Yorum: İdlib Türkiye’nin sorumluluğunda

Frankfurter Allgemeine Zeitung yazarı Rainer Hermann, yorumunda Putin ile Erdoğan arasında varılan mutabakatın taraflara şimdilik zaman kazandırdığı görüşüne yer veriyor.

İdlib’de zaman kazanıldı ancak facia tehlikesi geçmedi. Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantılarından önce İdlib’de kan dökülmesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için iyi bir reklam olmazdı.

Putin, Soçi buluşmasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ısrarlarına boyun eğip muhaliflerin kontrolündeki bölgeyi Suriye rejiminden ayıran sınır boyunca 20 kilometre genişliğinde silahtan arındırılmış bölge oluşturulmasını kabul etti.

Savaş sonrası düzenle ilgili görüşmeler gündeme gelirse, muhaliflerin masaya oturmaya ikna edilmesinde Putin’in Türkiye’nin desteğine ihtiyacı olacak.

Rainer Hermann

Rainer Hermann

Muhalifler silah bırakmaya yanaşır mı?

Beş saat süren Soçi’deki buluşma Türkiye’nin Suriye’de pekâlâ yapıcı rol üstlenebileceğini gösterdi. Muhalifleri silah bırakmaya ve rejim ile müttefikleri Rusya ve İran ile silahlı mücadeleye son vermeye ikna edebilmesi için Erdoğan’a dört hafta zaman tanındı.

Sayılarının 50 bini bulduğu tahmin edilen ılımlı muhalefete mensup birçok grup bu talebi kabul edecektir. Kabul etmeyenlerin bölgeyi terk etmesi gerekecek. Sığınacakları yer olarak Türkiye’nin kontrol ettiği Fırat’ın batısındaki Cerablus kalan radikal gruplar kesinlikle burada da tehlike saçacaktır. El Kaide’ye yakın Heyet Tahrir Şam, silah bırakmasını isteyeni düşman ilan edeceğini duyurmuştu. Bu örgütün Türkiye’de terör saldırıları düzenleyerek intikam almak isteyeceği düşünülebilir.

Askerden arındırılmış tampon bölge kurulması Türkiye’ye fırsat yaratabileceği gibi büyük risk hâline de gelebilir. İdlib’de Türkiye’ye ait 12 gözlem merkezi tahkim ediliyor. Suriye’deki varlığını arttıran Türkiye böylece ülkenin parçalanması durumunda topraklarını genişletmek isteyebilir. Putin bu ihtimali hesaba katmış olacak ki Soçi’de Türkiye’nin İdlib’de uçuşa kapalı bölge oluşturulması şeklindeki önerisini geri çevirdi. İdlib semalarında yalnızca Rus uçakları uçabiliyor.

Türk askeri iki ateş arasında kalır mı?

İdlib’deki gözlem noktalarında on bin dolayında Türk askeri konuşlandırılıyor. Türk birliklerinin görevi sınır güvenliğini korumak ve muhaliflerin Şam rejiminin denetimindeki bölgelere saldırmasını önlemek olacak. Ancak Türkiye’nin bütün muhalifleri silahsızlandırma ihtimali oldukça zayıf. Bu da Rusya’ya İdlib’e yeniden saldırma gerekçesi yaratır. Şam rejimi de İdlib’de yeniden otorite kurmak isteyecektir. Nitekim Suriye yönetimi Soçi mutabakatının zamanla sınırlı olduğunu duyurdu. Sürenin dolmasından sonra Türk birlikleri iki cephe arasında kalabilir ve Türkiye kendini Rusya’ya karşı koymak zorunda kalacağı bir savaşın içinde bulabilir.

Şimdilik söylenebilecek tek şey, aktörlerinin silahlı anlaşmazlığın kendilerine görüşmeler yoluyla sağlanacak uzlaşmadan daha fazlasını kazandıracağına inandıkları savaşta zaman kazanılmış olduğudur.

Rainer Hermann

© Deutsche Welle, TÜHA HABER

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close