Kararsız Seçmen ve O Harita

Son günlerde kamuoyu araştırma şirketlerinin yayınladıkları anketler gündemde. Sonuçların güvenilirliği, yöntemleri, soruların içeriği, denetlenip denetlenmedikleri ve inandırıcılıkları bağlamında tartışılıyorlar.

      Doç. Dr. Yusuf Özkır

Son günlerde kamuoyu araştırma şirketlerinin yayınladıkları anketler gündemde. Sonuçların güvenilirliği, yöntemleri, soruların içeriği, denetlenip denetlenmedikleri ve inandırıcılıkları bağlamında tartışılıyorlar.

Paylaşılan verilerin çok tutarsız olması, Y şirketinin a dediğine, X şirketinin z demesi kafa karışıklığı oluşturmuş durumda.

Kuşkusuz böyle olmasında 24 Haziran seçimlerinin ertesinde SONAR araştırma şirketinin sahibi Hakan Bayrakçı’nın: “Aslında ben Erdoğan’ın kazanacağını bulmuştum, fakat bunu açıklasaydım (CHP’li kesimleri kastediyor) beni çarmıha gererlerdi.” itirafında bulunması büyük bir rol oynadı.

31 Mart yaklaşırken anketler üzerinden yine manipülasyon yapılıyor. Elde edilen sonuçların ciddi ölçüde birbirinden uzak olması, bir önceki seçimde Başkan Erdoğan’ın oy oranını alt seviyelerde göstermeye çalışan başka bir şirketin bu seçimde arka arkaya AK Parti’yi önde gösteren rakamlar açıklaması ilginç bir tablo oluşturmuş durumda.

Buna ilaveten bugüne kadar adı sanı duyulmayan yeni araştırma şirketlerinin neredeyse her gün CHP lehine anket sonucu açıklayarak algı operasyonu yapmaya çalışması anket firmalarını negatif bağlamda gündemde tutmaya devam edecek.

KARARSIZLARIN BEKLENTİSİ

Anket sonuçlarında dikkat çeken diğer husus ise kararsızların oranındaki yükseklik. Burada hem AK Parti’nin kendi tabanında hem de CHP’nin kendi tabanında kararsız olduğunu belirten seçmen rakamları paylaşılıyor.

İki parti arasındaki bir kararsızlıktan bahsedilmiyor. Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı arasında bir seçmen geçişi yok.

Seçmenin bir kısmı kendi partisi konusunda kararsız fakat diğer tarafa gitmemek konusunda kararlı. Rakip partiye gitmiyor. Sandığa gitmek ve önceden olduğu gibi kendi partisine oy vermesi konusunda ikna edilmeyi bekliyor. Peki kararsız seçmen nasıl ikna edilir?

O HARİTA

AK Parti içindeki kararsız seçmen açısından bu sorunun cevabı o haritada saklı. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim otobüsünde yer alan Türkiye haritası neredeyse her miting öncesinde yeni bir fotoğrafla kamuoyuna yansıyor. Bu fotoğraflarda Başkan Erdoğan miting yapacağı şehri raptiyeyle işaretlerken görülüyor. Fotoğrafın artık sembolik bir değeri oluşmuş durumda. Hem Erdoğan’ın çalışma azmini, gayretini, ülkeye ve millete olan sevdasını gösteriyor hem de seçimin masada değil sahada kazanılabileceğini, seçmenin ikna edilmesinde onlarla doğrudan kurulan temasın ne kadar etkili olabildiğini anlatıyor. İki açıdan da kritik bir anlamı var.

31 Mart seçimleri öncesinde haritanın işaretlenme sürecine bakıldığında ise ilk adımın Sivas’la başladığı görülür. Sekiz Şubat’ta Sivas’tan başlayan miting silsilesi giderek Türkiye’yi baştanbaşa kuşatmış durumda.

Henüz yapılacak pek çok miting olmasına rağmen ilk adımla oluşan pozitif enerji kelebek etkisiyle yayılıyor. Her halka bir sonraki halkayı büyütüyor. Mesela anketlere 8 Şubat – 6 Mart tarihleri kıyaslanarak bakıldığında ibrenin hangi yönde hareket halinde olduğu görülebilir.

AK Parti seçmenindeki kararsızların ve Cumhur İttifakı bağlamında MHP seçmeni içindeki kararsızların giderek azalmaya başlaması Erdoğan’ın güven verici saha performansı ve motivasyonuyla doğrudan ilişkilidir.

KAMPANYANIN İKNA EDİCİLİĞİ

Çünkü kampanyalar esasında üç temel amaçla yapılır. Birincisi kendi parti tabanını konsolide ederek motivasyonunu artırmaktır. Böylece tabanın partisi ile duygu bağı yenilenir. Taban harekete geçer ve daha fazla sahaya çıkar. İkincisi seçim kampanyası rakip parti seçmeninin ikna edilmesi, bilgilendirilmesi veya gönlünün kazanılması için yapılır. Daha çok uzun vadeli yatırım hedeflenir. Üçüncüsü ise kampanyalar (büyük ölçüde) kararsız seçmeni ikna edebilmek için yapılır. Küresel ölçekte yapılan araştırmalar göstermektedir ki genellikle kararsız seçmen oranı yüzde 10 civarındadır. Bu oran daha yukarıdan başlar ve yüzde 10’larda bir süre durur, fakat seçimden önceki son araştırmalarda oranın yüzde ikinin bile altına indiği görülür. Bu yüzden kararsız seçmen yerine kararını açıklamayan veya bunda tereddüt eden seçmenden bahsetmek daha doğrudur. Seçmen kendisini karar vermeye zorlayacak bir gayretin ve çabanın peşindedir. İkna edilmek ister. Bunu da en iyi yapan lider kuşkusuz Recep Tayyip Erdoğan. Kampanya performansı ortada. Onun dışında miting yapmak için ülkeyi baştan başa gezen başka lider yok denecek kadar az. Bu yüzden işin sırrı o haritada. Raptiyeyle yapılan işaretler arttıkça kararsız seçmen oranının da AK Parti lehine değiştiği ve bunun aynı ivmeyle devam edeceği öngörülebilir.

[TÜHA Haber, 12 Mart 2019]

***

Yusuf Özkır

Kriter Dergisi Yayın Koordinatörü
Doç. Dr. Yusuf Özkır Trabzon’un Araklı ilçesinde doğdu. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalında tamamladı. 2016 yılından bu yana İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde akademik hayatını sürdürmektedir. SETA Vakfı tarafından yayınlanan Kriter dergisinde Yayın Koordinatörü olarak görev yapan Özkır’ın Hürriyet Gazetesi 1948-2012 ve FETÖ, Medya ve Darbe isimli iki kitabı bulunmaktadır.
Yazar siyasal iletişimin seçim süreçlerinde partiler tarafından uygulanma biçimlerine, toplumların yönlendirilmesinde medyanın bir aygıt olarak nasıl kullanıldığına ve iletişim araçlarında yer verilen içeriklerin analizi gibi konularda kafa yormaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close