‘Radyo ve Televizyon ‘(6)

Bir propaganda aracı olarak Hitler ve onun sorumlu bakanı Goebbels’in etkileme tarzıyla özdeşleşen radyo işitsel temelli eğitim ve motivasyonu mümkün kılması sebebiyle özellikle PKK gibi yerleşik olmayan ve hareket halinde eylem yöntemi belirlemiş örgütler için fırsatlar sunmuştur ve sunmaya devam etmektedir.
Görece daha dayanıklı ve basit bir sisteme sahip olan radyo örgütün özellikle dağ kadrosunun fiziksel ve mental birlikteliğinin temin edilmesinde başat roller üstlenmiştir.
Görüntü eksikliğine bağlı kısmen çekici olmayan radyo yalnızca haberlerin tasarlandığı ve paylaşıldığı değil duyguları harekete geçiren müziklerin de sunulduğu bir mecradır.
Uydudan sonra internet ağının da gelişmesiyle birlikte dijital dağıtım çerçevesi genişleyen radyo teknolojisi PKK kapsamında sempatinin türetilmesinde olduğu gibi bazen de “istek şarkılara gizlenen örgüt talimatları”ylada araçsallaştırılmıştır.
Bölgede, yurt içinde ve yurt dışında dinlenme ağına sahip olan radyo kanalları içinde öne çıkanlar 2001’de Belçika’da kurulan ve yayınlarını sürdüren Dengê, Mezopotamya, Kandil’den yayın yapan Roj Radyo, Avrupa merkezli Radyo Welat, Zavita’dan faaliyet gösteren Radyo Medya ve son zamanlarda üst düzey örgüt mensuplarının sıklıkla demeç verdiği Dengê Kurdistanê’dir.
Daha önce bahsedilen KHK kapsamında kapatılan radyolar arasında Radyo Dünya (Adana), Özgür Güneş Radyosu (Malatya), Radyo Karacadağ (Urfa), Özgür Radyo, Radyo Ses (Mersin), Radyo Rengin, Gün Radyo, Patnos FM ve Doğu Radyo (Van) bulunmaktadır.
Radyonun dışında örgütün televizyonu daha aktif ve kapsamlı kullandığı söylenebilir. Nitekim sesin yanına görüntü ve dramanın gücünün de eklenmesi televizyonu örgüt mensupları ve sempatizanlar için olduğu kadar örgütle mücadele eden ve ona antipati besleyenler ile bağımsız olduğu düşünülen kişi ve kurumlar için de daha “tesirli” bir ortam kılmaktadır.
PKK televizyon yayıncılığına ilk kez 1995’te İngiltere’den alınan lisansla uydu üzerinden yayın yapan MED TV’yle başlamıştır.
Kanal terörist başı Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının ardından “tarafsız yayıncılık ilkelerine uymayarak tahrik edici yayın yapması” gerekçesiyle 17 Kasım 1999’da kapatılmıştır.
Aynı yılın Temmuz ayında MED TV’nin devamı olarak Fransa’da yayın hayatına başlayan MEDYA TV’nin lisansı da 2004’te Fransız lisans kuruluşu tarafından iptal edilmiştir.
MEDYA TV’nin kapatılmasından bir ay sonra ise Mezopotamya Broadcasting bünyesindeki ROJ TV Danimarka’dan uydu vasıtasıyla yayına başlamıştır. Sekiz yıldan fazla süre PKK propagandası yapan kanal Nobel Ödülü’ne dahi aday gösterilmiş ve başka bir organizasyonda “Yılın İfade Özgürlüğü” ödülünü almıştır.
Nobel adaylığıyla ilgili olarak dünyanın ilk işkence tedavi rehabilitasyon merkezi kurucusu İnge Genefke, Politiken Gazetesi’ne yaptığı açıklamada şöyle demiştir:
sezgin tanrıkulu ile ilgili görsel sonucu

ROJ TV Kürtlerin çektiği acıları ve Türkiye’deki durumu dünyanın görmesini sağlıyor. Türk medyası iktidarın baskısı altında bulunduğundan gerçekleri kamuoyuna aktarmıyor. ROJ TV ise gerçeği nüansları ile kamuoyuna aktarıp Kürtlerin ulusal bilinci ve adalete olan inançlarının oluşup gelişmesine katıda bulunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin idari kadrolarının verdiği bürokratik ve hukuki mücadelenin sonucunda Danimarka’da terör örgütü olarak kabul edilen PKK’nın tescilli medya organı ROJ TV 2012 yılında kapatılmıştır. BBC bu kararı ‘sürpriz‘ olarak tanımlamıştır.
ROJ TV’nin ardından uydu lisansını Norveç’ten alan ve 2009’dan beri test yayınları yapan Sterk TV 2012 yılında yayına başlamıştır. Tıpkı öncekiler gibi açıkça PKK yayıncılığı sergileyen kanal şu iddia ile yola çıkmıştır:

“Televizyonumuz Kürdistandaki farklılıkları, renkleri, kültürel zenginlikleri, ülkemiz ve dünyadaki güncel gelişmeleri değişik program ve bültenlerle ekrana taşıyacak”

Bu arada PKK’nın diğer televizyon kanallarından Med Nuçe ve Newroz TV Ekim 2012’de Fransız şirketi Eutelsat’a ait Hotbird uydusundan çıkartılmıştır. Ayrıca PKK tarafından yönetilen Stêrk TV dışında News Channel ve Rohani TV’nin de terör bağı nedeniyle kapatılması için devletler arası diplomatik çalışmalar sürdürülmektedir.
Bunların dışında Mesopotamia Music Channel (MMC), Medya Haber, Med Müzik, Çıra ve 668 sayılı KHK ile kapatılan İMC, Jiyan, Azadi, Hayatın Sesi, Özgür Gün, TV10, Denge, Van, Van Genç, Mezepotamya ve Birlik
Medya gibi televizyon kanalları da PKK’nın sözcülüğüne soyunan mecralar olmuştur. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba bu kapatmalarla ilgili olarak özgürce gazetecilik yapmaya çalışan basının yanında olduklarını ifade ederken HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de demokrasi, barış ve emeği savunanların darbe saldırılarına maruz kaldığını belirtmiştir.
Özellikle İMC TV üzerinden geliştirilen bu söyleme CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da İMC TV’yi Türkiye’yi aydınlatan bir kanal olarak gördüğünü beyan ederek katılmıştır. (devam edecek)

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close