enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:04 Yeni dünya düzeninde Güney Kafkasya’nın artan etkisi…
18:25 Vatandaşını en çok konut sahibi yapan lider!
15:33 Bu sadece saç kesimi değil, vatandaşın cebini “kırpma’ tarifesidir!
14:58 İstanbul Galata Köprüsü’ndeki Filistin’deki katliama “dur” eylemi
00:34 Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 2025’te yanan orman alanı 1 milyon 34 bin hektara ulaşarak kayıtlardaki en büyük kayıp oldu.
00:04 Gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu, Körfez ülkeleri açısından 2025’in bilançosunu değerlendirdi…
00:03 Saadet partisi Lideri Mahmut Arıkan; İran, Türkiye için önemli bir ülkedir
00:03 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca, 2026 yılı Çevre cezaları belli oldu…
00:02 Corendon Airlines, 2025 yılı uçuş verilerini kamuoyuyla paylaştı.
00:01 İran: ABD’nin tehditleri BM Şartı’nı açıkça ihlal ediyor
00:00 Filistinli Gazeteci Duha HMİDAN, gündemin öne çıkan haberlerini aktardı
11:06 2026 Yılında Otoyol ve köprü geçiş ücretlerinde yeni bir düzenleme
08:56 Çorum’un yöresel lezzetleri arasında bulunan, kurabiye türü olan Çorum şekerlemesi tescillendi…
08:47 Demir-Çelik sektöründen Türkiye ihracatına 2.3 milar dolarlık güçlü katkı
08:38 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: 180 kültür varlığı 2025’te Türkiye’ye iade edildi
08:36 Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, TSK Spor Gücü Kır Koşusu Takımını Kabul Etti
08:04 Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’den, CHP Kongre ve Kurultay davalarına yeni karar
07:58 Güzelliğin Karanlık Yüzü: Denetimsiz Estetik
07:46 Hatay Sörf Merkezi LC Waikiki sponsorluğunda yılın son sörf şenliğini gerçekleştirdi
07:19 Uyuşturucuya Karşı Sadece Operasyon Yetmez!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Büyük Güç Rekabetinin Seyri

Büyük Güç Rekabetinin Seyri
25.03.2021
A+
A-

Washington baskı ve gerilim politikasını takip ediyor.

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

ABD’nin yeni yönetimi “değer” temelli açıklamaları ile gündemde. Geçen hafta Başkan Biden, geniş kapsamlı ilk röportajında Rusya Federasyonu lideri Putin’e “katil” diyerek “bedel ödetmekten” bahsetti. Biden’ın Kremlin’in 2020 ABD seçimlerine Trump lehine müdahil olmasından duyduğu rahatsızlık malum. “Putin’in ruhu yok” cümlesine de sahip çıkan Biden’ın bu ağır (katil) sıfatı kullanması Moskova’nın muhalifleri öldürtmesi ya da Taliban’a para vererek Afganistan’daki ABD askerlerini öldürtmesiyle irtibatlı muhtemelen. Benzer “değer temelli” bir tepki Dışişleri Bakanı Blinken’ın Alaska’daki Çinli mevkidaşı ile görüşmesindeki konuşmada yer aldı.

Blinken, basına açık kısa konuşmasında Çin’in Sincan, Hong Kong ve Tayvan’da uyguladığı politikaların, ABD’ye yönelik siber saldırıların ve onun müttefiklerine karşı uygulanan ekonomik baskıların görüşüleceğini söyledi.

Japonya ve Güney Kore seyahatinden gelen Blinken’ın Alaska’da Pekin’in “kurallara dayalı düzeni tehdit ettiğini” söylemesi ABD ve Çin arasındaki gerginliğin yeni düzlemine işaret etti. Halbuki Biden yönetimi Çin ile ilişkilerde reset arayışını dile getiriyordu. Çerçeveyi “ABD-Çin ilişkilerinin gerektiği yerde rekabetçi, mümkün olduğu yerde işbirlikçi ve mecbur kalınırsa da hasmane olması” şeklinde formüle etmişti. Çin tarafının Blinken’a cevabı ise Pekin’in “kurallara dayalı” uluslararası düzeni değil, “BM merkezli ve uluslararası hukuk temelli” bir uluslararası düzeni tanıdığıydı. Bir anlamda BM sisteminin büyük güçlerin çıkarlarının dengesine oturduğunu hatırlattı. Ayrıca, Pekin, Washington’a Soğuk Savaş zihniyetinden kurtulmayı ve sıfır toplamlı oyun yaklaşımından vazgeçmeyi tavsiye etti.

Yeni bir sentez mümkün mü?

Çin ve Rusya tarafının ABD’li yetkililere siyahilere yaptıklarından bahsederek “kendi demokrasine bak” cevabı vermesi şaşırtıcı değildi. Dahası, Biden yönetimi bu tür karşılıklardan rahatsız da değil.

Zira Trump dönemindeki demokrasi sorunlarını kabul etmeyi iç konsolidasyon için kullanıyor. Biden yönetimi dışarıda ise “değerler” ile “büyük güç rekabeti” arasında yeni bir sentezin peşinde. Rusya ve Çin’e aynı anda yapılan ağır eleştirilerin ürettiği gerilimler bilinçli tercihlerin sonucu. Washington baskı ve gerilim politikası takip ediyor. Belli ki, Kovid-19 salgını ile mücadele ve iklim değişikliği gibi konuların büyük güçler arasında oluşturacağı işbirliği temelini zayıf görüyor. “Demokrasi ve insan hakları” söylemini müttefikleri toparlayacak bir zemin olarak kullanmakta ısrarcı. Biden yönetimi, Rusya’ya karşı Transatlantik İttifakı, Çin’e karşı da Asya-Pasifik’teki müttefikleri “değer temelli bloklaşma” ile sağlama niyetinde. Hatta Avrupalı müttefikler “değer” temelinde Çin’e karşı konumlandırılacak. Rusya’nın Kuzey Akım 2 projesi de Doğu Avrupa üzerindeki siyasi-askeri baskısı da demokrasi-otoriter rejim ayrımıyla meşrulaştırılacak. Çin’in tüm dünyaya yayılan ticari imparatorluğu da 5G teknolojisi de benzer bir dille mahkûm edilecek. Etiketlemenin somut hedefleri ise Putin ve Çin Komünist Partisi olacak.

ABD’nin çıkarları uğruna…

Washington’da ABD ve Çin arasındaki büyük güç rekabetinin sadece menfaatlerin çekişmesi ile kazanılamayacağı, aynı zamanda değerler ve moralite bağlamında bir kavga olduğu fikri yaygınlaşıyor.

Buna bir örnek olarak Foreign Affairs’de Hal Brands ve Zack Cooper’ın 16 Mart’ta yayımlanan makalesini verebilirim. Bu yaklaşımın sorunu şu ki, ABD’nin bu kadar karmaşık güç ve menfaat dünyasını “demokratik değerler” etrafında örgütlemesi için Avrupa ve Asya’daki müttefiklerinin ciddi angajmanına ihtiyacı var. Söz konusu ülkeler, ABD’nin milli çıkarları lehine kendi milli çıkarlarını ikinci plana atacak ölçüde “Rus ve Çin tehdidini” amansız görmüyor olabilirler.

Washington’un çıkarların reel dünyasında en azından büyük aktörleri tatmin edecek ortaklaşmayı da sağlaması lazım.

Ayrıca, değerler yoluyla bile olsa ABD’nin çifte sınırlama yapabilecek kapasitede olmadığı görüşündeyim. Birisini, Rusya ya da Çin, seçmek zorunda, aksi durumda çifte başarısızlık kesin.

[TÜHA Haber Ajansı, 25 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.