Raporun Yöntemi ve Kaynak Sorunu

TÜHA HABER / SETA İstanbul Avrupa Araştırmaları Direktörlüğü’nde Araştırmacı olarak görev yapan Zeliha Eliaçık ve Tuba Sarıaltın, ‘Alman Gençlik Dairesi Tarafından Koruma Altına Alınan Türk Kökenli Çocuklar’ konusunda bu hazırlanan bu raporun,’Yöntemi ve Kaynak Sorunu’  konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Türk BayrağıAraştırmacı Zeliha Eliaçık, Gençlik Dairesi ile Türk kökenli göçmen ailelerin yaşadıkları sorunlara yönelik literatürün oldukça sınırlı olduğuna dikkat çekerek, konuyla ilgili medyaya yansıyan haberler dışında akademik çalışmaların sınırlı oluşunun bu raporun alanını büyük ölçüde daralttığının altını çizdi.
Zeliha EliaçıkLiteratürde Gençlik Dairesinin kurumsal yapısını ve koruma altına alınan çocuklara yönelik sorunları genel olarak inceleyen çalışmalar bulunmakla birlikte özelde Türk ve yabancı göçmen ailelerin bu kurumla yaşadığı sorunları ele alan akademik çalışmaların ise yok denecek kadar az olduğunu söyleyen Zeliha Eliaçık, konuyla ilgili üniversiteler, belediyeler ve STK’ların iş birliğiyle niteliksel ve niceliksel yöntemlerle hazırlanmış araştırma projelerinin çok azının doğrudan göçmen Müslüman ve Türk çocuklarını ele aldığını, Belediyeler ve Gençlik Daireleri tarafından yürütülen çalışmalarsa göçmen ailelerinin koruyucu aile olmaya teşvik etmeye yönelik çalıştay ve bilgilendirme kampanyalarıyla sınırlı kaldığını ifade etti.
Araştırmacı Eliaçık, Gençlik Dairesi ve göçmen aileleri konu alan az sayıdaki çalışmadan birinin de Dortmund Üniversitesi’nin 2014’te Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Gençlik Daireleriyle ilgili yapmış olduğu geniş bir anket çalışması bulunduğunu açıkladı.
“Bunun yanı sıra Siegen Üniversitesi de koruma altına alınan çocukların gelişimlerini ve koruyucu aileyle ilişkilerini merkeze alan bir araştırma yürütmektedir” diyen Eliaçık, “Buna ek olarak 2013-2015 arasında Hildesheim Üniversitesi himayesinde Aşağı Saksonya eyaletinde bulunan koruma altına alınmış göçmen çocukları ve göçmen kökenli koruyucu aileleri konu alan –çeşitli bakanlıkların da destek verdiği– bir proje yürütülmüştür” dedi.
Araştırmacı Eliaçık, ayrıca yine Siegen Üniversitesi’nde Prof. Dr. Klaus Wolf himayesinde 2014-2017 arasında Plan B isimli bir kuruluş tarafından göçmen aileleri koruyucu aile olarak kazanmaya yönelik “Göçmen Kökenli Koruyucu Ebeveynler” (Pflegeeltern mit Migrationsgeschichte, PemM) isimli bir model araştırma projesinin tamamlandığının altını çizdi.
“Konuyla ilgili istatistiki veriler sunan çalışmaların en önemlilerinden biri ise “Koruma Altındaki Çocuklara Yardım Hizmetleri Barometresi”dir” diyen Eliaçık, (Pflegekinderhilfebarometer) bu çalışmanın Almanya çapında Gençlik Daireleriyle yapılan mülakatlardan elde edilen verileri içerdiğini açıkladı.
Zeliha Eliaçık, gerek Almanya’da gerekse Türkiye’de Gençlik Daireleriyle ilgili yapılan sınırlı sayıdaki çalışmanın bu kurumların iç işleyişi ve göçmen ailelerle uygulamada yaşanan sorunlara odaklandığının görüldüğünü hatırlatarak,  konuyla ilgili olarak yapılmış Türkçe akademik çalışmaların ise oldukça kısıtlı sayıda ve sınırlı kapsamda olduğunu, çocukların ailelerden ayrıldıktan sonra geçirdikleri süreçlere ve koruyucu aile içinde ya da yurtlarda yaşadıkları sorunlara yönelik ise neredeyse hiçbir çalışma bulunmadığına dikkat çekti.
Koruma altına alınan göçmen kökenli çocukların katılımıyla ve onların perspektifi de dikkate alınarak yapılacak incelemelerin Gençlik Dairelerinin hizmetlerinin iyileşmesine katkı sunacağının açık olduğunu belirten Eliaçık,  Ulaşılabilen sınırlı sayıdaki açık kaynaktan yararlanılarak hazırlanan bu raporunsa, Gençlik Daireleri ile Türk kökenli aileler arasında yaşanan sorunlar hakkında genel bir çerçeve çizmeyi ve meseleyi farklı açılardan ele alarak Türk ve Alman kamuoyunun dikkatine sunmayı amaçladıklarını açıkladı.
Araştırmacı Zeliha Eliaçık, “Türk ve Müslüman kökenli göçmenlerin Almanya’da Gençlik Dairesi ile yaşadığı sorunlar Türk medyasının bunları gündeme taşımasıyla kamuoyunda duyulmaya başlanmıştır. Nitekim medyada yer alan iddialar üzerine TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu tarafından 2013’te “Almanya, Hollanda ve Belçika Gençlik Dairelerinin Türkiye Kökenli Çocuklara Yönelik Uygulamalarına İlişkin Rapor” yayımlanmıştır” ifadesini kullandı.
Almanya, Hollanda ve Belçika Gençlik Dairelerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği bu raporda Almanya’daki Gençlik Daireleri ile Türk aileleri arasında yaşanan sorunların tüm tarafların katılımıyla çok yönlü olarak ele alındığına dikkat çeken Eliaçık, Raporda Gençlik Dairelerinin daha fazla denetlenmesi için Alman makamlarına çağrıda bulunulduğunu ve buna ek olarak Fikret Yaman’ın hazırladığı “Almanya’da Çocukları Koruma Altına Alınan Göçmen Ailelere Yönelik Koruma Hizmetlerinin İncelenmesi” isimli doktora çalışmasının da Türk kökenli göçmen aileler ve çocuk koruma alanında görev yapan göçmen kökenli uzmanlarla yapılmış mülakatları içermesi hasebiyle konuya dair önemli veriler sunulduğunu açıkladı.
SETA İstanbul Avrupa Araştırmaları Direktörlüğü’nde Araştırmacı olarak görev yapan Zeliha Eliaçık, “bu raporda paylaşılan verilerin büyük ölçüde Gençlik Daireleri hakkında yapılmış akademik çalışmalara, AP ve TBMM’nin konuyla ilgili Gençlik Dairesine dair hazırladıkları inceleme raporlarına ve Düsseldorf Aile Ataşeliğinin konuya ilişkin yönelttiğimiz sorulara verdiği cevapları içeren bilirkişi raporuna dayanmaktadır. Raporda bunların yanı sıra Türk kökenli ailelerin Gençlik Dairesiyle yaşadıkları sorunları ele alan medya haberlerine de yer verilmektedi” şeklinde kaydetti.

Tuba Nur TÜRKELİ & Berlin

[TÜHA Haber Ajansı, 15 Ocak 2020]

Benim Adım Melek banner

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close