enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:06 MİT ve Emniyet’ten “casusluk” operasyonu: 6 gözaltı
00:05 Türkiye’nin bölünmüş yol ağı 30 bin kilometreye ulaştı
00:04 Bakan Göktaş’tan İBB kreşindeki iddialara ilişkin açıklama
00:04 Irak’ta ABD’nin karşı çıktığı Nuri Maliki kimdir?
00:04 Akif Çağatay Kılıç: İran ekseninde gerilimin çözülmesi için çabalarımız devam edecek
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası bildiri yayınlandı…
00:03 Tokat’ın Niksar ilçesinde araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal bulunmadı
00:02 Terörsüz Türkiye ve Bölge Hedefinin Geleceği
00:02 Davos’ta geç gelen itiraf
00:01 “Gaziantep’in Genç Yıldızları Ödül Töreni”nden notlar!
00:01 İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Steve Witkoff ile temas kurmadığını söyledi.
00:01 ABD’nin Güney Kafkasya Stratejisi: Zengezur, Enerji Hatları ve Bölgesel Güç Dengeleri
00:00 Yazar Peren Birsaygılı Mut: Suriye Devrimi’nin Filistin davası açısından taşıdığı tarihsel ve stratejik önemi
00:00 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Körfez Haberleri…
15:08 Hollanda Türklerinin övgü kaynağı olan kuzey Hollanda Emniyet Müdürü: Hamit KARAKUŞ
10:54 Zorbalık üstüne zorbalık!
00:05 Hataylı çocuklara Karadeniz’de unutulmaz ara tatil deneyimi
00:05 40 Yıllık dostluğun yaratıcısı Türk kahvesi dünyanın dört bir yanında görücüye çıktı
00:04 Ahmet Efendi Mescidi, Kocaeli Büyükşehir’le hayat buldu
00:03 Şifa, Tat ve Bereket: Kuru Üzümün Türk Mutfağındaki Yolculuğu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Adaylık Yarışına Şehirler Feda Ediliyor

Adaylık Yarışına Şehirler Feda Ediliyor
A+
A-

Dünyada lider diplomasisini en etkin yürüten liderlerin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan geliyor. Hatta bu konuda Erdoğan’ı dünyada ilk sıraya yerleştirmek mümkün. Sadece son bir aylık dönemde katıldığı zirve ve ziyaretleri, Türkiye’nin diplomatik aktivizminin boyutunu göstermesi açısından sıralamaya değer.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Bir önceki seçimde bir birlerine galip gelmedikleri için yarım düzüne cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ihdas edilerek bu iki belediye başkanına pozisyon üretilmişti. Şimdi de giderek sertleşen bir rekabet var aralarında. Büyükşehirleri ikinci kez CHP yönetiyor. Geçmiş dönemde, halkla ilişkiler faaliyeti ile eleştiriler perdelenmeye çalışıldı. AK Parti döneminde bitirilmeye yakın projeleri açarak kendilerinin yaptığını söylediler. Geçmişte devam eden hizmetlerin tabelalarını değiştirerek yeniden markalamaya çalıştılar. Beklentiler böyle yönetildi. Eleştirileri de, “yapacakları hizmetlere hükümetin engel olduğunu” söyleyerek çocukça argümanlarla durumu idare ettiler.

Bu tip halkla ilişkiler belediyeciliği belirli bir dönem göze batmaz. Özellikle uzun dönemli iktidar pratikleri üzerinden iktidara mesafelenmiş seçmenler, muhalefeti tolere etmeye daha meyillidirler. Çünkü, iktidar karşıtlıkları, hizmet ya da yatırım siyaseti üzerinden değil de daha makro siyaset ve söylemler üzerinden şekillenmiştir. Böyle olduğu için yereldeki hizmet ya da yatırım eksiliğinden dolayı kredilerini hemen sonlandırmazlar. Bir önceki dönemde, halkla ilişkiler faaliyeti ile belediyeleri yöneten başkanlar, genel siyasetin belirleyiciliği üzerinden yeniden kazandılar. Hatta oylarını artırdılar. Seçimlerden böyle sonuç çıkınca, nasıl olsa kazanıyoruz düşüncesiyle, bu sefer tamamen seçildikleri şehirleri terk ettiler. Genel siyasete yoğunlaştılar. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, şehrin geleceğinden daha çok kendi adaylığı ve partisinin geleceğine odaklandı.

AK Parti’nin İstanbul ve Ankara’yı yönettiği dönemlerde belediyecilik hizmetleri açısından bu iki şehir diğerlerine model oluştururdu. Örnek iyi uygulamalar diğer Anadolu şehirleri tarafından kopyalanırdı. Hizmet çıtası açısından diğer belediyeler bu iki şehirle kendilerini kıyaslardı. Geçmişte bu iki şehir yerel hizmet ve yatırımlar açısından nasıl iyi bir model oluşturmuşsa, maalesef bugün de tam tersi bir model oluşturuyor. Şehrin kaynaklarını, rantını, o şehre hizmet için değil de genel siyasetin ve adaylık yarışının lojistiği için kullanmak normalmiş gibi davranılıyor. Bu da diğer şehirler tarafından farklı amaçlar için kopyalanıyor.

Sonuç olarak, bugün muhalefetin yönettiği büyükşehir genel siyasete feda ediliyor. Zamanında yapılması gereken yatırımlar yapılmadığı için sorunların çözüm maliyeti gelecekte çok daha büyük olacak. Bu durum 1994 öncesi İstanbul’u başta olmak üzere diğer şehirlerde görüldü. İzmir’de yıllardır yapılması gereken yatırımlar yapılmadığı için bugün mevcut sorunların çözemeyeceğini CHP’li belediye başkanı bizzat kendi ilan etti. Hükümete “gelin sorunları siz çözün” diye çağrı yaptı.

Gelecekte, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, CHP’nin yönettiği birçok büyükşehir İzmir gibi olacak. Bugün nasıl olsa kazanıyoruz diyenler, tekrar CHP’nin 1994 öncesi yerel yönetim tecrübesine atıf yapacak. “Hizip siyaseti ile uğraşırken, şehirleri ihmal etmemizin faturasını seçmen bize ağır kesti” diyecekler. Ama olan bu şehirlere ve şehirde yaşayanlara olacak. Şehirlerin kaynaklarını kendi ikbali için kullananları da millet iyi sözlerle yad etmeyecek. Şehirlere yazık etmeyin.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.