Şöhret!

Şöhret, popüler kültürün insanları özellikle gençleri içine çekmek için parlatıp süslediği sahte bir maskedir.

Gençlerimize hayallerinde yer eden bir mesleki hedefe ulaşabilmek için; yolun şöhretten geçmesi gerektiği düşüncesi; gençlerimizi aldatmaya yönelik bir tuzaktır.

Ne var ki; gençlerimizin bir kısmı kendi eğilimlerini ve yeteneklerini geliştirmeden şöhrete ulaşmanın daha kolay olacağı düşüncesine kendilerini kaptırabiliyorlar.

Eğitim sisteminin gençlerimize güvenli bir gelecek hazırlayamaması, eğitimle elde edilen bilgi donanımının bir iş ve meslek edinimine yol açmaması gençleri farklı arayışlara yönlendiriyor.

Şöhret dediğimiz şey tamda bir arayış içinde olan gençlere umut olarak gözüken eğlence veya değişik oyunların icra edildiği yaldızlarla süslenmiş bir sahneden geçme davetidir.

Kendini yetiştirerek ve yeteneğini kullanarak kazanılan haklı ünü şöhretle karıştırmamak gerekir.

Şöhret, günümüzde genelde adını yaldızlı mekanlarda duyurmuş ses, sinema ya da tiyatro sanatçıları için kullanılan bir ifadedir.

Mesleğini en iyi şekilde icra eden sanatçıları şöhretli olmakla ilişkilendirmek; gençleri tılsımlı, gizemli ve şaşalı bir aleme davet etmek demektir.

‘American Woman, dizisinin başrol oyuncusu; aktris, manken ve stilist olan Mena Suvari ülkemizden bir basın mensubu ile yaptığı söyleşide şöhret hakkında şu yorumu yapmıştı:

‘ Oyunculuk benim için sadece işti, şöhret olmak için başlamadım bu işe. Zaten ‘şöhret, kelimesinden nefret ediyorum, tam olarak anlamını bile bilmiyorum.,

Ülkemizde yetişen oyuncu ve tiyatro yönetmeni Haluk Bilginer’de bakınız bu konuda ne diyor:

‘ Şöhret dediğiniz şey sizi tanımayan insanların sizin hakkınızda uydurduğu şeylerin tamamıdır.,

Türk halk müziği sanatçılarımızdan, müzisyen, besteci ve aynı zamanda söz yazarı olan Fatih Kısaparmak’ta kendisi ile röportaj yapan bir basın mensubuna şöhret konusunda şöyle diyor:

‘ Şöhret bir illüzyon. Sinema perdesindeki gölge oyunundan daha fazla gerçekçi değil. Ben zaten kalıcı üst değerler uğruna yaşıyordum. Onun için değişen hiçbir şey olmadı hayatımda.,

Gençlerimizi umut vaat eden bir geleceğe hazırlamak istiyorsak onların yetenek ve karakter gelişimine katkıda bulunmalıyız.

Uçuk hayallerle gençleri yanlış yönlendirmek yerine, sağlam temellere dayalı gerçekçi  hedeflere gençlerimizi hazırlamalıyız.

Bu işaret ettiğimiz hedefe uygun olarak tatmin edici bir yorumu bulunan A.B.D vatandaşı eski bir basketbol oyuncusu ve antrenörü John Robert Wooden (1910-2010) ise şu yorumu yapıyor:

‘ Karakterinize şöhretinizden daha çok önem verin. Çünkü karakteriniz, aslında neyseniz odur. Oysa şöhretiniz, başkaları sizi ne sanıyorsa odur.,

Şöhrete giden basamaklardan geçmekte, ulaşıldığında taşımakta sonra zamanı gelince şöhret maskesini çıkarmakta sanıldığı kadar kolay değildir.

Şöhrete giden yola koyulmak çoğu zaman bir özentiyle başlıyor. Özellikle genç kızlarımız sinema, tiyatro veya görsel sanatlarda adını duyurmuş ünlü bir sanatçıyı kendisiyle özdeşleştirmek suretiyle, kendini tehlikelerle dolu bir maceraya çıkarmak istiyor.

Günümüzde gençleri bu tür maceralara davet eden  televizyon kanallarında izlediğimiz değişik türde yarışmalar var. ‘Pop Star, ‘Yetenek Sizsiniz, ‘ O Ses Türkiye, ‘Geleceğin Starı, ‘Yıldızlar Geçidi, gibi yarışmalar; gerçekte gençlerin yeteneklerini test eden gençlerin çoğunun elendiği ve pek azını başarıya ulaştıran bir yarışma görünümündedirler.

Cast ve mankenlik ajanslarının çoğalmasıyla reklam, dizi ve klip oyunculuğu artık bir popüler meslek haline dönüştürüldü. Bu ajanslara binlerce gencin başvurduğunu gözlemliyoruz.

Kendini yalnız hisseden, ebeveynlerinden gerekli desteği göremeyen, ergenlik döneminin sorunlarıyla baş başa kalmış gençler için dışarıdan parlak görünüp içindeki karanlığı gizleyen bir yola koyulmak demek tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkmak demektir.

Gençler!

Yolunuzu aydınlatan bilim ve bilimin sönmeyen aydınlık ışığı olmalıdır. Sadece görüntüyü ve görselliği ön plana çıkaran, içinizdeki cevheri yok eden sosyal medyanın karanlık yüzü sizi aydınlık yoldan uzaklaştırmasın.

Mesleki eğitiminizi başarıyla tamamlamak, sevilen ve hedeflenen bir işte en iyiye ulaşmanın ilk adımı olmalıdır. Seçeceğiniz mesleki alanda alacağınız eğitim, sizi yapacağınız işin en iyileri arasına katabilir.

Bugün adını saygıyla andığımız; sinema, tiyatro veya diğer görsel sanatların duayenleri, kendilerini mesleki alanda en iyi şekilde yetiştirip kabiliyet veya yeteneklerini sergileyebilenlerin arasından çıkmış kişilerdir.

Yüce Rabbimiz, insanları farklı yetenek ve kabiliyetlerde yaratmıştır. Her birimiz sergilediğimiz farklı işlerle insana ve insanlığa katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Şöhret kapısı günümüze kadar çok sayıda insanı içine alıp hapsetti. Bu yolda çok sayıda insan akıl ve ruh sağlığını kaybetti. İşinden, eşinden ve memleketinden mahrum kalanlar oldu. Geçici olarak şöhret olmayı başaran çok az sayıda insanda bu şöhretinin bedelini en ağır şekilde ödedi!

Siz, ‘Siz, olun yeteneğinizi ve kabiliyetinizi konuşturun. Başkalarının olmanızı istediği kişi olmayın!

Yazımızı iki ünlü düşünür ve yazarın konumuza ışık tutan aşağıdaki sözleriyle tamamlıyoruz:

‘ Şöhret, gençlik ve gurur… Mezar hepsini alır. ( Victor Hugo )

‘ Şöhret ölümün maskesidir, kimseye miras kalmaz. ( Carlos Fuantes )

              Atıf ÖZGEN

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

Atıf ÖZGEN

Atıf ÖZGEN

Atıf ÖZGEN 1948 yılında Kayseri'de dünyaya geldi.İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu.Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar (TÜHA) Türkuaz Haber Ajansı ve (UHA) Uluslararası Haber Ajansı'nın sitesindeki köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close