Layığını bulamamış büyük yazar: Refik Erduran

Duayen bir yazar ve basın emekçisi olan Refik Erduran, 07.01.2017’de, 89 yaşında bu dünyadan ayrılmıştı.

07.01.2019 onun vefatının 2. Yılı. Çok yönlü,çok cepheli bir aydın olan Refik Erduran’ın en fazla öne çıkan, en fazla tanındığı kimliği yazarlığıdır. Çok uzun yıllar hem profesyonel gazete yazarlığı yapmış hem de birbirinden değerli oyunlar ve romanlar yazmıştır. Türkçesi olağanüstü güzelliktedir. Kendisini okumaya başlamış, harika üslubunun biraz tadına varmış olanları bağımlı veya tiryaki yapacak kadar dil ve anlatım ustasıdır. Bu satırların yazarı onu 1965 yılında Milliyetteki köşe yazarlığından tanımış, ölünceye kadar her yazdığı yayın organında takip etmiş bir okuyucusudur.

Refik Erduran; sınırlı sayıda, öyle “tuğla gibi” diye nitelenen hacimde değil,  makul hacimde eserler vermiştir. Bunların en önemlilerinden biri, 2005 yılında yayımlanan İblisler Azizler Kadınlar adındaki, anılarından oluşan kitaptır. Bu kitap, edebiyatımızın anı türündeki başat örneklerinden biridir. Bu kitap, Türkçeye egemen usta bir yazarın anadiliyle nasıl harikalar yaratabileceğinin şaheser bir belgesidir. İblisler Azizler Kadınlar, kimilerinin okuyup çok beğendikleri kitapları anlatmak için kullandıkları, “Su içer gibi okudum!”, ifadesinin bile az geleceği bir kitaptır. Çok renkli, çok hareketli, macera dolu bir hayatın okuyucuyu alıp götüren müthiş hikâyesine sindirilmiş ibretlerin, derslerin, fikir ve felsefelerin beyin fırtınası estirdiği bir eserdir. Bizim gibi muhafazakâr toplumlarda büyük çoğunluğa çok ters ve çok aykırı gelecek birtakım eylem ve ilişkilerin açık açık anlatıldığı bir belgeseldir.

Liseyi Robert Kolej’de, üniversiteyi ABD’de okumuş bir insan olan Refik Erduran, çok iyi İngilizcesiyle dünyayı her zaman çok yakından izlemiştir. Özellikle fikir, sanat ve edebiyat alanındaki gelişmeleri hiç kaçırmamıştır. Uzun seneler ABD’de ve KKTC’de yaşamıştır. Nerede yaşarsa yaşasın Türkiye ile ilişkisini hiç kesmemiştir. Çok bilinçli bir vatanseverdir.   Hayatının bütün hikâyesi de bu kitabındadır. Bu kitap bir gazete yazsıyla anlatılabilecek gibi değildir. En iyisi bu kitabı bulup okumaktır.

“Yağmur Duası”,Sabiha, Domuz, Er Oyunu, “Kavşak” gibi romanlarının; bir bölümü hem sahnelenmiş hem de basılmış, bir bölümü ise sadece sahnelenmiş oyunlarının, cumhuriyet devri edebiyatımızın en iyi örnekleri arasında yer alacağına hiç şüphe yoktur. Biyografik bir roman olan Sabiha, alanında Türk edebiyatında zirveye layık eserlerden biridir.

Sözünü ettiğim kitaplar, bütün ayrıcalıklarına, sıradışılıklarınarağmen yayın dünyasında hak ettikleri rağbete mazhar olamamışlardır. Bu yüzden diyoruz ki, Refik Erduran layığını bulamamış büyük yazardır.

Yazımızın başında Refik Erduran’ın çok yönlü, çok cepheli bir insan olduğunu, öne çıkan kimliğinin ise yazarlık olduğunu söylemiştim. Bu ifade ister istemez, “başka hangi yönü ve kimliği var ki?” sorusunu akla getirir. Refik Erduran aynı zamanda bir iş adamı ve bir sportmendi. Kısa süreli de olsa bu alanlarda varlık göstermeyi başarmıştı. Sözgelişi 1950’li yıllarda yayıncılık yapmış ve önemli miktarlarda paralar kazanmıştır. Deniz sporları ve avcılık yapmıştır. Attığını vuran bir avcıdır.

1993’te Boşnakların Sırp katliamcılara karşı oluşturduğu Kara Kuğular birliğine katılmıştır. Bu sırada 66 yaşındadır. Bu macerasının anılarından oluşan “Bosnalı Samuraylar” adındaki küçük kitabı bir harikadır ve çok değerli mesajlar içermektedir.

Refik Erduran hayatının büyük bölümünde Marksist/sol ideolojiye mensup olmuştur. Buna rağmen hiçbir zaman başka ideolojilere düşmanlık beslememiş, daima hoş görüyle yaklaşmıştır. Din karşısında da aynı tutum içindedir. “Bosnalı Samuraylar” kitabında “Ben artık dinle, özel olarak da Müslümanlıkla barıştım” demiştir.

Refik Erduran en başta ailesi için, sonra da Türk basını ve Türk edebiyatı için yeri doldurulamaz bir kayıptır. Ruhu şâd olsun.

        İsmail ÖZCAN

      Eğitimci – Yazar

İsmail ÖZCAN

İsmail ÖZCAN

İsmail Özcan: Eğitimci/Yazar İsmail Özcan, Kastamonu’da doğdu. 1970 yılında İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu ve öğretmen olarak göreve başladı. İstanbul’un resmi ve özel ortaöğretim kurumlarında 41 yıl fiilen öğretmenlik yaptıktan sonra emekli oldu. İsmail Özcan’ın din, dil ve edebiyatla ilgili 15’ten fazla yayımlanmış kitabı bulunmaktadır. 19852000 yılları arasında 8 yıl Milliyet’e, 5 yıl Posta’ya, 3 yıl da Sabah’a Ramazan yazıları yazdı. 1991’de Milliyet’e 400 sayfalık bir İslam Ansiklopedisi, Sabah ve Günaydın gazetelerine de bir düzine kitap ilaveleri hazırladı. Şimdilerde çeşitli ulusal gazetelere ara ara yazılar yazmakta ve kitap çalışmalarına devam etmektedir. İsmail ÖZCAN, Yazar, Öğretmen,, Araştırmacı-Yazar, Eğitimci, Yazar,. Bildiği Diller, Mezhebi. Arabça, Farsça,, İtikadı: ... İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsünü (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) bitirerek (1970) öğretmenliğe başladı. Yirmi beş yıl çeşitli ortaöğretim kurumlarında öğretmenlik yaptıktan sonra emekliye ayrıldı.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close