enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

8. Yargı Paketi, İnfaz Düzenlemesi Beklentisi ve Cezasızlık Algısı

8. Yargı Paketi, İnfaz Düzenlemesi Beklentisi ve Cezasızlık Algısı
02.03.2024
A+
A-

İlk başlarda Avrupa Birliği uyum yasaları, demokratikleşme paketleri ve diğer düzenlemelerle yürütülen yargı reformlarının belli bir strateji ve takvim içerisinde daha sistematik olarak hayata geçirilmesi amacıyla ilk defa 2009 yılında “Yargı Reformu Strateji Belgesi” hazırlandı. Beş yıllık uygulamanın sonunda İkinci Strateji Belgesi 2015 yılında kamuoyuna açıklanmıştı.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Ataner YÜCE - (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı

Gazeteci* Ataner YÜCE

Ankara Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Yayın Danışma KuruluHukuku Anabilim Dalı Başkanı ve SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Araştırmacısı Cem Duran UZUN, “8. Yargı Paketi, İnfaz Düzenlemesi Beklentisi ve Cezasızlık Algısı” başlıklı yazısında, AK Parti’nin, iktidarının ilk yıllarından itibaren demokratikleşme, adalet, temel hak ve özgürlükler alanında çok sayıda reform hayata geçirdiğini dile getirdi.

Araştırmacısı Cem Duran UZUN, İlk başlarda Avrupa Birliği uyum yasaları, demokratikleşme paketleri ve diğer düzenlemelerle yürütülen yargı reformlarının belli bir strateji ve takvim içerisinde daha sistematik olarak hayata geçirilmesi amacıyla ilk defa 2009 yılında “Yargı Reformu Strateji Belgesi” hazırlandığını ve Beş yıllık uygulamanın sonunda İkinci Strateji Belgesinin de 2015 yılında kamuoyuna açıklandığının hatırlattı.

En son 30 Mayıs 2019 tarihinde, halen uygulanmakta olan Üçüncü Strateji Belgesi’nin, “Güven Veren ve Erişilebilir Bir Adalet Sistemi” vizyonuyla bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulduğunu ifade eden Cem Duran UZUN, “Bu belge kapsamında yedi yargı paketi başta olmak üzere iki yüze yakın faaliyet hayata geçirildi” dedi.

UZUN,  Yetkililerin açıklamaları ve kamuoyuna yansıyan haberlere göre, yeni Strateji Belgesi ile ilgili hazırlıkların önemli oranda tamamlandığını belirterek, “Hatta Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, birkaç konuşmasında hem İnsan Hakları Eylem Planı’nın hem de Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin hazır olduğuna ve 2024 yılı başında açıklanabileceğine değinmişti. Ancak ülkenin yerel seçim atmosferine girmiş olmasının da etkisiyle söz konusu iki belgenin seçimlerden sonra kamuoyuna duyurulacağı anlaşılıyor” şeklinde konuştu.

Bu belgeler konusunda yapılan hazırlıkların, iktidarın reform iradesinin güçlü bir şekilde devam ettiğini ve önümüzdeki aylarda da yeni reformların gündeme geleceğini gösterdiğini söyleyen Araştırmacısı Cem Duran UZUN, Yargıdaki bazı eksikliklerin görüldüğünü ve çözüm yollarının geliştirildiğini açıkladı.

Yeni Strateji Belgesi yanında uzun zamandır hazırlıkları devam eden ve hakkında sık sık haberler çıkan 8. Yargı Paketi’nin bir kanun teklifi olarak 16 Şubat Cuma günü TBMM’ye sunuldu ve AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin tarafından kamuoyuna açıklandığını hatırlatan Cem Duran UZUN, “Bundan önceki son yargı paketi olan 7745 sayılı Kanun (7. Yargı Paketi), 28 Mart 2023 günü TBMM’de kabul edilerek yasalaşmıştı. Bu Kanun’un üzerinden bir yıl geçmesi ve uzun süredir hakkında çıkan haberler sebebiyle yeni paket ciddi merak uyandırıyordu” dedi.

Araştırmacısı Cem Duran UZUN, şunları söyledi:

“Öncelikle belirtmek gerekir ki, basına yansıyan haberlere göre bir af düzenlemesi ve hapis cezalarının infaz süresini azaltacak yeni ve kapsamlı bir infaz düzenlemesi gündemde değil. Zaten Anayasa gereğince af kanunu için TBMM’nin beşte üç çoğunlukla karar alması gerekiyor (m.87). Böylesine bir çoğunluk Cumhur İttifakı’nda yok ve çoğunluğu sağlamak için Meclis’teki diğer partilerin desteği gerek. Bu desteği sağlayacak bir uzlaşma arayışı da henüz gündemde değil. O nedenle bu konuda toplumda gereksiz bir beklenti oluşturmak doğru değil.

Geçtiğimiz yıllarda, önce COVID salgını sırasında 14.4.2020 tarih ve 7242 sayılı Kanun ve sonrasında 14.7.2023 tarih ve 7456 sayılı Kanun ile infaz düzenlemesi yapılmıştı. Bu düzenlemeler ile bazı suçlar bakımından denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hükümleri genişletilmiş ve bazı hükümlülerin cezaevinden daha erken çıkmalarının önü açılmıştı”.

Bu düzenlemelerin af niteliğinde olup olmadığı yolunda çeşitli teknik hukuki tartışmaların olduğunu hatırlatan UZUN,  İktidarın bu ve benzeri tartışmalardan uzak durmak istediği görüldüğünü söyledi.

Cem Duran UZUN, sonuç olarak bu tartışmaların bir tarafa, yapılan açıklamalara göre yeni hazırlanan pakette bazı infaz düzenlemelerinin bulunacağını, ancak bütün mahkumlar için hapis cezası süresini azaltacak kapsamlı bir düzenlemenin olmayacağına vurgu yaptı.

“Bilakis cezasızlık algısıyla mücadele etmek bu pakette öne çıkan konulardan birisi olarak göze çarpıyor” diyen UZUN, şunları söyledi:

“Türkiye’de suçlar için öngörülen cezaların düşük olduğu yönünde güçlü bir algı var. Ancak incelendiğinde bu algının gerçeği yansıtmadığı görülüyor. Karşılaştırmalı çalışmalar Türk Ceza Kanunu’ndaki cezaların diğer demokratik hukuk devletlerine oranla az olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle tepkisel düzenlemeler sonrası bazı suçlar için cezalar birkaç defa yükseltilmiş ve Avrupa ülkelerindekilerin çok üzerine çıkmıştır”.

Bu nedenle toplumdaki cezasızlık algısının daha ziyade infaz düzenlemelerinden kaynaklandığını dile getiren Cem Duran UZUN, şöyle devam etti:

“Mahkemelerin hükmettiği cezalar, denetimli serbestlik ve koşullu salıverme gibi kurumların etkisiyle hiç hapis yatılmadan ya da mahkeme hükmündekinden çok daha az süreler yatılarak infaz ediliyor. Bu durumu göz önünde bulunduran teklife göre, verilen ceza düşük dahi olsa bir kısmının hapiste infaz edilmesini öngören bir düzenleme hazırlanmış. Böylece en düşük hapis cezaları için dahi belli bir süre hapis cezasının infaz edilmesi öngörülüyor”.

“Bu düzenleme yanında, yargıda temyiz ve itiraz sürelerin yeknesaklaştırılması ve sadeleştirilmesi, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda makul sürede yargılama yapılmadığı iddialarıyla ilgili başvurular için tazminat komisyonuna başvuru imkanının tanınması, yine Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği ve TBMM’ye süre verdiği bazı yasal düzenlemelerin yapılması, bazı parasal miktarların güncellenmesi pakette yer alacak konular arasında” bulunduğuna dikkat çeken UZUN, bunların yanında yargının hızını ve etkinliğini artıracak ve adalete erişimi kolaylaştıracak çok sayıda düzenlemenin bu kapsamlı pakette yer alacağının altını çizdi.

Araştırmacısı Cem Duran UZUN, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamalarına göre, Meclise sunulan taslağın bu ay içerisinde görüşülerek yasalaştırılmasının beklendiğini hatırlatarak, “Seçimden önce Meclis çalışmalarına ara vermeden yasanın kabul edilmesi öngörülüyor. Yazının hazırlanması sırasında teklif metni henüz TBMM internet sitesinde yayınlanmamış, basına ise yalnızca açıklama yapılmıştı. O nedenle yapılan açıklamalara dayanarak sadece belli yönleriyle ele alınmakla yetinilmiş ve paketin ayrıntılı değerlendirilmesi sonraki yazılara bırakılmıştır” şeklinde kaydetti.

***

Yazar hakkında

Cem Duran UZUN

1978 yılında Yozgat’ta doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans, aynı üniversitede Kamu Hukuku alanında yüksek lisans ve doktora eğı̇tı̇mini tamamladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde University of North Carolina’da 2006-2007 yıllarında akademik çalışmalarına devam etti. “Anayasa Hukuku Açısından Sı̇yası̇ Partı̇lerı̇n Finansmanı”, “Yürütmenin Yasamayı Feshi”, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Tarihi” ve “15 Temmuz Sonrası Türkiye” isimli kitapların yazarı olan Doç. Dr. Cem Duran UZUN, halen Ankara Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanıdır. SETA Ankara bünyesinde yeni anayasa, hükümet sistemleri, siyasi partiler ve seçim hukuku, yargı reformu ve insan hakları alanlarında çalışmalar yürütmektedir. İngilizce ve Türkçe akademik makaleler ve kitap bölümlerinin yanında, Sabah, Yeni Şafak ve Star gibi günlük gazetelerde ve Kriter Dergisi’nde gündeme ilişkin yazılar kaleme almaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.