Toplumu depreme hazırlamak için geliştirilen öneriler

TÜHA HABER / Yalova Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü öğretim üyesi ve aynı zamanda Akademi’de Etik Derneği Başkanı Prof. Dr. Fahri Apaydın, toplumdaki deprem bilincini ölçmek ve toplumu depreme hazırlamak için yapılması gerekenleri incelemek üzere yürüttüğü araştırma çalışmalarıyla tanınıyor.

Prof. Dr. Fahri Apaydın ile ilgili görsel sonucu

Yalova Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü öğretim üyesi ve aynı zamanda Akademi’de Etik Derneği Başkanı Prof. Dr. Fahri Apaydın

Prof. Dr. Fahri Apaydın, 15-17 Kasım tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen VII. Uluslararası Fen, Mühendislik ve Mimarlık Bilimlerinde Akademik Çalışmalar Sempozyumu’nda da yine depremle ilgili olarak ‘Toplumu depreme hazırlamak için geliştirilen öneriler‘ konusundaki sunumu büyük ilgi gördü.

Prof. Dr. Fahri Apaydın, bu konuda (UHA) Uluslararası Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayarak önemli açıklamalarda bulundu.

UHA : Sayın Prof. Dr. Fahri Apaydın, Akademide Etik Derneği Başkanısınız. Sizi son zamanlarda deprem araştırmaları konusunda, toplumdaki deprem bilincini ölçmek ve toplumu depreme hazırlamak için yapılması gerekenleri incelemek üzere yürüttüğünüz çalışmalardan tanıyoruz. Sizi böyle bir çalışmaya  iten sebep nedir?

Prof. Dr. Fahri Apaydın: Öncelikle böyle bir imkanı verdiğiniz için teşekkür ederim. Derpem bölgesinde yaşıyorum. Deprem ülkemiz için önemli bir olgudur ve ülkenin büyük bir bölümü deprem riskini taşımaktadır.

UHA: Sizce devletimiz bunun neresinde? Bu konudaki çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

Prof. Dr. Fahri Apaydın: Gerek devlet gerekse toplum depreme yönelik bir takım hazırlıklar yapsa da bu hazırlıkların yeterli olduğu söylenemez. Bu araştırmada da toplumu depreme hazırlamak için öneriler geliştirilmekte ve bu önerilerin toplum tarafından nasıl karşılandığı araştırılmaktadır.

UHA: Ne gibi?

Prof. Dr. Fahri Apaydın: Anket yoluyla veriler toplanmış ve SPSS programı ile analizler yapılmıştır. Araştırma sonuçlarında toplum tarafından da kabul gören öneriler şunlardır: 1. Bütün binaların girişine binayla ilgili bilgileri (yapım yılı, yapan, vb.) içeren bir künyenin herkesin görebileceği şekilde asılması, 2. Kiraya verilecek ve satılacak konutların ve iş yerlerinin bulunduğu binalar için depreme dayanıklılık testinin yapılmasının zorunlu tutulması, 3. Belirli yükseklikten fazla olan binalardaki konutlar için ilave vergilerin getirilmesi ve 4. Toplum deprem konusunda daha fazla bilgilendirilmesidir. Araştırmaya katılan kişiler devletin ve toplumun deprem için yeterli hazırlık yapmadığını düşünürken devletin yapacağı yasal düzenlemelerle ilave zorlayıcı tedbirler alması gerektiğini düşünmektedirler.

UHA:1903 yılından itibaren Türkiye’de Richter ölçeği ile 5’den büyük 119 adet deprem meydana gelmiş ve bu depremlerde 82448 kişi hayatını kaybetmiş ve 583852 bina hasar görmüştür.

Prof. Dr. Fahri Apaydın: Malesef bu depremlerde yaralanan kişilerle ilgili istatistiğe ise ulaşılamamıştır. Ancak oldukça çok sayıda fazla kişinin yaralandığı düşünülmektedir. Bu rakamlar depremin ülkemiz için büyük bir risk oluşturduğu ve gerek can kaybı gerekse maddi zararın hesaplanamayacak kadar yüksek olduğunu göstermektedir.

deprem görüntüleri ile ilgili görsel sonucu

UHA: Türkiye’nin önemli bir alanı ve buna bağlı olarak da nüfusun büyük bir kısmı risk altındadır. Hatta ülkemizin birçok bölgesi en riskli olan iller olarak derecesine göre 5 bölgeye ayrılmış durumda, bu konuda ne diyeceksiniz?

Prof. Dr. Fahri Apaydın: Bu araştırmada ülkemiz için büyük bir risk içeren deprem konusunda toplumu ve ülkeyi hazırlamakta katkısının olacağı düşünülen öneriler geliştirilmiştir. Daha sonra ise yapılan anket çalışması ile bu önerilerin uygulanabilirliği araştırılmıştır.

UHA: Peki bu önerilerinizden söz eder misiniz?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Öneriler şunlardır: 1. Bütün binaların girişine binayla ilgili bilgileri (yapım yılı, yapan, vb.) içeren bir künyenin herkesin görebileceği şekilde asılması, 2. Kiraya verilecek ve satılacak konutların ve iş yerlerinin bulunduğu binalar için depreme dayanıklılık testinin yapılmasının zorunlu tutulması, 3. Belirli yükseklikten fazla olan binalardaki konutlar için ilave vergilerin getirilmesi ve 4. Toplum deprem konusunda daha fazla bilgilendirilmesidir. Bu öneriler CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) kanalıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Ticaret Bakanlığına da iletilmiştir.

UHA: Hatta 7.11.2013 tarihinde 6502 nolu “tüketicinin korunması hakkında” kanun çıkartılmıştır. Kanun tüketicilerin haklarını düzenlemekte ve tüketicileri korumak için yasal düzenlemeler yapmaktadır.Bu kanun konutları da kapsıyor mu?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Bu kanun incelendiğinde konutlar da bir mal olarak değerlendirildiği görülmektedir. Ancak kanunda önemli bazı eksiklikler dikkati çekmektedir. Bunlardan bir tanesi konut tüketicisi olarak sadece konutu satın alan görülmektedir. Halbuki konutu almasa dahi konuttan yararlanan her hangi bir kişi dahi konutun tüketicisi olarak görülmeli ve bu kişiler de korunmalıdırlar. Ayrıca konutu kiralayan kişiler de tüketici olarak görülmeli, onlar için de kiraladıkları konutların sağlıklarını ve güvenliklerini risk etmeyecek özellikte olması kanunla sağlanmalıdır. Bir başka boşluk ise iş yeri ve eğitim kurumları da kanun kapsamına alınmalı ve iş yeri olarak kullanılan binalarda çalışanlarla eğitim kurumlarında eğitim alan kişiler de binanın tüketicisi olarak görülmeli ve sağlıkları ve güvenlikleri kanunla teminat altına alınmalıdır.

UHA: 6502 nolu kanunun birinci maddesi, “Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir,diyor.

Prof. Dr. Fahri Apaydın: Evet, Madde açıkça tüketicinin korunmasının ve bilgilendirilmesinin ana amaç olduğunu belirtmektedir. Kanun 3. Maddesi “h” bendi ise  “Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları,” şeklindedir. Burada görüldüğü gibi konut mal olarak tanımlanmaktadır.(devam edecek)

SÖYLEŞİ: Ataner YÜCE

***

Prof. Dr. Fahri Apaydın ile ilgili görsel sonucu

Prof. Dr. Fahri Apaydın kimdir?

Prof. Dr. Fahri Apaydın Kırıkkale ilinde 04/08/1971 tarihinde doğdu. 1978-1983 Tarihlerinde Ankara Çağlar İlkokulu’nda ilköğretim eğitimi aldı.

1983-1990 Yıllarında TED Ankara Koleji’nde orta öğretim ve lise eğitimini aldıktan sonra 1990 yılında Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği’nde üniversite eğitimine başladı.

1998-1999 yıllarında askerlik görevini, Balıkesir Çok Programlı Astsubay Hazırlama Okulu’nda asteğmen olarak yaptı.

1999 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde işletme eğitimi aldı. 2001 Yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Üretim Yönetimi ve Pazarlama Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başladı ve 2003 yılında mezun oldu.

2003-2007 Yılları arasında GYTE’ünde genel işletme doktora eğitimi aldı. 2008-2009 Yılında İstanbul Aydın Üniveristesi’nde yardımcı doçent olarak çalıştı.

2009 yılında Yalova Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak görev yapmaya başladı. 2012 yılında doçent ve 2018 yılında profesör oldu.

Evli ve üç çocuk babası olan Prof. Dr. Fahri Apaydın Yalova Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokul kurucusudur ve halen Yalova Üniversitesi’nde İ.İ.B.F.’de öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

 

Şerife YÜCE YAVAŞOĞLU

Şerife YÜCE YAVAŞOĞLU

Şerife YÜCE, İzmit doğumlu olup, İlk, orta ve liseyi İzmit'te tamamladı.. Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar İstanbul ve Kocaeli'nde öğretmenlik yaptı. 2008 yılında emekli oldu. TÜHA Eğitim & Yurt Dışı Danışmalık Şirketini kurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nde bir süre eğitim işlerini yürüttü. Diksiyon ve Güzel Konuşma eğitimleri verdi. (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı'nda Genel Yayın Yönetmeni. Halen küçük hikayeler. haber ve köşe yazıları yazıyor. Evli ve bir çocuk annesi.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close