Türkiye’nin Enerji Merkezi Olma Sürecinde TANAP Projesi -I-

https://cdn.yenisafak.com.tr/reklam/4haziranakpartiwebmasthead/955X250/images/955x250-image.jpg

•Türkiye’nin enerji arz güvenliği bakımından TANAP’ın önemi nedir?
•Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma vizyonunda TANAP nasıl bir rol oynayacaktır?
GİRİŞ
Kısa adı TANAP (Trans Anatolian Natural Gas Pipeline) olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı projesi
Azerbaycan sınırları içerisinde bulunan Hazar Denizi’ndeki gaz sahalarından çıkarılan doğal gazın öncelikle Türkiye ve sonrasında Avrupa’ya transfer edilmesi için hayata geçirilen Güney Gaz Koridoru projesinin Türkiye ayağını oluşturmaktadır. Şah Deniz 2 Gaz Sahası olarak da bilinen söz konusu rezerv bölgesinde bulunan doğal gaz öncelikle Güney Kafkasya Boru Hattı (SCP) ile Türkiye’ye ulaştırılacak ve ardından TANAP vasıtasıyla Trans-Adriyatik Boru Hattı’na (TAP) bağlanarak Avrupa’ya iletilecektir (Harita 1). Bu yönüyle
TANAP Türkiye ve küresel enerji piyasaları açısından çok önemli bir yere sahiptir. TANAP’ın Türkiye sınırlarındaki başlangıç noktası Ardahan-Posof, Türkiye’den çıkış noktası ise Edirne-İpsala olarak belirlenmiştir.
Söz konusu proje toplam yirmi il üzerinden geçerek Yunanistan sınırına ulaşmaktadır. Toplam uzunluğu 1.850 kilometre olan ANAP’ta yatırım tutarı ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır.
Bu yatırım Türkiye’ye ekonomik olarak fayda sağlamanın yanında bölge ülkeleriyle ilişkilerin gelişmesine de yol açacaktır.
Azerbaycan ve Türkiye arasında ilk olarak Ekim 2007’de Şah Deniz 2 Gaz Sahası’nda bulunan doğal gaz rezervlerinin satış ve transferi konularında anlaşmalar sağlanmış ve bu doğrultuda çalışmalar başlatılmıştır. Ardından 26 Haziran 2012’de iki ülke arasında imzalanan TANAP anlaşmasıyla projeye resmiyet kazandırılmıştır.
Bu süreçte altyapı ve üstyapı çalışmaları devam ederken açılışın 12 Haziran 2018’de yapılması ve 30 Haziran 2018’de ise ilk gaz transferinin gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.
Türkiye’ye ilk etapta 2 milyar metreküp miktarında bir gaz akışı sağlayacak olan bu transferin kademeli şekilde artarak 6 milyar metreküp seviyesine ulaştırılması beklenmektedir.

tanap projesi ile ilgili görsel sonucu

Haziran 2019’da ise yaklaşık 10 milyar metreküp doğal gazın Avrupa pazarına taşınması adına çalışmalar devam etmektedir. Dolayısıyla SCP, TANAP ve TAP projelerinden oluşan Güney Gaz Koridoru’nun doğal gaz kapasitesi ilk etapta 16 milyar metreküp olarak belirlenmiştir. Ancak hattın kapasitesinin ilave yatırımlarla birlikte 2026’ya kadar 31 milyar metreküp seviyesine çıkartılması planlanmaktadır.
TANAP projesi sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda Avrupa’nın da doğal gaz arz güvenliğine katkı sunması bakımından kritik konumdadır. Avrupa Kıtası 2017’de yaklaşık 440 milyar metreküp doğal gaz tüketimi gerçekleştirmiştir.
Böylesine büyük bir pazarın doğal gaz üreten ülkeler açısından fazlasıyla avantajlı bir yere sahip olması kaçınılmazdır. Diğer taraftan Avrupa’nın söz konusu yüksek tüketimi güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde karşılayabilmesi için
TANAP ve sonrasında TAP gibi projelere önem verdiği bilinmektedir.
Kısacası Güney Gaz Koridoru gibi projeler kıtanın enerji arz güvenliğinin sağlanmasına katkı sunacağından Avrupa enerji piyasası tarafından yakından takip edilerek desteklenmektedir.
Türkiye ise özellikle son dönemde gerçekleştirdiği yatırımlarıyla küresel enerji piyasalarında adından söz ettirmeye ve dikkat çekmeye başlamıştır. Bu bağlamda Milli Enerji ve Maden Politikası çerçevesinde oluşturulan yerlileştirme, enerji arz güvenliği ve öngörülebilir piyasa stratejileri TANAP gibi uluslararası projelerle desteklenmektedir.
Türkiye’nin özellikle fosil enerji kaynakları bakımından yüksek oranlı dışa bağımlılığından kaynaklanan dezavantajlarının söz konusu projelerle desteklenerek azaltılması planlanmaktadır. Bu doğrultuda bir yandan yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları diğer yandan Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkı sağlaması ve enerji üssü olması amacıyla yürütülen faaliyetler devam etmektedir.
Sonuç olarak Türkiye gerek coğrafi gerekse ekonomik yapısıyla küresel enerji politikalarında son derece stratejik bir konumda yer almasından dolayı dikkatleri üzerine çekmektedir.
"TANAP'ın yüzde 72'si tamamlandı"
TANAP PROJESİNİN TÜRKİYE AÇISINDAN ROLÜ VE ÖNEMİ
Türkiye tükettiği enerji kaynaklarında yaklaşık yüzde 75 oranında dışa bağımlı bir ülke konumundadır. Doğal gazda ise bu oran yüzde 99 seviyelerindedir. Bu durum Türkiye açısından ekonomik ve siyasi riskleri beraberinde getirmektedir.
Diğer taraftan coğrafi bakımdan oldukça stratejik bir konumda yer alan Türkiye enerji arz ve talep eden ülkeleri birbirine bağlamaktadır. Dolayısıyla Türkiye’nin özellikle fosil enerji kaynaklarından yoksun olması sebebiyle oluşan dezavantajını bulunduğu coğrafi konumla avantaja çevirebilmesi için TANAP gibi projelere ihtiyaç
duyulmaktadır.
TANAP’ın Azerbaycan ile ortaklaşa yürütülmesi de Türkiye açısından olumlu bir gelişmedir. Enerji arz güvenliği konusundaki siyasi riskleri en aza indirme noktasında Türkiye’nin Azerbaycan ile sahip olduğu milli ve tarihi bağlar oldukça kritik bir öneme sahiptir.
Cumhurbaşkanı Aliyev ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili görsel sonucu
Nitekim Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerek TANAP projesi kapsamında gerekse diğer ekonomik ve siyasi olaylar bakımından gösterdiği tutumlar her iki ülkede de karşılıklı güven ortamı oluşturmaktadır.
Söz konusu istikrar ve iş birliği ortamının sürdürülebilmesi adına TANAP projesiyle Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ticaret ve enerji anlaşmalarında yeni bir düzleme geçilmektedir. Türkiye’nin toplam doğal gaz ithalatının son beş yıllık ortalama değerleri incelendiğinde Azerbaycan’ın yüzde 12,06 oranında bir paya sahip olduğu görülmektedir. Miktar açısından bu pay 6-6,5 milyar metreküp seviyesindedir.
TANAP sonrasında ise Türkiye’nin yıllık doğalgaz ithalat portföyünde Azerbaycan’ın payının artması planlanmaktadır. Söz konusu projeyle ilave 6 milyar metreküp doğal gaz ithalatı gerçekleştirilecektir. Böylece Azerbaycan’dan alınan yıllık doğal gaz miktarının artarak 12 milyar metreküp seviyesine ulaşması ve Azeri gazının toplam ithalat içerisindeki payının da yüzde 20’yi aşması öngörülmektedir.
Bu bağlamda TANAP Türkiye’nin doğal gazda tek ülkeye yani Rusya’ya olan yüksek oranda bağımlılığını bir ölçüde azaltacak ve enerji arz güvenliği noktasındaki risklerini en aza indirme anlamında olumlu bir gelişme olacaktır.
BOTAŞ ile ilgili görsel sonucu
Türkiye açısından stratejik bir konumda bulunan TANAP projesinde üç önemli ortaklık ön plana çıkmaktadır. Projede SOCAR’ın yüzde 58, BOTAŞ’ın yüzde 30 ve BP’nin yüzde 12 oranında hissesi bulunmaktadır.
BOTAŞ’ın söz konusu proje içerisinde yaklaşık üçte birlik bir paya sahip olması Türkiye açısından önemli bir kazanımdır. Ayrıca TPAO’nun Şah Deniz 2 rezerv bölgesinde yüzde 19 oranında hissesinin bulunması Türkiye’nin enerji piyasalarındaki etkisini artırmasında avantaj sağlamaktadır. (devam edecek)
İSMAİL KAVAZ ile ilgili görsel sonucu
İSMAİL KAVAZ
Gazi Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını Leicester Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora eğitimine Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İktisat Bölümü’nde enerji alanında devam etmektedir. Enerji ekonomisi, dış ticaret, ekonomik büyüme alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır.

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close