enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
23:12 Hukuksuzluklar Ortasında Hürmüz Boğazı
22:50 Terörsüz Türkiye Süreci Hızlanacak
22:12 Terörsüz Türkiye Hedefinin Siyasal ve Toplumsal Yönleri
21:56 ABD ve İsrail’in Saldırıları İran’da Kürt Silahlı Grupları Harekete Geçirebilir mi?
21:45 ABD’de CNN’in bağımsız araştırma şirketi SSRS’nin anketine göre, kamuoyunun yüzde 54’ü, İran’a yönelik saldırıların ülkesi için daha büyük tehdit oluşturacağını düşünüyor.
21:40 İran’a Siyonist Saldırı ve Batının Kukla Kürdistan Hayali!
20:48 Kocaelispor sürpriz şekilde kupaya veda etti 
10:28 Madrid’de ‘Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO’ paneli düzenlendi
10:17 İran Büyükelçisi Dışişleri’ne çağrıldı
10:05 Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı Rubio ile görüştü
23:27 “Başkasının Derdiyle Dertlenmeyen, Kendine Dert Arasın”
22:36 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun Nihai Raporu
22:01 ABD, İsrail ve İran: Kapasiteler, Kabiliyetler ve Hal Tarzları
20:51 İran Müdahalesi Avrupa’yı ve Transatlantik İlişkileri Nasıl Dönüştürüyor?
19:08 Jakobenlerin Laiklikle İmtihanı
18:00 MSB: Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat imha edildi
10:26 Bakan Fidan: İran’ın stratejisi son derece yanlış
09:07 Mazlumun Kimliği Sorulmaz
10:37 Mücevherde Yeni Sezonun Trendleri İlk Kez Fuarda Açıklanacak
09:54 Saldırıların ardından Gazze’de “yeniden açlık” endişesi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ortadoğu’da yeni gerçekler

Ortadoğu’da yeni gerçekler
A+
A-

Ortadoğu’nun hep kendi dinamikleri olmuştur. Ama bu dinamikler genel itibarıyla uluslararası sistemden bağımsız değildir.

Prof. Dr. Hasan B. YALÇIN & SETA Strateji Araştırmaları Direktörü

Daha doğrusu bölgesel dinamikler, çoğunlukla dışarıdan belirlenir. Bu nedenle de jeopolitikçiler, Ortadoğu’yu genelde dış aktörlerin karıştırdığı bir bölge olarak tarif eder. Zaten kendi içinde gerilim düğmeleri tabii ki vardır. Ama o düğmelere genelde dışarıdan basılır.

Obama’nın ikinci dönemi ve Trump döneminde yaşananlar, Ortadoğu’da oldukça karmaşık ve çekişmeli bir resim ortaya çıkarmıştı. Büyük dönüşümler yaşanması ihtimali vardı. Ve dönüşümü kaybetmekten korkan tüm aktörler, kendi pozisyonlarına sıkı sıkıya yapışıyordu. Mesela “Arap Baharı” başarılı olsaydı bambaşka bir denge doğabilirdi. Buna karşılık “yüzyılın anlaşması” denen saçmalık devam etseydi tam tersine bir durum doğabilirdi.

Bu nedenle Suud, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır gibi ülkeler bir tarafa savrulurken Türkiye, Katar gibi ülkeler başka bir tarafta konumlanmıştı. İran zaten bildiğiniz gibi. Herkesle beraber ama herkesle uyumsuzdu.

Bu zıtlaşmalardan bazı ülkeler kârlı çıkmaya çalışmış olsa da karşıtlıkların sertleştiği dönemlerde herkes belli düzeylerde zarar görür. Ama dönüşler de kolay değildir. Körfez ülkeleri, Trump döneminin ardından “açıkta kaldılar” desek yeridir. Biden iktidarının nasıl şekil alacağını yaklaşık bir yıl boyunca izlediler. Somut hareket göremeyince de konumlarını yeniden değerlendirmelerinden daha doğal bir sonuç olamazdı.

Ortada ne “yüzyılın anlaşması” kaldı ne de “Arap Baharı”. Yeni gerçekliği tarif etmek biraz zor, ama en iyi kelime boşluk gibi görünüyor. Ortadoğu, küresel aktörlerin gittikçe ilgisini yitirdiği bir alana dönüşüyor. Bu nedenle bölgenin askeri ve siyasi açıdan zayıf aktörleri, küresel güçlerin arkasından bölgesel aktörlere nanik yapma şansını da yitiriyor. Belki de ilk defa bölgesel dinamikler Ortadoğu’yu şekillendirebilir.

Bunu sadece biz değil, tüm bölge görüyor. Bu nedenle de mesela Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yeni bir süreç başladı. İlişkileri normalleştirmek herkesin genel beklentisi. Sonrasını hep beraber göreceğiz. Ancak bu anlamda benzer davranışların artış gösterebileceğini de öngörebiliriz. Sanırım yakında Suudi Arabistan’la da benzer bir etkileşim doğabilir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.