enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
07:57 Araştırmacı Gazeteci | Yazar | Editör Merve Gürbüz: 2025’te Neler Oldu?
07:52 Ekim 2024’te kurulan Jandarma Otoyol Timleri, karayollarında yaşanabilecek her türlü olumsuz duruma karşı tek kolluk kuvveti olarak müdahale ediyor.
07:15 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli Projesi 2026 yılı içerisinde tamamlanacak
07:05 Kamuda EKPSS üzerinden 1573 engelli vatandaş istihdam edilecek
00:04 Yeni dünya düzeninde Güney Kafkasya’nın artan etkisi…
18:25 Vatandaşını en çok konut sahibi yapan lider!
15:33 Bu sadece saç kesimi değil, vatandaşın cebini “kırpma’ tarifesidir!
14:58 İstanbul Galata Köprüsü’ndeki Filistin’deki katliama “dur” eylemi
00:34 Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 2025’te yanan orman alanı 1 milyon 34 bin hektara ulaşarak kayıtlardaki en büyük kayıp oldu.
00:04 Gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu, Körfez ülkeleri açısından 2025’in bilançosunu değerlendirdi…
00:03 Saadet partisi Lideri Mahmut Arıkan; İran, Türkiye için önemli bir ülkedir
00:03 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca, 2026 yılı Çevre cezaları belli oldu…
00:02 Corendon Airlines, 2025 yılı uçuş verilerini kamuoyuyla paylaştı.
00:01 İran: ABD’nin tehditleri BM Şartı’nı açıkça ihlal ediyor
00:00 Filistinli Gazeteci Duha HMİDAN, gündemin öne çıkan haberlerini aktardı
11:06 2026 Yılında Otoyol ve köprü geçiş ücretlerinde yeni bir düzenleme
08:56 Çorum’un yöresel lezzetleri arasında bulunan, kurabiye türü olan Çorum şekerlemesi tescillendi…
08:47 Demir-Çelik sektöründen Türkiye ihracatına 2.3 milar dolarlık güçlü katkı
08:38 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: 180 kültür varlığı 2025’te Türkiye’ye iade edildi
08:36 Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, TSK Spor Gücü Kır Koşusu Takımını Kabul Etti
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye’de Şiddet Yükseliyor

Türkiye’de Şiddet Yükseliyor
A+
A-

Türkiye’de şiddet kol geziyor. Her an, her yerde bir şiddet olayı yaşanabiliyor. Haber bültenleri şiddete ilişkin haberlerle dolu. Erkeklerin ve erkek gruplarının birbirine, erkeklerin kadınlara, yetişkinlerin çocuklara, insanların hayvanlara uyguladığı şiddet her çeşidiyle sürekli yükselen bir bela.

Şiddetin Türkiye’deki kadar gündemde olduğu bizim gelişmişliğimizde veya daha gelişmiş bir ülke yok. Namuslu insanların, ailelerin, çeşitli toplumsal grupların bir kaba kuvvet ve şiddet olayıyla karşılaşma olasılığı bizimki kadar yüksek başka ülke de yok. Toplum sıradanlaşmaya, olağanlaşmaya başlayan şiddet olaylarından rahatsız ve huzursuz. Vatandaşlar güvenliklerini her geçen gün daha fazla tehdit altında hissettiği halde, kamu otoritesi de ilgili kurumlar da şiddeti önlemeye dönük çaba gütmüyor.

Şiddet olayında temel tespit şudur: Kaba kuvvet ve şiddetten medet ummak, kaba kuvvet ve şiddete başvurarak sonuç almaya kalkışmak, ilkelliğin ve cehaletin doruk noktasıdır. Bu özelliğinin sonucu olarak şiddet, hedef seçtiği kişiler arasında ayrım yapmıyor. Kendini savunma gücü ve olanağı olmayan sayısız kadın, yaşlı, engelli, çocuk sürekli şiddete uğruyor. Bu insanlara şiddet uygulayanlar, pişmanlık duymuyor, aksine bunu kabadayılık sayıyorlar.

DÜELLODAN KAÇAR, PUSU KURARLAR

Ülkemizdeki şiddet faillerinin yiğitlikle, mertlikle, Batı’da olduğu gibi eşit koşullarda kozlarını paylaşmakla ilgileri yoktur. Efelenmelerine rağmen hemen her olayda ağırlıklı olarak arkadan vurma, pusu kurma, bir kişiyi on kişi birden haklamaya kalkışma gibi namertlik yöntemlerini tercih ederler. Rakip tarafından bir düelloya davet edilseler hemen hepsi ortalıktan toz olurlar. Şiddet karşısında yasaların doğru dürüst işletilmemesi, olayların faillerinin karakollarda, adliyelerde gördükleri müsamaha onları hep cesaretlendirir. Bu yüzden kamuoyunun en tepkili olduğu uygulama, şiddet faillerinin ya emniyetten hiç ikna edici olmayan gerekçelerle ya da adliyeden fikir suçlularına bile çok görülen adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasıdır.

Türkiye’de son yıllarda, gözaltına alındıktan sonra karakollardan, adliyelerden sözünü ettiğimiz nedenlerle serbest bırakılan çok sayıda şiddet olayının faili, kamuoyunun gösterdiği çok haklı tepkiler sayesinde tekrar gözaltına alınıp tutuklandılar. Burada sorulması gereken şudur: Polis, savcı, yargıç niçin kamuoyunun kaba kuvvet ve şiddet karşısındaki tepkisini, beklenti ve hassasiyetini, faile ilk gözaltı uygulandığında dikkate almıyor da kamuoyu bunu açık ettiği zaman dikkate alıyor?

DAHA NE BEKLENİYOR?

Elbette bir suçlu için yasal dayanak yoksa kamuoyu tepki gösteriyor diye tutuklama kararı verilemez. Tepki üzerine tutuklama kararı verilebiliyorsa o zaman yasal dayanak var demektir. Bu yasal yetki niçin en başta kullanılmıyor? Bu durum en azından bir bölüm kolluk kuvveti, savcı ve yargıcın içinde yaşadıkları toplumun beklenti ve hassasiyetlerinden kopuk kararlar vermesi anlamına gelmez mi?

Maalesef bu uygulamalar kamuoyunda derin bir çaresizliğe, güvensizliğe sebep oluyor. Toplumun yetkililerden beklentisi, şiddete hiçbir makamda hoşgörü gösterilmemesi, şiddetin çıkmaz yol olduğunun mutlaka kanıtlanmasıdır.

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

[TÜHA Haber Ajansı, 15 Haziran 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.