PNS tehlikesine çare spor ve sanat

Parlayan Nesneler Sendromu (PNS) ailelerin yeni baş ağrısı. Bilgisayar, televizyon ve cep telefonu gibi çok fazla uyarıcıya maruz kaldığı için odaklanma sorunu yaşayan, fenomenlere özenen çocuklar için çözüm, onları okul dışında spor ya da sanata yönlendirmek.

Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesi, küçük yaşlardan itibaren dijital araçlarla haşır neşir olan bir nesilin oluşmasına neden oldu. Özellikle akıllı telefon ve tabletlerin yaygın kullanımıyla başlayan sosyal medya uygulamaları, çocukların her an dikkatini dağıtan bir uyarıcı olarak hayatımızda yer alıyor. Araştırmalara göre moral bozukluğu, değersizlik hissi, umutsuzluk gibi depresyon belirtileri sosyal medya üzerinden yapılan etkileşimlerin kalitesiyle doğrudan ilgili.

MODA DEĞİŞİYOR

Bu uyarıcılarla gelişim çağını tamamlamaya çalışan çocuk ve gençler başka hayatlara öykünüyor, kendilerine iyi veya kötü rol modeller belirliyor. Uzman Pedagog Sevil Yavuz, geçtimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un da dikkat çektiği Parlayan Nesneler Sendromu (PNS) konusunda hem ebeveynleri hem de yetkilileri uyardı.

PNS’nin bir hastalık olarak tanımlanmasa da çağımızın sorunu haline geldiğini söyleyen Yavuz, “Sosyal medyanın etkisi ile devamlı olarak yeni bir şey moda oluyor. Çocuklar ve gençler bunun etkisinde kalıyor” dedi.

AİLE SAATİ OLUŞTURUN 

Yeni neslin televizyondaki dizilerden ve sosyal medyadaki akımlardan etkilendiğini ve bunların etkisinde kalarak ünlü ya da fenomen olmak için çaba harcadığını dile getiren Yavuz “Gençler geçici bir parlamaya kapılıyor. Anne babalar ise çocuklarının okuması için elinden geleni yapıyor ve onlara hiçbir iş veya sorumluluk vermiyor. Durum böyle olunca 1 saat derse zaman ayırmaya zorlanan gençler saatlerce akıllı telefonlarıyla sosyal medyada zaman geçiriyor. Birçoğunun kendileri ile ilgili uzun vadeli bir hedefi yok. Tembel bir nesil yetişiyor. Çocuklar tüketim yerine üretime yönlendirilmeli” ifadelerinde bulundu.

Sevil Yavuz, ebeveynlerin ve yetkililerin bu tehlike karşısında büyük sorumluluklar alması gerektiğini belirterek “Ebeveynler çocuklara oyalanmaları için teknolojik cihaz vermemelidir. Onlara iyi bir rol model olmalıdır. Ebeveyn televizyon izlemek yerine ‘aile saati’ oluşturup çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmalı, çocuklarını sanata ve spora yönlendirmeli” diye konuştu.

ÇOCUK YOUTUBER’LAR BİLE VAR

Yaşı çok küçük çocukların bile video blog yayını yaptığını ve istismar edildiğinin farkında olmadığını söyleyen uzman pedagog, sosyal medya yasası çıkarılması gerektiğini savunuyor.

“Belli bir yaş altındaki çocukların fotoğraf ve videolarının yayınlanması yasaklanmalı” deyin Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü: Youtube’da kalitesiz içeriklere maruz kalan çocukların psikolojileri bozuluyor. Televizyon programları, çizgi film kanalları ve internet siteleri sıkı bir denetimden geçmeli. Son olarak, ebeveynlerin çocukların bir robot olmadığını, okulun hayatlarının bir parçası olduğunu anlaması gerekiyor. Çocuklara hayata dair yaşlarına uygun sorumluluklar vermeleri gerekiyor.

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close