Türk Ekonomisindeki Gerileme Sürecek mi?

TÜHA Haber /2017 yılında %7,4 büyüyen Türkiye ekonomisi, geçen yılda ancak %2,7 oranında büyüme sağlayabildi.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, 2018’in ilk çeyreğinde 2017’nin son çeyreğinde olduğu gibi %7,4 büyüdükten sonra düşüşe geçen ekonomi, 2018’in ikinci çeyreğinde %5,3 ve üçüncü çeyreğinde %1,8 büyümesinin ardından yılın son çeyreğinde %3 küçüldü.

Türk ekonomisi, en son 2009’un üçüncü çeyreğinde küçüldükten sonra geçen 10 yılda hiçbir çeyrekte küçülme yaşamamıştı.

En büyük küçülme inşaat sektöründe

Dördüncü çeyrek rakamlarına ayrıntılı bakıldığı zaman en büyük küçülmenin olduğu sektörünün inşaat sektörü olduğu görülüyor. %8,7 küçülen inşaat sektörünü, %6,4 daralmayla sanayi sektörü takip ediyor.

Son dönemde soğan ve patates ithalat artışı nedeniyle dikkatlerin çevrildiği tarım sektöründeki toplam katma değer kaybı ise %0,5 olarak gerçekleşti.

TÜİK verileri, hane halkı tüketim harcamalarının da 2018 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %8,9 azaldığını gösteriyor.

Devletin nihai tüketim harcamaları %0,5 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %12,9 azaldı.

Albayrak: “Eksi 3 büyüme beklentiler doğrultusunda gerçekleşti, en kötü geride kalmıştır”

Son çeyrekte %3 küçülme hükümeti rahatsız etmiş görünmüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Türk ekonomisinin en kötüyü geride bıraktığını söyledi.

Albayrak, “2018 son çeyrek büyümesi % -3 olarak piyasa beklentileri doğrultusunda gerçekleşmiştir. İç ve dış dengelenmeyi bir arada sağladığımız bu dönem, cari açık ve enflasyonda düşüş başlattık. İktisadi faaliyette en kötü geride kalmıştır. Büyümede en kötü beklentiler gerçekleşmemiştir. Tarihin en ciddi spekülatif saldırısının yanında küresel alanda büyümenin yavaşlama eğilimine girdiği döneme rağmen 2001 ve 2008 yıllarındakine benzer bir durum gerçekleşmemiş, süreç çok kısa sürede başarılı bir şekilde atlatılmıştır” dedi.

Son çeyrekte görülen daralmaya rağmen net dış talebin büyümeye %9,7 pozitif katkı sağlamasının dengelenme sürecinin öngörüldüğü şekilde devam ettiğinin önemli bir işareti olduğunu vurgulayan Hazine ve Maliye Bakanı, enflasyondaki düşüş trendi ve istihdam seferberliği sayesinde 2019 yılında Yeni Ekonomik Program’dan öngörülen %3,5’lik büyüme hedefinin yakalanacağına yönelik inancının tam olduğunu ifade etti.

Prof. Güneş: “Hazine Bakanı inandırıcı değil, 2019’un geneline dair konuşmak için ilk çeyrek verisini görmek gerekir”

Ancak ekonomistler 2018’in son çeyreğinde ortaya çıkan tablo sonrası 2019 yılına Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak kadar umutlu bakamıyor.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Hurşit Güneş, Türkiye’nin henüz teknik olarak resesyonda olmadığını söylese de tüketici güven endeksi verilerinin 2019 yılının özellikle ilk yarısı için negatif beklentiyi güçlendirdiği kanısında.

Prof. Güneş, “Ekonomide üst üste iki çeyrek küçülme olmadığı için teknik olarak Türkiye’nin resesyona girdiğini söyleyemeyiz. Türkiye yüksek bir enflasyon dönemi yaşandı. Bu kısmen döviz kuru ve maliyetlerden kaynaklandı. Arz yanlı şok yediğimiz için hem durgunluk hem fiyat yüksekliği ortaya çıktı. Son dönemlerde fiyatlarda düşüş gözüyoruz ama bu da durgunluktan kaynaklanıyor. Bana kalırsa 2018’in son dönemine göre daha düşük enflasyon yaşayacağız. Ama asıl soru ekonomik canlanma ne zaman gerçekleşebilir? Fakat tüketici güveninde çok ciddi toparlanma yok. Hazine Bakanı’nın inandırıcılığı yok. Bir bakanın görevdeyken zaten ‘daha kötüyü göreceğiz’ demesi mümkün mü? Ama konuya vakıf olduğu konusunda güven vermiyor. 2019’un ikinci yarısını öngörmek için ilk çeyrek verisini görmemiz gerek” dedi.

Mustafa Sönmez: “Küçülme en az iki çeyrek devam edecek gibi görünüyor”

Eldeki verilere bakarak “en kötünün geride kaldığını” söylemenin mümkün olmadığı görüşünü dile getiren ekonomist Mustafa Sönmez ise son çeyrek rakamlarının eksi büyümenin devam edeceğini ortaya koyduğu iddiasında.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Sönmez, “ 2019’un ilk çeyreğinde iyi olan hiçbir şey yok. Bu küçülme bu ortamda en az iki çeyrek daha devam eder. Tabii seçimler sonrası hükümetin ne yapacağını da görmek gerekir. Türkiye’nin paraya ihtiyacı var. Bunun için de göstergelerin düzelmesi ve politik görünümün iyileşmesi lazım. Şu anda böyle bir işaret yok. İthalat da sürekli küçülüyor. Türkiye’nin ihracatı ithalata bağlı. Artık stok kullanımıyla ihracat yapmakta da zorlanma başlayacak. Daha da vahimi Türkiye, uzun yıllar sonra kişi başına milli gelirde 10 bin doların altına düştü. TÜİK 9.632 dolar olarak hesaplamış ama bu hesapta Türkiye’deki milli gelir üretimine dahil olan 4 milyon Suriyeli yok. Bu da hesaba katılırsa kişi başına düşen milli gelir 9 bin 180 dolara kadar düşüyor. Bu 2009’dan sonraki en düşük seviye” dedi.

En son 2009 yılında kişi başına düşen milli geliri 10 bin doların altında kalan Türkiye’nin 2017 yılında kişi başına düşen milli geliri 11 bin 760 dolardı.

HABER : Hilmi HACALOĞLU

İSTANBUL, VOA, TÜHA HABER

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close