Televizyon

Televizyon, keşfedildiği tarihten bugüne insan yaşamına girmiş, insanların bulunduğu her alanda izlenen bir araç durumunda.

Televizyonu günlük yaşamımızın bir parçası konumuna getiren önemli nedenler var.
Televizyonun üretimi, dağıtımı ev veya sosyal mekanlarda kullanımı, hedef kitlesi, nihayetinde ortaya konulan kültürel yapı bize televizyonun etki alanının oldukça büyük olduğunu gösteriyor.

Televizyon toplumsal yaşamda bir sektör oluşturmuş durumda. Yayınların izleyiciye ulaşana kadar birçok aşamadan geçtiğini gözlemliyoruz.

Televizyon sadece üretim aşamasında değil; izleyiciye sunulan yayınların hazırlanması safhasında da çok sayıda insanın istihdam edildiği bir hizmet sektörü konumundadır.

Ayrıca televizyonun insanları cazip kılan başka özellikleri bulunmakta…
İnsan olarak her birimizin farklı düşünce yapısı, siyasal eğilimi; spor, sanat veya müziğe olan düşkünlüğümüz nedeniyle tercihlerimizde farklı farklı olabilmektedir.

Televizyon yayıncılığı; insanlarda ki bu farklılıklar üzerine kurulmuş her kesime uygun yapımların sergilendiği bir aşamaya ulaşmıştır.

Artık eskiden olduğu gibi tek bir TV kanalına mahkum değiliz. Dünya genelinde binlerce televizyon kanalı insan zevkine ve tercihine uygun yapımlar üretme çabası içindedir.

İlgili resim

TÜRKİYE’DE TELEVİZYON YAYINCILIĞI
Ülkemizde TRT (Türkiye Radyo Televizyon Kurumu) tarafından başlatılan televizyon yayıncılığı, özel sektöre bağlı diğer kanallarında hizmete girmesiyle çeşitlendi.

Öncesinde siyah beyaz başlayan yayınlar 1980’li yıllardan sonra renklendi. Televizyon kanalları arasında başlayan rekabet günümüzde de eksilmeden devam ediyor. Bu kanalların arasındaki rekabetin getirdiği yenilikler izleyicilere yansıyor.

İnsan ihtiyaçlarını dikkate alan rekabet sonrası TV kanallarının; spor, sağlık, sanat, müzik, belgesel, sinema, haber gibi isimlerle konumlandıklarını gözlemliyoruz.

Televizyon izleyicisi ilgi alanına giren ya da keyif aldığı bir TV kanalını açmak suretiyle zamanını değerlendirme yoluna gidiyor.

Özellikle evlerinde yalnız yaşama durumunda olan bireyler için televizyon vazgeçilmez bir arkadaş konumunda.
Televizyon üreticisi ile pazarlayıcısının daha çok satmak, TV kanallarının izleyici sayısını artırmak, reklamcılarında kendilerini ve ürünlerini tanıtmak için çaba gösterdiği bir büyük alan konumunda televizyonculuk…

Televizyonculuğun insan istek ve tercihleri üzerine kurulu olması, yayınların takipçisi olan insan unsurunu ön plana çıkarıyor.

Bu durumda TV izleyicisi olarak biz Türk insanının hangi tür yayınlara eğilimli olduğumuzu; çocuk, genç ve yetişkinlerin TV bağımlılığının nedenleri üzerinde durmaya çalışalım.

TELEVİZYON İZLEYİCİSİ PROFİLİ ile ilgili görsel sonucu

TELEVİZYON İZLEYİCİSİ PROFİLİ
Televizyon yayıncılığı denilince Türk toplumunda haber, spor, müzik, belgesel gibi yayınlar bir yana ‘TV de Dizi Keyfi, ilk akla gelen yayınlar arasında yer alıyor.

Ülkemizde TV kanallarının çoğu akşam kuşağında haberlerin ardından dizi yayınına başlıyor. Araştırmalar gösteriyor ki önemli futbol veya basketbol maçları hariç insanları ekrana bağlayan yapımlar arasında televizyonda dizi yayıncılığı ilk sırayı alıyor.

İnsanlarımızın dizi yayınlarına büyük ilgi göstermesinin nedenleri arasında şu hususların yer aldığı tespit edilmiş:
• Dizilerde hayata dair her şey görülebiliyor.
• Dizi karakterleri örnek bir model olabiliyor.
• Dizilerde sevgiye, dostluğa, dayanışma ve samimiyet duygusuna dair çok güzel mesajlar var.
• Dönem dizileri tarihte yaşananlar konusunda insanların ilgisini çekiyor.
• Bazı dizilerde sistem eleştirisi yapılıyor.
• Sosyal aktivite eksikliği insanları dizilere yönlendiriyor.
• İnsanlar kendilerini dizilerdeki bir karakterin yerine koyabiliyor.

Televizyon dizilerine yönelim yoğun olunca, psikologlar ve konunun diğer uzmanları ekran bağımlılığı konusunda izleyicileri uyarma gereksinimi hissediyor. Özellikle şiddet içeren dizi yayıncılığının mercek altına alınması gerekiyor. Şiddet sahnelerinde kullanılan teknik, oyuncuların sahnelediği rol model gençler üzerinde olumsuz etkilerin doğmasına yol açabiliyor.

İzlediği bir diziden gördüğü rol yapan modeli günlük yaşamına uygulayıp, başka insanlar üzerinde deneyip cinayet işleyebilen insanların var olduğu bir ortamda yaşıyoruz.

Özellikle 0-18 aylık bebeklerin ekrandan uzak tutulması, 18-24 aylık olanların sınırlı sürede TV izlemesi, 2-5 yaş aralığında olan çocuklarında günde en fazla bir saat ekran başında kalması gerektiği ifade ediliyor. 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ve ergen izleyiciler için bir ‘ekran zaman planı, oluşturulması öneriliyor.

Çocukların yatak odasında televizyon olmaması, uykudan bir saat önce tüm ekranların karartılması ve aile içinde ‘ekransız zamanlar, belirlenmesi gerektiği de diğer öneriler arasında yer alıyor.

Gençlerin izlediği televizyon yayınları konusunda Hacettepe Üniversitesi doktora çalışması kapsamında 3.654 gençle yapılan bir araştırmanın sonuçları da bir hayli dikkati çekici.

Araştırmada 15 ortaokuldan 1.530 ile, 15 liseden 2.124 olmak üzere toplam 3.654 öğrenci ile görüşülmüş. Buna göre:
• Gençlerin % 96 sı televizyon izliyor.
• Öğrencilerin % 41 i haftada en az 5, % 36 sı ise günde 2 saat dizi seyrediyor.
• Öğrencilerin % 42 si boş zamanlarında TV izliyor.
• Dizilerin sadece % 9 u sorumluluk, % 7 si sevgi, % 6 sı dostluk duygusunu geliştirici nitelikte.

rtük ile ilgili görsel sonucu

Televizyon dizilerini yakından takip eden RTÜK ( Radyo Televizyon Üst Kurulu) televizyonculukta yeni bir döneme geçiş amacıyla; milli, manevi ve kültürel değerlerin korunması açısından aile bütünlüğünü güçlendiren yapımlara ‘aile ve çocuk dostu, unvanı ile bu yapımı gerçekleştiren kanala da ödül verileceği açıklandı.

TELEVİZYONUN GELECEĞİ ile ilgili görsel sonucu

TELEVİZYONUN GELECEĞİ
Televizyonun geleceğine ilişkin A.B.D de 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre bir milyona yakın izleyici kablolu yayın üyeliğini iptal ettirmiş. Son sekiz yılda 35 yaş altı kesimin TV karşısında geçirdiği zaman yarı yarıya azalmış…

Türkiye’de henüz A.B.D deki gibi bir tablo görülmemekle beraber, üç saati bulan diziler izleyicileri geç saate kadar uykusuz bırakmanın yanında, senaristlerle birlikte ekip çalışanlarının da sızlanmalarına ve şikayetlerine yol açıyor.

Netflix, Puhu TV, Blu TV ile ilgili görsel sonucu

Ayrıca TV yayınlarının internet yoluyla izlenmesi; Netflix, Puhu TV, Blu TV gibi alternatif platformların ortaya çıkması işin rengini değiştirmiş durumda.

Sonuçta ilginç öyküler, sağlam habercilik, güçlü belgesel kuşağı; spor, sanat ve müzik yayıncılığı televizyonda sürdürülebilirliği devam ettirecek bir görüntü çiziyor.

İnsanı, yaşamı ve değerlerini içine alan televizyon yayıncılığı yerini daha güçlü bir platforma bırakmadığı sürece televizyon yayınları insanların ilgisini çekmeye devam edecektir. Önemli olan insanları eğiten, doğru yönlendiren ve sağlıklı bilgi almasını sağlayan yapımlara ağırlık verilmesidir.

              Atıf ÖZGEN

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

Atıf ÖZGEN

Atıf ÖZGEN

Atıf ÖZGEN 1948 yılında Kayseri'de dünyaya geldi.İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu.Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar (TÜHA) Türkuaz Haber Ajansı ve (UHA) Uluslararası Haber Ajansı'nın sitesindeki köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close