enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:20 Orta Doğu’da Bilek Güreşi
00:14 Uzun yıllar boyunca geleneksel yöntemlere hakim olan Gayrimenkul sektöründe,Teknolojik Devrim ve Dijital Dönüşüm
00:13 Ömer Çelik: İsrail’in sınırları neresidir?
00:12 TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurularda: Üniversitelerde astroloji bölümü açılması
00:11 İçişleri Bakanlığı, Yalova’daki saldırıyla ilgili müfettiş görevlendirdi
00:10 Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen depremlerin ardından yapılan inşaatları paylaştı
00:10 Sapanca Gölü’nde Sular Çekildi: Balıkların Yüzdüğü Yerde Şimdi Yürüyüş Yapılıyor
00:09 Bakan Kurum’dan “Sındırgı” paylaşımı: Söz verdik, sözümüzü tutacağız
00:08 NATO’nun spot ışıkları Türk İnsansız Sistemleri’nde
00:06 Devletin adını kullanarak, Sahte e-Devlet, Sahte MHRS, Sahte UYAP ve Bankalar Üzerinden Vatandaşı Soyuyorlar!
00:05 Kocaeli’n Kartepe ilçesinde Erik Ağaçları “Yalancı Bahar”a Aldandı” Erikler yanarsa bizde yanarız”
00:04 Rusya’da Bilal Erdoğan yorumları…
00:03 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Terörsüz Türkiye raporuyla ilgili olarak,”Türkiye için hayati bir eşiği aştık”
00:03 Gastronomist Veysel KAVRAYAN’dan Ramazana özel “Gastronomi Haberleri”
00:11 Haftanın SAHA Bülteni’ninden özetler
00:10 ABD’nin Güney Kafkasya Politikası ve Türk Dünyasına Açılımı
00:08 Kültür-sanat odaklı haberler
00:06 Su krizi enerjiyi de vuruyor: ‘Elektrik üretimi 30 yılda yüzde 25 azaldı’
00:05 DoktorTakvimi’nden Türkiye’nin 2025 sağlık raporu
00:04 APOSTO’dan Haberler!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ortadoğu’da yeni gerçekler

Ortadoğu’da yeni gerçekler
A+
A-

Ortadoğu’nun hep kendi dinamikleri olmuştur. Ama bu dinamikler genel itibarıyla uluslararası sistemden bağımsız değildir.

Prof. Dr. Hasan B. YALÇIN & SETA Strateji Araştırmaları Direktörü

Daha doğrusu bölgesel dinamikler, çoğunlukla dışarıdan belirlenir. Bu nedenle de jeopolitikçiler, Ortadoğu’yu genelde dış aktörlerin karıştırdığı bir bölge olarak tarif eder. Zaten kendi içinde gerilim düğmeleri tabii ki vardır. Ama o düğmelere genelde dışarıdan basılır.

Obama’nın ikinci dönemi ve Trump döneminde yaşananlar, Ortadoğu’da oldukça karmaşık ve çekişmeli bir resim ortaya çıkarmıştı. Büyük dönüşümler yaşanması ihtimali vardı. Ve dönüşümü kaybetmekten korkan tüm aktörler, kendi pozisyonlarına sıkı sıkıya yapışıyordu. Mesela “Arap Baharı” başarılı olsaydı bambaşka bir denge doğabilirdi. Buna karşılık “yüzyılın anlaşması” denen saçmalık devam etseydi tam tersine bir durum doğabilirdi.

Bu nedenle Suud, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır gibi ülkeler bir tarafa savrulurken Türkiye, Katar gibi ülkeler başka bir tarafta konumlanmıştı. İran zaten bildiğiniz gibi. Herkesle beraber ama herkesle uyumsuzdu.

Bu zıtlaşmalardan bazı ülkeler kârlı çıkmaya çalışmış olsa da karşıtlıkların sertleştiği dönemlerde herkes belli düzeylerde zarar görür. Ama dönüşler de kolay değildir. Körfez ülkeleri, Trump döneminin ardından “açıkta kaldılar” desek yeridir. Biden iktidarının nasıl şekil alacağını yaklaşık bir yıl boyunca izlediler. Somut hareket göremeyince de konumlarını yeniden değerlendirmelerinden daha doğal bir sonuç olamazdı.

Ortada ne “yüzyılın anlaşması” kaldı ne de “Arap Baharı”. Yeni gerçekliği tarif etmek biraz zor, ama en iyi kelime boşluk gibi görünüyor. Ortadoğu, küresel aktörlerin gittikçe ilgisini yitirdiği bir alana dönüşüyor. Bu nedenle bölgenin askeri ve siyasi açıdan zayıf aktörleri, küresel güçlerin arkasından bölgesel aktörlere nanik yapma şansını da yitiriyor. Belki de ilk defa bölgesel dinamikler Ortadoğu’yu şekillendirebilir.

Bunu sadece biz değil, tüm bölge görüyor. Bu nedenle de mesela Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yeni bir süreç başladı. İlişkileri normalleştirmek herkesin genel beklentisi. Sonrasını hep beraber göreceğiz. Ancak bu anlamda benzer davranışların artış gösterebileceğini de öngörebiliriz. Sanırım yakında Suudi Arabistan’la da benzer bir etkileşim doğabilir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.