S-400’lerin Siyasi Zemini

Türkiye çok uzun süredir hava savunma sistemi arayışındaydı. Patriotlar defalarca talep edildi. Ancak Amerika bir türlü satmaya yanaşmadı. Hatta Suriye çatışmalarının zirvede olduğu bir dönemde Patriotlar Türkiye’den çekilmişti. Amerika bir anlamda Türkiye’yi İran ve Rusya tehdidine karşı yalnızlaştırmıştı.

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yıl üçüncü kez Moskova ziyareti yaptı. Gündemde pek çok konu var. Ama en önemlisi S-400’ler.

Biliyorsunuz Türkiye yoğun baskı altında. Amerikan tarafı açık açık tehdit ediyor. Parçası olduğumuz F-35 projesinden dışlanabileceğimiz söyleniyor. Ruslar da endişeyle izliyor. Türkiye’nin iradesi sadece hava savunma ihtiyaçlarını değil ilişkilerin siyasi zeminini de etkileyecek.

Türkiye çok uzun süredir hava savunma sistemi arayışındaydı. Patriotlar defalarca talep edildi. Ancak Amerika bir türlü satmaya yanaşmadı. Hatta Suriye çatışmalarının zirvede olduğu bir dönemde Patriotlar Türkiye’den çekilmişti. Amerika bir anlamda Türkiye’yi İran ve Rusya tehdidine karşı yalnızlaştırmıştı. Şimdi masa tersine döndü. Türkiye Rusya’yla yakınlaşmayı becerebildi ve sadece Suriye’de daha etkin olmakla kalmadı aynı zamanda S-400’ler için de anlaşma yaptı.

Bir düşünceye göre Amerika Türkiye’nin tavrını hep bir blöf olarak görmüş olabilir. Tüm bu süre zarfında bile tek bir olumlu adım atmadı. Şimdi ise tehdit diline başvuruyor.

Varsayalım Türkiye bu tehditlerden etkilenerek S-400’lerden vazgeçti. Sonuçlarını düşündünüz mü? Rusya ile ciddi bir güven bunalımı doğabilir. Dahası S-400 almasak bile Patriotlar da gelmeyecektir. F-35’lerin ne olacağını Allah bilir. Gerçekten tüm bu riskleri alarak Türkiye S-400’lerden vazgeçse F-35’lerin garanti olduğunu kaç kişi iddia edebilir. Aksine Amerika aynı uzlaşmaz tutumunu sergilemede daha rahat hale gelir. Halbuki S-400’ler alındığında Amerika F-35’leri vermese bile en azından S-400’ler elde edilmiş olacak. Ortada böyle bir hesap varken, kimse Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçmesini rasyonel bir tercih olarak sunamaz.

Aslında F-35 ve S-400’ler arasında doğrudan bir ilişki kurmak bizi hatalı sonuçlara götürüyor. Her ikisi de başlı başına bir kriz konusu ve biri diğerinin alternatifi de değil. Birini çözmek diğerini de çözmez. Aksine ikisi de Amerika ve Türkiye arasındaki gerilimlerden daha doğrusu Amerika’nın Türkiye’ye karşı sorumsuz tutumundan kaynaklanıyor. Amerika aynı sorumsuzluğu sürdürme niyetinde olduğu müddetçe S-400 alsanız da almasanız da aynı sonuç doğacaktır.

Ayrıca F-35 konusunda mesele o kadar da basit değil. Evet Amerika bu adımı atarsa bizi ciddi sıkıntıya sokar ancak ortak bir projeye ve Batı ittifakına da ciddi bir darbe vurmuş olur. Ortak bir projeyi sakatlamak her ortağa katılımları nispetinde zarar verir. Bu nedenle ben Türkiye’nin S-400’ler konusunda kararlı olduğunu düşünüyorum. Bunca olandan sonra Türkiye Amerikan taahhütlerine veya tehditlerine bakarak hareket edemez. Rusya ile ilişkileri gömmek istemez.

Rusya ve Türkiye arasında birçok başka konu başlığı var. Türkiye ve Rusya birbiriyle yol yürümeyi becerebiliyor ancak Amerika umut vermiyor. Bu nedenle Türkiye bu sürece sahip çıkacaktır. Türkiye ve Rusya ilişkilerini rasyonel bir pazarlık seviyesinde tutabildikçe ikisi de daha güvende olduğunu gördü.

[TÜHA Haber, 10 Nisan 2019]

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN

Doç. Dr. Hasan B. Yalçın Strateji Araştırmaları Direktörü İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Uluslararası ilişkiler teorisi, uluslararası güvenlik, strateji, NATO ve sosyal bilimler felsefesi konularında çalışmaları bulunmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close