiye’nin En Büyük Dış Finanslı Demiryolu Projesi
00:00 Kocaeli’n Derince ilçesinde Ramazan Mahzun: Esnaf, Ramazan’ı unuttu mu?
00:10 Kocaeli Büyükşehir’le Suriye Rakka’da iftar bereketi
00:09 TBMM Başkanı Kurtulmuş, siyasi partileri ziyaret etti
00:07 Vakıflar Genel Müdürlüğünce, “Vakıf Başkanları İftar Buluşması” programı Ankara’da düzenlendi.
00:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23 yılda yaptığımız atılımla özellikle insansız teknolojilerde önemli bir seviyeye eriştik””
00:06 Gazeteci İlhan KARAÇAY: İftar sofralarını eleştirmem büyük yankı yaptı
00:06 TBMM Başkanlı Kurtulmuş, “Soykırımın durdurulması için maalesef bir şey yapılamıyor”
00:06 ABTTF Başkanı: HRW’nin hukukun üstünlüğündeki sorunlara dikkat çeken raporu Meclis gündeminde
00:06 Bakan Gürlek: Yargı bağımsızlığı vazgeçilmez bir ilkedir
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Büyük Güç Rekabetinin Seyri

Büyük Güç Rekabetinin Seyri
25.03.2021
A+
A-

Washington baskı ve gerilim politikasını takip ediyor.

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

ABD’nin yeni yönetimi “değer” temelli açıklamaları ile gündemde. Geçen hafta Başkan Biden, geniş kapsamlı ilk röportajında Rusya Federasyonu lideri Putin’e “katil” diyerek “bedel ödetmekten” bahsetti. Biden’ın Kremlin’in 2020 ABD seçimlerine Trump lehine müdahil olmasından duyduğu rahatsızlık malum. “Putin’in ruhu yok” cümlesine de sahip çıkan Biden’ın bu ağır (katil) sıfatı kullanması Moskova’nın muhalifleri öldürtmesi ya da Taliban’a para vererek Afganistan’daki ABD askerlerini öldürtmesiyle irtibatlı muhtemelen. Benzer “değer temelli” bir tepki Dışişleri Bakanı Blinken’ın Alaska’daki Çinli mevkidaşı ile görüşmesindeki konuşmada yer aldı.

Blinken, basına açık kısa konuşmasında Çin’in Sincan, Hong Kong ve Tayvan’da uyguladığı politikaların, ABD’ye yönelik siber saldırıların ve onun müttefiklerine karşı uygulanan ekonomik baskıların görüşüleceğini söyledi.

Japonya ve Güney Kore seyahatinden gelen Blinken’ın Alaska’da Pekin’in “kurallara dayalı düzeni tehdit ettiğini” söylemesi ABD ve Çin arasındaki gerginliğin yeni düzlemine işaret etti. Halbuki Biden yönetimi Çin ile ilişkilerde reset arayışını dile getiriyordu. Çerçeveyi “ABD-Çin ilişkilerinin gerektiği yerde rekabetçi, mümkün olduğu yerde işbirlikçi ve mecbur kalınırsa da hasmane olması” şeklinde formüle etmişti. Çin tarafının Blinken’a cevabı ise Pekin’in “kurallara dayalı” uluslararası düzeni değil, “BM merkezli ve uluslararası hukuk temelli” bir uluslararası düzeni tanıdığıydı. Bir anlamda BM sisteminin büyük güçlerin çıkarlarının dengesine oturduğunu hatırlattı. Ayrıca, Pekin, Washington’a Soğuk Savaş zihniyetinden kurtulmayı ve sıfır toplamlı oyun yaklaşımından vazgeçmeyi tavsiye etti.

Yeni bir sentez mümkün mü?

Çin ve Rusya tarafının ABD’li yetkililere siyahilere yaptıklarından bahsederek “kendi demokrasine bak” cevabı vermesi şaşırtıcı değildi. Dahası, Biden yönetimi bu tür karşılıklardan rahatsız da değil.

Zira Trump dönemindeki demokrasi sorunlarını kabul etmeyi iç konsolidasyon için kullanıyor. Biden yönetimi dışarıda ise “değerler” ile “büyük güç rekabeti” arasında yeni bir sentezin peşinde. Rusya ve Çin’e aynı anda yapılan ağır eleştirilerin ürettiği gerilimler bilinçli tercihlerin sonucu. Washington baskı ve gerilim politikası takip ediyor. Belli ki, Kovid-19 salgını ile mücadele ve iklim değişikliği gibi konuların büyük güçler arasında oluşturacağı işbirliği temelini zayıf görüyor. “Demokrasi ve insan hakları” söylemini müttefikleri toparlayacak bir zemin olarak kullanmakta ısrarcı. Biden yönetimi, Rusya’ya karşı Transatlantik İttifakı, Çin’e karşı da Asya-Pasifik’teki müttefikleri “değer temelli bloklaşma” ile sağlama niyetinde. Hatta Avrupalı müttefikler “değer” temelinde Çin’e karşı konumlandırılacak. Rusya’nın Kuzey Akım 2 projesi de Doğu Avrupa üzerindeki siyasi-askeri baskısı da demokrasi-otoriter rejim ayrımıyla meşrulaştırılacak. Çin’in tüm dünyaya yayılan ticari imparatorluğu da 5G teknolojisi de benzer bir dille mahkûm edilecek. Etiketlemenin somut hedefleri ise Putin ve Çin Komünist Partisi olacak.

ABD’nin çıkarları uğruna…

Washington’da ABD ve Çin arasındaki büyük güç rekabetinin sadece menfaatlerin çekişmesi ile kazanılamayacağı, aynı zamanda değerler ve moralite bağlamında bir kavga olduğu fikri yaygınlaşıyor.

Buna bir örnek olarak Foreign Affairs’de Hal Brands ve Zack Cooper’ın 16 Mart’ta yayımlanan makalesini verebilirim. Bu yaklaşımın sorunu şu ki, ABD’nin bu kadar karmaşık güç ve menfaat dünyasını “demokratik değerler” etrafında örgütlemesi için Avrupa ve Asya’daki müttefiklerinin ciddi angajmanına ihtiyacı var. Söz konusu ülkeler, ABD’nin milli çıkarları lehine kendi milli çıkarlarını ikinci plana atacak ölçüde “Rus ve Çin tehdidini” amansız görmüyor olabilirler.

Washington’un çıkarların reel dünyasında en azından büyük aktörleri tatmin edecek ortaklaşmayı da sağlaması lazım.

Ayrıca, değerler yoluyla bile olsa ABD’nin çifte sınırlama yapabilecek kapasitede olmadığı görüşündeyim. Birisini, Rusya ya da Çin, seçmek zorunda, aksi durumda çifte başarısızlık kesin.

[TÜHA Haber Ajansı, 25 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.