Bakan Fidan, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın raporuna göre, 14 bin civarında PKK mensubu Almanya’da bulunuyor…
* Dışişleri Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, terör örgütü PKK eliyle başlatılan terör hareketinin tek ayağının Türkiye olmadığını, bu ayağın Irak, Suriye, İran’da da olduğuna işaret etti.
* İşte detayı!…
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan
ALMANYA, 29 EKİM 2025 – Dışişleri Bakan Fidan, şunları söyledi:
“Terörsüz Türkiye süreci, çok şükür olumlu bir şekilde ilerlemekte. Gerçekten Türkiye’deki terörün nihai olarak son bulması ve bunun böyle bir süreçle taçlandırılması, bizim stratejik hedeflerimizden birisi. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Avrupa’nın başta Almanya olmak üzere bu konudaki verdiği olumlu desteği de açıkçası takdirle karşılıyoruz.” diyen Fidan, terör örgütü PKK eliyle başlatılan terör hareketinin tek ayağının Türkiye olmadığını, bu ayağın Irak, Suriye, İran’da da olduğuna işaret etti.
Fidan, Almanya’da birçok terör örgütü PKK mensubunun olduğunu, Almanya Anayasa Koruma Teşkilatının raporuna göre 14 bin civarında PKK mensubunun Almanya’da bulunduğuna dikkati çekti.
Terörü oluşturan şartların ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Avrupa, Türkiye, Suriye, Irak, İran, hep beraber buradaki terörü oluşturan şartların ortadan kalkması lazım. Burada ciddi şekilde terörle de mücadele edilmesi gerekiyordu. Şimdi Türkiye’deki süreç, Suriye’deki yeni açıkçası ortaya çıkan, son bir yıldır süreç olumlu şekilde ilerletildiği zaman terörün barışçıl yollardan bitirilmesi için fevkalade önemli bir araç olarak kullanılacaktır.” dedi.
Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin önemli olduğunu vurgulayan Fidan, şunları kaydetti:
“Suriye’de yani ileride bölünmeyi ortaya çıkartacak bir arayış yerine aslında bütün insanların kendini eşit hissettiği, eşit olduğu, kendi kimliğini, kültürünü ifade etmekten çekinmediği, buna haklarının olduğu, aynı zamanda da ülkenin ve toplumun ürettiği bütün refahın tamamına erişebilen ve ülkenin bütün gücünde ortak söz sahibi olabilen bir sisteme ihtiyaç var. Yani daha eski sistemlerin bölgede kullanılma arayışlarının açıkçası akıllıca olacağını da düşünmüyorum. Anayasal eşit vatandaşlık temelinde herkesin kendini o ülkenin eşit bireyi, yurttaşı hissettiği, kendi kimliğini de ifade edebildiği ve bütün haklardan, hürriyetlerden ve refahtan istifade ettiği bir Suriye’nin açıkçası daha modern insanların geliştirdiği daha nitelikli en son yazılım olduğunu düşünüyorum, siyasi yazılım olduğunu. Bu konuda adım atarlarsa kendileri için de iyi olur ama dediğim gibi burada insanların siyasal ideolojisini değiştirmek gibi bir durumda değiliz ama politik metodolojileri önemli, burada insanların siyasal hedeflerine ulaşmak için politik şiddeti kullanmaları, teröre gitmeleri sorun alanı, kurtulmaya çalıştığımız şey o. Sahip oldukları fikirler değil, o fikirlerle fikirle mücadele edersiniz, başka zeminler ortaya getirirsiniz ama politik şiddeti ve terörü araç edinen yapıları şu anda kurduğumuz mekanizmalarla süreç yoluyla ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.
İnşallah umuyoruz hep beraber başarılı oluruz, bugünkü bölgemizin buna ihtiyacı var. Bölgemiz bunu çoktan hak ediyor.”