enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:05 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
00:03 379 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülke hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar
00:02 Belçika’daki dev Audi fabrikası kapandı…
00:01 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’dan (PFDK) haberler…
00:01 Suriye devlet televizyonu: Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu
00:00 Yargıtay Başkanlığı’nca, deprem temalı ceza ve hukuk çalıştayları İzmir’de düzenlenecek
21:24 Son dakika gelişmesi… Fatih Ürek’ten acı haber geldi: Fatih Ürek 59 yaşında hayatını kaybetti.
13:12 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK) Londra’da diplomasi turu 
11:26 İletişim Başkanı Duran, “Bağımlılık konusunda medya kuruluşlarına, habercilere, dizi ve film yapımcılarına ciddi sorumluluklar düşüyor”
10:53 MSB kaynakları: TSK’nın Barış Pınarı’ndaki bölgelerden çekildiği yönündeki haberler doğru değil
00:55 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata yurdumuz Orta Asya’nın refahına gerekli katkıyı yapmada kararlıyız”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Birleşmiş Milletler’in ‘kaygı’ bozukluğu

Birleşmiş Milletler’in ‘kaygı’ bozukluğu
27.10.2020
A+
A-

TÜHA HABER / Birleşmiş Milletler (BM) dünyadaki gelişmeleri özellikle son 10 yıldır sadece kaygıyla takip ediyor. Ancak bu kaygı, yaşanan insan hakları ihlallerinin önüne geçemiyor. BM’nin yaşadığı kaygı bozukluğunu ve nedenlerini araştırdık.

Ali Burak Biber
TRT Haber : Ali Burak Biber
Bertuğ Ulukan
TRT Haber : Bertuğ Ulukan

Savaşı önlemek, barışı sürdürmek, ülkeler arası dostluğu artırmak ve iş birliği sağlamak.

Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra işte bu 4 hedef doğrultusunda kuruldu.

En temel amaç, en temel hakkın sağlanmasıydı; yani yaşam hakkı.

Ancak BM, bu amaca ulaşmada büyük zorluklar yaşıyor.

BM’nin ‘kaygı’ gücü

5 daimi üyeyle beraber, 193 ülkeden oluşan dev bir güç olan örgüt özellikle son 10 yıldır işlevini yerine getirememekle eleştiriliyor.

Dünyada salgınlar, savaşlar ve açlıklar artarak devam ederken, Birleşmiş Milletler tüm süreci sadece kaygıyla takip ediyor.

Bu kaygıyı ise bazen kınamayla, bazen de şiddetli kınamayla aşmaya çalışıyor. Ancak kınamanın şiddeti yaşanan insan hakları ihallerinin ve dramların önüne geçemiyor.

Kaygı neden oluşur, nasıl aşılır?

Klinik Psikolog Şeyma Çelikkaya’ya göre kaygı, insanın bedensel ve ruhsal varlığını tehlikede görmesi sonucu oluşan bir durum. Kaygı bozukluğu ise, kaygının biraz daha sık yaşanması ve aşırı boyutta olmasını temsil ediyor.

Belirsizlik, kontrol edememe, tehdit algısı, yetersizlik ve kendimizi kontrol edemediğimiz anlarda kaygı durumunu yaşıyoruz.

Kaygının üstesinden gelinmediği sürece yapılması gereken işlere odaklanılamadığını ve zihinde halledilmeden halledilemeyeceğini söyleyen Çelikkaya’ya göre yapılması gereken ilk şeylerden biri, kaygıyla yüzleşmek.

“Öncelikle Kişilerin ya da kurumların bu kaygıyı tanımaları bunlarla yüzleşmeleri gerekiyor. Eğer yüzleşme olmazsa bu sorunlardan kaçarsak sorunlar çözülmemiş olacak. Sorunları çözüme ulaştırmak için yüzleşme gerekiyor.”

Eleştirilerin hedefinde BM’nin seçkin ülkeleri var

Uzmanlara göre kaygının ortadan kalkması için, mevcut sorunları yok saymak yerine onlarla yüzleşmek gerekiyor.

Ancak Katliamlar, savaşlar ve açlık krizleri dünyanın dört bir yanında devam ederken, BM bu durumla savaşmak yerine kaygı kaçışına ve endişelenmeye devam ediyor.

Ancak örgütün endişeleri, ne Yemen’e atılan bombaları durduruyor, ne de Akdeniz’in toplu mezar olmasının önüne geçiyor.

BM’nin geleceği için edişe

Konuyla ilgili örgüte yöneltilen çok sayıda eleştiri var.

BM’nin seçkin ülkeleri Çin, Fransa, Rusya, ABD ve İngiltere’nin karar ve veto yetkisi, örgütün görevini yerine getirememesinde en büyük etken olarak görülüyor.

Pek çok sivil toplum kuruluşu aynı fikirde…

BM demokratik olmak yerine, belli ülkelerin amaçlarını korumaya hizmet eden bir yapıya büründü.

BM dünya için endişeleniyor, ancak eleştirilerin dozuna bakılırsa, esas endişe konusu BM’nin geleceği olacak.

[TÜHA Haber Ajansı, 27 Ekim 2020] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.