enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:05 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
00:03 379 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülke hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar
00:02 Belçika’daki dev Audi fabrikası kapandı…
00:01 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’dan (PFDK) haberler…
00:01 Suriye devlet televizyonu: Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu
00:00 Yargıtay Başkanlığı’nca, deprem temalı ceza ve hukuk çalıştayları İzmir’de düzenlenecek
21:24 Son dakika gelişmesi… Fatih Ürek’ten acı haber geldi: Fatih Ürek 59 yaşında hayatını kaybetti.
13:12 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK) Londra’da diplomasi turu 
11:26 İletişim Başkanı Duran, “Bağımlılık konusunda medya kuruluşlarına, habercilere, dizi ve film yapımcılarına ciddi sorumluluklar düşüyor”
10:53 MSB kaynakları: TSK’nın Barış Pınarı’ndaki bölgelerden çekildiği yönündeki haberler doğru değil
00:55 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata yurdumuz Orta Asya’nın refahına gerekli katkıyı yapmada kararlıyız”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Mevlâna ve Hümanizm!

Mevlâna ve Hümanizm!
12.12.2020
A+
A-

17 Aralık 2020, Hazreti Mevlâna’nın bu dünyadan ayrılışının, Mevlevîlerin özgün deyişiyle Hakka yürüyüşünün 747. yılı. Bu yürüyüşe yine Mevlevîlikte Allah’a kavuşma anlamında “vuslat” ya da daha yaygın olarak “Şeb-i Arûs” da deniyor.
Hz. Mevlana Sözleri | İslam ve İhsan
Her yıl olduğu gibi bu yıl da 17 Aralık’ı içine alan hafta dolayısıyla başta Konya olmak üzere birçok şehir ve mekânda törenler düzenlenecek.
Bunların en görkemlisine ise, Mevlâna’nın tüm dünyaya sevgi mesajları saçtığı şehir olan Konya sahne olacak.
Her geçen yıl sayısı artan yerli ve yabancı ziyaretçilerin büyük ilgi ve hayranlıkla izlediği bu törenler vesilesiyle Mevlâna’nın insana ve dünyaya ait bitmez tükenmez pozitif düşünceleri ve felsefesi üzerine görüşler sergilenecek.
Yaşadığı yüzyılı ve sonraki yüzyılları Mevlâna kadar derinden etkilemiş, Müslim-gayrimüslim milyonlarca gönüle hükmetmiş, bütün dünyada sevgi ve hayranlı k uyandırmış bir başka maneviyat önderi daha gösterilemez.
Bu yüzden Mevlâna sadece Türkiye’nin değil, bütün İslam dünyasının ortak değeri, İslam düşünce semasının evrensel yıldızıdır. Mevlâna, tasavvuf terminolojisinde “insan-ı kâmil” diye ifade edilen olgun, pişkin, mükemmel insanın somut modelidir.
Bu modelin ayırt edici özelliği, başta insan bütün yaratıkları kapsayan engin bir sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Bütün kusurların kendisinde eridiği sınırsız bir bağışlayıcılıktır.
İnsanın değeri
Biz bu yazıda Mevlâna felsefesinin ruhu olan insan sevgisi ile Batı’nın hümanizm felsefesini karşılaştırmak istiyoruz.
Mevlâna’nın düşünce dünyasının ekseni insan sevgisi ve saygısıdır. Ayrım yapmadan, yani fakirdir zengindir, cahildir âlimdir, köylüdür şehirlidir, hamdır olgundur… demeden bütün insanları salt insan olduğu için sevmek, saymak ve üstün tutmak Mevlâna düşüncesinin ruhudur.
İnsana bu yaklaşım, insanı merkeze alan, onu şeyin ölçüsü olarak kabul eden Batı’daki hümanist felsefenin yaklaşımından farklıdır. Hümanizmde insanın değerinin kaynağı yine insandır. İnsanın değerinin kendi dışında bir referansı yoktur.
İnsan, düşünce ve eylem alanındaki girişim ve etkinlikleriyle bu değerini yüceltir veya köreltir. Mevlâna’ya göre ise insanın değeri ve yüceliği, Tanrı onu “varlıkların en onurlusu” (eşref-i mahlûkat) olarak yaratmasından kaynaklanır.
Bu yüzden hiçbir bilgisi, görgüsü, marifeti, liyakati, statüsü olmayan sıradan bir kimse bile sırf insan olduğu için değerli ve yücedir.
Arthur Koestler’in “İnsan, bir matematik denkleminde sıfırdan sonsuza kadar bütün değerleri temsil eder” sözü, insana hümanist yaklaşımın bir ifadesidir.
Bu, insanın değeri durum ve koşullara göre sıfır ve sonsuz arasında gidip gelebilir demektir ve dolayısıyla izafi (görece)’dir. Mevlâna düşüncesinde insanın değeri mutlak ve objektiftir.
Dağ başındaki bir çoban, tarladaki bir ırgat, büyük şehirlerin varoşlarında yaşam savaşı veren bir lümpen bile sırf insan olması, Yaratıcı Kudretin en seçkin en özenli eseri olması dolayısıyla üst düzeyde değerlidir.
Bu anlayışta, bir padişahın gururuyla bir çobanın gururu eşittir. İnsanların derilerinin rengi ve toplumsal statüleri farklı farklı da olsa gözyaşlarının rengi hep aynıdır.
Hoşgörülü olmak
Mevlâna, insanlarla ilişkilerinde sözünü ettiğimiz bakış açısı sayesinde ince ayarları bulmuş ender simalardan biridir. Kendisini seven; ama sarhoş olduğu için yanına yaklaşmaya cesaret edemeyen bir adama, “Korkma, sokul bana, her günah içki gibi sarhoşluk verseydi hiç kimseyi ayık göremezdik!” demesi, onda var olan herkesi olduğu gibi kabul edebilme enginliğinin bir sonucudur.
İslam’ın “eşref-i mahlûkat” olarak kabul ve ilan ettiği insanı var olan kusur ve meziyetleriyle kucaklayabilme, bağrına basabilme olgunluğu sadece bu büyük insanlara has bir imtiyazdır.
Sıradan insanlar, kendileriyle aynı dini, aynı aidiyeti paylaşan kişilerin eksik ve kusurlarını dahi hoş görememişler, onlarla aralarında duvarlar örmüşlerdir.
Mevlâna, “Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.” diyerek insanî kusurları, yanlışları hoş görmeyi, affetmeyi bilmeyenlerin kendilerini yalnızlığa mahkûm edeceklerini belirtmiştir. Kendisi ise, hangi din ve inançtan olursa olsun, hangi eksik ve kusurları sinesinde barındırırsa barındırsın herkese kucak açabilmiş; bütün insanlara sevgiyle, bütün inançlara anlayış ve hoşgörüyle yaklaşabilecek açılımları sergileyebilmiştir. Cömert gönlünde herkese yetecek sevgiyi yeşertebilmiştir .
Sevgi zorluğu aşar
Mevlâna, sevginin evrensel mesajlarını terennüm etmiştir. Yöneldiği her istikamette pusulası sevgi olmuştur. O gürül gürül akan bir sevgi çağlayanıdır. Ona göre sevginin, üstesinden gelemeyeceği zorluk yoktur.
Sevgi, en dinamik, en diriltici güçtür. “Sevgiden ölüler dirilir; padişahlar kul olur; bakırlar altın kesilir; bulanık, tortulu sular arı duru hâle gelir.” sözleri onun sevginin gücüne olan inancının ifadesidir.
Mevlâna, en büyük ve en meşhur eseri olan “Mesnevî” ile ilim ve edebiyat tarihine silinmez bir damga vurmuştur. Edebiyat profesörü merhum Mehmet Kaplan, Mesnevî’yi Türk edebiyatının dört temel direğinden biri sayıyor. (Diğerleri: Dede Korkut Hikâyeleri, Mevlid ve Safahat).
Mesnevî, kapısını çalan herkese verebilecek bir şeyi olan gerçek bir hazinedir. Yerine göre bir tefsir kitabıdır, yerine göre bir şiir ve hikâye kitabıdır, yerine göre bir nasihat kitabıdır…
Mevlâna’nın cenazesi çok kalabalık olmuş, bütün Konya halkı bu cenazede bir araya gelmişti. Müslümanlarla birlikte gayrimüslim din adamları ve halk da bu kalabalığa dâhildi.
Bazı sofu Müslümanlar, “Bu bizim cenazemiz, gayrimüslimlerin bu cenazede ne işi var?” diye hoşnutsuzluk belirtmişti. Bunun üzerine bir papaz ortaya çıktı ve şöyle dedi: “Mevlâna bir güneştir. Güneşe herkesin ihtiyacı vardır. Siz nasıl olur da bizi güneşten mahrum edersiniz?
Bir haham, “Mevlâna ekmek gibidir. Siz hiç ekmekten kaçan aç gördünüz mü?” dedi. Böylece Mevlâna’nın cenazesi herkesin sahiplendiği, uğurlama yarışına girdiği bir cenaze hâline geldi.
747.’sini kutladığımız “Şeb-i Arûs”, Mevlâna’nın Yüce Dosta yürüyüşünün, uğurlanışının çağdaş şartlarda tekrarlanmasıdır.

              İsmail ÖZCAN

            Eğitimci – Yazar

[TÜHA Haber Ajansı, 12 Aralık 2020]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.